Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde toplu ulaşım ücretlerine zam yapılmasına ilişkin teklif görüşüldü. Mecliste yapılan oylama sonucunda zam kararı kabul edilirken, görüşmeler sırasında taraflar arasında tartışma yaşandı.

“Abartılı ücret zamlarının ben hakkaniyetle örtüşmediğini düşünüyorum”
AK Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Dönmez, zam oranının vatandaş üzerinde ağır yük oluşturacağını belirterek, "Bu işin maliyetinin olduğu konusunda bir tereddüt ve endişe yok. En son eylül ayında yapmışız, şimdi bir daha bir daha.
Biz daha önce bu konular gündeme geldiğinde şunu söylemiştik: Ya bunu çok olağanüstü şartlar geliştiğinde değerlendirmek kaydıyla yılda bir defa ele alalım. Ama zannediyorum Eskişehir halkı da bıktı. Ya bu ne? Her ay toplanıyorsunuz, üç güne bir zam mı yapıyorsunuz gibi haklı söylemlerle karşı karşıya kalıyoruz. Şimdi 30 liralık bilet 40 liraya çıkıyor. Bunu aritmetik ortalamaya vurduğumuzda %33 gibi bir artış.
Dolayısıyla ben bunun çok hakkaniyete uygun olmadığını, hatta bugün Sayın Başkan yok muhtemelen başka işleri sebebiyle, şimdi seçimden önceki konuşmalarını hep birlikte hatırlayalım. Öğrenci abonman ücreti 250 liraydı. Bugün geldiğimiz noktada işte 450, yakında da 500 olacak. Ya bunu oranladığımızda neredeyse 2 yıllık periyotta %100 bu öğrenci kardeşlerimiz, şimdi de tam okulların orta döneminde, doğru mu? Şimdi bu kadar abartılı ücret zamlarının ben hakkaniyetle örtüşmediğini düşünüyorum. Dolayısıyla biz AK Parti grubu adına vatandaşlarımıza çok ağır yük yükleyecek, malum başka bir de bu kamu hizmeti nihayetinde gerek tramvay gerek otobüs seferleri ve Büyükşehir Belediyemiz üzerinden ESTRAM şirketi üzerinden yürütülüyor. Dolayısıyla bunun hakkaniyetle bağdaşmadığını düşünüyorum. Vatandaşımıza, hassaten bir kere daha tekrarlıyorum öğrenci kardeşlerimize çok fazla yük getireceği inancıyla AK Parti grubu olarak bu ESTRAM ücretlerine yapılacak zamma olumsuz yani ret oyu vereceğimizi ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Bu rakamlar bir tercih değil, bir zorunluluğun sonucudur”
CHP Meclis Üyesi Vural Yörük ise artışın zorunlu olduğunu savunarak toplu taşıma sisteminin ciddi maliyetlerle sürdürüldüğünü ifade etti. Yörük, belediyenin her ay toplu taşıma sistemine yaklaşık 150 milyon TL destek verdiğini belirterek, "Bugün burada bir zam kalemini değil, bir sistemin sürdürülebilirliğini konuşuyoruz. Toplu taşıma sistemimizi ayakta tutabilmek için belediye bütçesinden her ay 150 milyon TL destek sağlıyoruz. Bu rakamlar bir tercih değil, bir zorunluluğun sonucudur. Taşıdığımız yolcunun %24'ü ücretsiz, %37'si indirimli, %39'u tam ücretli olarak taşıyoruz. Yani sistemin büyük bir kısmı sosyal destek kapsamında taşınıyor. Bu sosyal belediyeciliktir. Bu bilinç bir tercihtir ama her tercihin de bir mali karşılığı vardır.
Akaryakıt fiyatlarını belediye belirlemiyor. Elektrik tarifelerini belediye belirlemiyor. Yedek parça maliyetleri dövize bağlı artıyor, personel giderleri artıyor ama vatandaş hizmet alırken karşısında belediyeyi görüyor. Biz de sorumluluktan kaçmıyoruz. Toplu taşımayı ticari bir faaliyet olarak da görmüyoruz, görmedik, görmeyeceğiz. Bugün bir binişin gerçek maliyeti ile vatandaşın ödediği ücret arasında ciddi bir fark vardır. Bu farkı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılıyoruz.
Üstelik sadece şehir merkezine değil; Mihalıççık'a gidiyoruz, Çifteler'e gidiyoruz, Seyitgazi'ye gidiyoruz, Alpu'ya gidiyoruz, Sarıcakaya'ya gidiyoruz. Kırsal mahallelerde, ilçelere ulaşım sağlıyoruz. Bu hatların önemli bir bölümü ekonomik olarak zarar ediyor ama kapatmıyoruz. Çünkü ulaşım bir lüks değildir, bir haktır. Öğrencinin okula gitme hakkıdır, yaşlının hastaneye ulaşma hakkıdır, çiftçinin şehre gelme hakkıdır. Büyükşehir olarak sadece merkezi taşımak değildir, kırsalı da taşımaktır. Biz bunu yapıyoruz.
Ancak bir gerçeği de açıkça ifade etmek zorundayız. Her ay 150 milyon TL bu sistem için bütçeden destek veriyoruz. Taşıdığımız yolcunun %24'ü ücretsiz, %37'si indirimli, sadece %39'u tam ücretlidir. Yani sistemin üçte ikisi sosyal destekle dönüyor. Biz bu yükten kaçmıyoruz, bu yükü de yok saymıyoruz. Eğer bugün hiçbir düzeltme yapmazsak yarın bu 150 milyon TL, 200 olur, 250 olur. O zaman şu soruyla karşı karşıya kalırız: Ulaşımı mı sürdürelim, başka hizmetleri mi durduralım?
Biz o noktaya gelmek istemiyoruz. Ne ücretsiz taşımayı kaldırıyoruz ne öğrenciyi yalnız bırakıyoruz ne de kırsaldakini kaderine terk ediyoruz. Ama şunu da biliyoruz: Rakamlar ideolojiye göre değil, matematiğe göre çalışır. Bu karar bir keyfi karar değildir. Her ay 150 milyonluk bir yükü zorunlu bir biçimde yönetme kararıdır. Eskişehir'de ulaşım devam etsin diye, merkezde ve kırsalda ayakta kalsın diye bu sistemi bugünden tedbirini koyuyoruz. Sorumluluk budur.
35 milyon lira sadece Estram'a yapılan. Otobüslere değil, hayır. Estram, toplu taşıma değil Estram. Toplu taşımada sadece Estram'a yapılan 35 milyon lira. Geri kalan kısım otobüslerimiz ve toplu taşımadaki yaptığımız.
Zam, öğrenci tarifesi. 450 lira bir öğrenci ayda 30 sefer binerse 15 liraya gelir. Ki bu öğrencinin karşılıklı dönüşü 7,5 liraya gelir. 7,5 lira. Yani biz öğrencimizi asla göz ardı etmiyoruz. Onların nasıl yaşadığını biliyoruz. Hatta verdiğimiz destek, tam öğrenciye devletimizin verdiği krediden veya yardımdan daha fazla. Buna da emin olun. Açtığımız yemek yerleriyle beraber öğrenciye verdiğimiz destek daha fazla. O yüzden ulaşım bir zorunluluktur.
Bugün kırsala 10 kişi de olsa araba gönderiyoruz ki bunların çoğu 65 yaş üzeri. Bunu eleştirmek için söylemiyorum, tabii ki haktır, emekliler de bizim. Tamam, bunların içinde indirimli ücret tarifesinde olan birçok kullanan öğrencimizden, yaşlımızdan, sakat, pardon, engelli arkadaşlarımız var ve bunların hepsini destekliyoruz. Bugünkü yapılan zam gelecekte bu ulaşımı daha kaliteli bir noktaya getirmek için zorunluluktur. Bunda kar amacı gütmüyoruz. Desteklemeyi söylüyorum, tamam. O yüzden bunu bu şekilde anlamak gerekiyor, bu bir siyaset konusu değildir. Bu vatandaşa hizmettir, kamuya hizmettir” dedi.





