Eskişehir’de yaşayan emekli hemşire Çağdaş İlim Öngel, 8 yıldır tüple dalış yaparak su altında resim çiziyor. Türkiye’nin farklı noktalarında ve yurt dışında dalış yapan Öngel, dünyada su altında resim yapan 3’üncü kişi olduğunu ifade eden İlim, Su altında resim yapan dünyada 3’üncü, Türkiye'de de ilk Türk kadınıyım” dedi.
Eskişehir’de 2 kız çocuk annesi Çağdaş İlim Öngel, hemşire olarak görev yaptığı yıllarda, resim sanatı için Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde atölye eğitimi aldığını ifade etti. Hemşirelik görevinden kalan zamanlarda da evinde kurduğu atölyesinde çeşitli resimler yaptığını söyledi. 2018 yılında kızıyla birlikte tatil için gittiği Muğla’da özel bir firmanın dalış etkinliğine katılan İlim, aldığı kurslarla ‘master diver’ seviyesine kadar yükseldikten sonra dalış eğitmeninin tavsiyesi üzerine su altında resim yapmaya başladı.

“Eskişehir’de Sakarbaşı'nda dalarak su altında resim yaptım”
Öngel, bu süreci şu sözlerle anlattı:
“Su altı dalış hocama sadece keşifçi dalgıç olmak istediğimi söylediğimde; dünyada su altında resim yapan herhangi bir konuya farkındalık yaratmak için, ilgi çekmek için bir Amerikalı erkek ressamın, bir Rus kadının bunu yaptığını, neden üçüncüsünün de sen olmayasın dediği için 2 yıl boyunca uzman dalış eğitimi aldım. Hem ekipmanlarımı hem su altının güzelliklerini yansıtmak için daha iyi, daha profesyonel bir eğitim almak zorundaydım. 2 yıl boyunca uzman dalış eğitimi aldım, dalgıç oldum ve su altında uluslararası sularda, Kızıldeniz'de, Türkiye'nin pek çok dalış noktasında, Van Gölü'nde, Eskişehir’de Sakarbaşı'nda pek çok noktada dalarak su altında resim yaptım ve bir konuya farkındalık çektim.”
Çizdiği resimlerde toplumsal olaylara dikkat çektiğini söyleyen Öngel, “Van Gölü’nün korunması, su altındaki mikrobiyolitlerin ve mercan balıklarının resmedilmesi amacıyla çevre temizliğine dikkat çeken çalışmalar yaptım. Sakaryabaşı’nda ise kadına şiddete karşı farkındalık oluşturmak amacıyla dalış gerçekleştirdik. Bunun gibi belirlediğimiz çeşitli konularla hem kamuoyunun hem de vatandaşların dikkatini çekmek için su altında resim yapıyorum” dedi.
“Su altında resim yapan ilk Türk kadını olmak çok muhteşem bir şey”
Su altında resim yapmanın kendisinde farklı duygular oluşturduğunu belirten Öngel, “Mesleğim gereği çok hızlı hareket eden, aceleci bir yapıya sahiptim. Su altı, hayata bakışımı değiştirdi ve beni yavaşlattı. Orada bir balık gibi daha rahat, daha sakin hareket ediyorsunuz. Aynı zamanda çevrenizin daha fazla farkına varıyor, dinleniyor ve farklı bir dünyanın içinde olduğunuzu hissediyorsunuz. Su altı gerçekten bambaşka bir dünya. İlk Türk kadını olmak çok muhteşem bir şey zaten. Hem kadın olmak hem Türk kadını olmak... Aslında bunun kimlikle de alakası yok sadece başarabilmiş olmak çok güzel. Çünkü zor bir spor dalı, uğraş veren, pahalı bir spor dalı. Başardığım için çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

“Üretmekten başka bir çıkış yolumuz yok”
Eskişehir’deki yaşamına ve hedeflerine ilişkin konuşan Öngel, “3 yıldır Eskişehir’de yaşıyorum. Burada kendi atölyemi kurdum. Resim, seramik ve çanta tasarımı çalışmalarımı sürdürüyorum. Yaz aylarında ve fırsat buldukça da dalış yapmaya devam ediyorum. Eskişehir zaten bir sanat ve öğrenci şehri. Ben de sanatımı daha fazla kişiye nasıl ulaştırabileceğimi, sanat aracılığıyla nasıl farkındalık oluşturabileceğimi ve hangi projelerde yer alabileceğimi düşünüyorum” dedi.
Gençlere de tavsiyelerde bulunan İlim, “Gençler şu an zorlu bir süreçten geçiyor ancak pes etmemek gerekiyor. Sanat, insanın tutunabileceği en önemli alanlardan biri. İnsanı yaşatan ve var eden şey üretmek. Üretmekten başka bir çıkış yolumuz yok” ifadelerini kullandı.
Kendi yaşam mücadelesine de değinen Öngel, “Hiçbir siyasi oluşuma, derneğe ya da vakfa bağlı olmadan, yalnızca kendi ismimle ve kendi imkanlarımla ilerledim. Kendi sponsorluğumu oluşturarak 16 ülkede sergi açtım, uluslararası çalıştaylara katıldım ve su altında resim yapan ilk Türk kadını unvanını aldım. Verdiğim emeğin ve sesimin daha fazla duyulmasını istiyorum” diye konuştu.





