Mart 2026 döneminde ASAL Araştırma ekibi marifetiyle tertip edilen geniş ölçekli toplumsal tarama sürecinde, yurdun farklı noktalarındaki 26 il odağında tam 2 bin şahısla kapsamlı mülakatlar idame ettirildi. Uygulanan bahsi geçen istatistiksel çalışmada şahıslara, Türkiye Cumhuriyeti’nin halihazırda sıcaklığını koruyan İsrail-İran uyuşmazlığı parantezinde ne biçim bir diplomatik pozisyon alması gerektiği suali açıkça yöneltildi. Ortaya konulan bu güncel veriler kamuoyunun dış politikadaki öncelikli tercihlerini tamamen berraklaştırdı.

Uzlaştırıcı Rol Beklentisi

Sosyolojik tetkike iştirak eden yoğun kitlenin büyük bir bölümü, resmî makamların mutedil bir yol takip ederek husumetli yanlar arasında güvenli köprü kurması, yani bir başka deyişle arabuluculuk yapması gerektiği yönünde mutabakata vardı. Hesaplanan aritmetik sonuçlar uyarınca dengeli diplomasi stratejisinin lüzumunu savunan yurttaşların yekunu yüzde 69,2 oranına kadar yükseldi. Yayımlanan mezkûr raporlar, halkın yüzde 69 düzeyinde ezici bir çoğunlukla uzlaşmacı tavrı mühim bir gelecek senaryosu olarak benimsediğini resmetmektedir.

Tercih Sıralaması Belirlendi

Tabloyu oluşturan detaylı kıstaslara göz atıldığında diğer fikirlerin dağılımı da saptandı. Doğrudan “İran’ı desteklemeli” beyanında kümelenen katılımcı hacmi yüzde 23,0 miktarında kalırken, buna karşın “İsrail’i desteklemeli” önermesini makul bulan insanların ağırlığı yalnızca yüzde 3,6 gibi sınırlı bir noktada kalarak kayıtlara geçti. Araştırma grubunun geri kalan kısmındaki yüzde 4,2’lik kitle ise mevcut jeopolitik meseleye dair herhangi bir şahsi perspektif yansıtmayıp "fikrim yok/cevap yok" şıkkını oyladı.

Halkın Diplomasi Vizyonu

Ülke geneli sathını temsil kabiliyetiyle ele alan 26 il kapsamlı ve 2 bin kişiyle realize edilen Mart 2026 envanteri, dış bürokrasi vizyonunda denge faktörünün ne kadar kritik mühimsendiğini kanıtladı. Paylaşılan raporlama çalışmaları, bölgedeki karmaşık sarsıntılar karşısında uzlaşı temelli yöntemlerin halk nezdindeki kuvvetli yerini tartışmasız biçimde ortaya koydu. Gerçekleşen bu sosyolojik araştırma, dış politikadaki rasyonel yaklaşımların toplumsal zeminde gördüğü geniş desteğin seviyesini ispatlar nitelikte veriler içermektedir.

Kaynak: Asal Araştırma