Bilecik genelinde hasat bolluğunu sağlamak amacıyla diplerden koparılıp toprağın üzerine ziyan edilen şerbetçiotu fideleri, uluslararası restoranlarda lüks kategorisinde değerlendiriliyor. Beden kuvveti ile nadiren ayıklanabilen sürgün bitkisinin ömrü çok dardır ve kıta zenginlerinin menülerinde bizzat kilosu 53 bin TL tutarlarına denk düşerek servis edilmektedir.
Harcandığı Lokasyon ve Önemi
Bahar sularında yüzeye sıçrayan narin yeşillikler yeryüzünün en nadide besinleri skalasında birinciliği temsil ediyor. Söz konusu fidanların vatanı Bilecik arazilerinden ibaret iken; o bölgedeki halk, şerbetçiotunu ticari bir sanayi otu formunda benimsiyor ve yanındaki uzantıları ise israf addediyor. Tarım sahipleri, asıl beklenti halindeki kozalaklarının büyük filizlenmesi bahanesiyle söz konusu hazine değerindeki çalıları yolup diplere doğru terkediyorlar. Bu yeşil varlığın sökümü makineler ile de gerçekleştirilemiyor. Vaktin dar oluşu hasat aşamasında tam manasıyla insana yük bindirdiği için meblağ da uçuyor.


Gastronomi Alanında Potansiyeli
Belçika yahut İngiltere semalarında sezon açılışının şerefine hayata geçirilen büyük organizasyonlu ihaleler çerçevesinde işbu filiz fidanları servet ödenerek sahiplenilebiliyor. Mutfaklardaki seçkin ünvanı bizzat "sebzelerin trüfü" niteliği olan bu minik dalcıklar; koku zenginliği yahut damağa gelen esnek yapısıyla şaşalı aşevlerinde okyanus ürünlerinin yanındaki baş aktör olabiliyorlar. Bilimsel zeminlerde konuyu tetkik eden ziraat erbapları, sağlam kutulama mekanizmaları sayesinde bu dışlanmış yabani ürünün memleket nezdindeki döviz sepetini dolduran lokomotif statüsüne yükseltilebileceğini savunuyorlar. Eğer doğru operasyonlar dizilir ise Türkiye hazinesine kazanç getirecektir.



