Türkiye'de yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte uzun süreli bakım ihtiyacının nasıl karşılanacağı konusu sosyal güvenlik gündeminde yer almaya başladı. 2027-2029 Orta Vadeli Program'da yer verilen uzun dönemli bakım sigortası konusunda sistemin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar ise henüz netleşmedi.
Sosyal Güvenlik Müşaviri ve Ekonomist Murat Bal, bakım sigortasının olası kapsamı, primlerin nasıl karşılanacağı ve vatandaşların sistemden ne zaman yararlanabileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de yaşlı nüfus artıyor
Murat Bal'ın aktardığı verilere göre Türkiye'de 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2025 yılında 9,58 milyona ulaştı. Bu grubun toplam nüfus içerisindeki oranı ise yüzde 11,1 seviyesine çıktı.

Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte uzun süre başkasının desteğine ihtiyaç duyan kişilerin sayısında da artış yaşanabileceği değerlendirildi. Uzun dönemli bakım sigortasının gündeme gelmesinde bu durumun önemli faktörlerden biri olduğu belirtildi.
Planlanan modelin temel amacının, uzun süreli bakım ihtiyacından kaynaklanan maliyetlerin tamamının aileler tarafından karşılanmasının önüne geçilmesi olduğu ifade edildi.
Bakım sigortası hangi hizmetleri kapsayacak?
Uzun dönemli bakım sigortasının mevcut sağlık sigortasından farklı bir yapıya sahip olması bekleniyor.
Modelde hastalıkların tedavisinden ziyade kişinin günlük yaşamını bağımsız şekilde sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu destekler dikkate alınacak. Yemek yeme, giyinme, banyo yapma ve hareket etme gibi temel günlük faaliyetler bu kapsamda değerlendirilecek.
Sistemin kesin kapsamı henüz açıklanmadı. Ancak evde bakım hizmetleri, bakım kuruluşlarında verilen destekler, hemşirelik hizmetleri ve bazı bakım ekipmanlarının model içerisinde yer alabileceği belirtildi.
Hangi hizmetlerin ne oranda karşılanacağı ise yapılacak yasal düzenlemeler sonrasında netleşecek.
Bakım sigortasında 65 yaş şartı olacak mı?
Sisteme ilişkin en fazla merak edilen konulardan biri, bakım sigortasından yalnızca 65 yaş ve üzerindeki kişilerin yararlanıp yararlanamayacağı.

Murat Bal'ın değerlendirmesine göre yaş tek başına belirleyici kriter olmayabilir. Sistemin, kişinin günlük yaşam faaliyetlerini kendi başına gerçekleştirip gerçekleştiremediği ve sürekli bakıma ihtiyaç duyup duymadığı üzerinden şekillendirilmesi ihtimali bulunuyor.
Bununla birlikte hak sahipliğinin hangi kriterlere göre belirleneceği henüz kesinleşmedi. Resmi değerlendirme ölçütlerinin yapılacak düzenlemelerle ortaya konulması bekleniyor.
Sistemin finansman yapısı da henüz kesinleşmeyen başlıklar arasında. Çalışan, işveren ve devlet arasında nasıl bir prim paylaşımı yapılacağı konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir model bulunmadığı belirtildi. Ayrı bir sosyal sigorta primi oluşturulması halinde bunun çalışanlar ve işverenler üzerindeki mali etkisi, belirlenecek prim oranına ve devlet katkısına göre değişebilecek.
Bu nedenle mevcut aşamada vatandaşlardan ne oranda prim alınacağı konusunda kesin bir rakam yok.
Bakım sigortası ailelerin masraflarını karşılayacak mı?
Planlanan sistemin önemli başlıklarından biri de uzun süreli bakım nedeniyle ailelerin üstlendiği mali yükün azaltılması.
Modelin hayata geçirilmesi halinde, sistem kapsamında değerlendirilen kişilerin bakım hizmetlerine ilişkin bazı giderlerinin sosyal sigorta tarafından karşılanması gündeme gelebilecek.
Özel bakıcı, bakım merkezi veya benzeri hizmetler için yapılan harcamaların hangi bölümünün karşılanacağı ise sistemin nihai kapsamı ve mevzuatın belirlenmesiyle açıklığa kavuşacak.
Mevcut evde bakım desteği ile uzun dönemli bakım sigortasının nasıl bir ilişki içerisinde olacağı da henüz kesinleşmiş değil.




