Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menekşe, tiroit bezinin boynun ön kısmında yer aldığını ve metabolizmadan kalp ritmine, vücut ısısından kilo kontrolüne kadar pek çok sistemi etkilediğini ifade etti. Tiroit hastalıklarının çoğu zaman yalnızca halsizlik veya kilo sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini vurgulayan Menekşe, bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını söyledi.
DOĞRU TEDAVİYLE AMALİYAT GEREKMEYEBİLİR
Tiroit hastalıklarının değerlendirilmesinde endokrinoloji uzmanlarının önemli bir rol üstlendiğini belirten Menekşe, hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi farklı durumların doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğini kaydetti. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadığını, gerektiğinde ise hastaların en uygun zamanda ameliyata yönlendirildiğini dile getirdi.
HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Cerrahi müdahale gereken durumlarda uzmanlığın kritik olduğunu vurgulayan Menekşe, tiroit ameliyatlarının ses tellerini kontrol eden sinirler ile kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu oldukça hassas bir bölgede gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yapıların korunmasının ameliyat başarısı açısından belirleyici olduğunu belirten Menekşe, deneyimli ekipler tarafından yapılan operasyonlarda komplikasyon riskinin önemli ölçüde azaldığını ifade etti.
Tanı sürecinde radyoloji ve patoloji bölümlerinin önemli katkı sağladığını belirten Menekşe, yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi sayesinde tiroit nodüllerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini söyledi. Elde edilen bulguların ilgili uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesiyle yorumlandığını ve hastaya en uygun tedavi planının bu şekilde oluşturulduğunu kaydetti.
Tiroit hastalıklarının çoğunlukla uzun dönem izlem gerektirdiğini belirten Menekşe, hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin yakından takip edilmesinin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Özellikle tiroit kanseri hastalarında multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Menekşe, cerrahi sonrası endokrinoloji ve nükleer tıp uzmanlarıyla birlikte yürütülen takip sürecinin hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynadığını söyledi.
Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkânı sunduğunu vurgulayan Menekşe, farklı branşlardan uzmanların ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabildiğini ve her hasta için en uygun tedavi yönteminin belirlenebildiğini belirtti.





