Uzm. Psk. Çağatay Demirel, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet olayları, toplumsal yayılma riski ve alınması gereken önleyici tedbirlere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Manisa, Başakşehir ve Esenyurt'taki okullarda yaşanan olayların toplumu derinden sarstığını ifade eden Demirel, bu durumların münferit öfke patlamaları olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ağır şiddet vakalarının ardından benzer olayların görülme riskinin arttığını belirten Demirel, "sosyal bulaşma" ve "kopya şiddet" tehlikesine dikkat çekti.

"Şiddet Görüntüleri Faili Model Haline Getiriyor"

Şiddet haberlerinin medyada veriliş biçiminin son derece belirleyici olduğunu söyleyen Uzm. Psk. Çağatay Demirel, failin adının, fotoğraflarının, kullandığı aletlerin ve yazdığı notların tekrar tekrar öne çıkarılmasının kırılgan gençlerde taklit edilebilir bir model oluşturduğunu belirtti. Demirel, "Kanlı görüntülere tekrar tekrar maruz kalmak zamanla duyarsızlaştırır. İçinde öfke biriktiren ve görünmez hisseden bir genç, failin gördüğü ilgiyi 'duyulmanın bir yolu' sanarak eşiği aşabilir" uyarısında bulundu.

Medya, Okul ve Aile İş Birliği Şart

Şiddetin önlenmesinde üç ana mekanizmanın birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Demirel, öne çıkan koruyucu adımları şöyle sıraladı:

  • Haber Dili Değişmeli: Olay anına ait kayıtlar ve kanlı görüntüler paylaşılmamalı, haberin odağı fail değil, mağdurlara verilen destek ve hukuki süreç olmalıdır.

  • Mesajlaşma Gruplarında Paylaşmayın: Görüntülerin aile ve öğretmen gruplarında paylaşılması da şiddetin yayılmasına zemin hazırlamaktadır.

  • Rehberlik Servisleri Erken Devreye Girmeli: İçine kapanma, yoğun öfke, dışlanma ve tehdit içeren paylaşımlar gösteren gençlere cezalandırma amacı olmadan zamanında ulaşılmalıdır.

  • Ebeveynler Dijital Takibi Bırakmamalı: Aileler çocuklarının değişen davranışlarını gözetlemeli, baskı kurmadan diyalog geliştirmeli ve şiddet içerikli platformlara erişimi filtrelemelidir.

Uzm. Psk. Çağatay Demirel, okul güvenliğinin sadece fiziki tedbirlerle sağlanamayacağını belirterek; medyanı sansasyonel dili terk etmeye, okulları rehberlik mekanizmalarını güçlendirmeye, aileleri ise çocuklarıyla açık bağ kurmaya davet etti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı