Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Nergis Uygun, konutlarda uygulanan kademeli doğal gaz tarifesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Tüketim sınırının aşılması halinde yalnızca aşan miktarın değil, o ay kullanılan doğal gazın tamamının yüksek tarifeden ücretlendirildiğini belirten Uygun, uygulamanın Eskişehir’in iklim koşulları ve vatandaşların ısınma ihtiyacı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Isınmanın temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Uygun, doğal gaz fiyatlandırmasının yalnızca ekonomik açıdan ele alınamayacağını söyledi. Özellikle dar gelirli aileler için tüketimi azaltmanın yeterince ısınamamak anlamına gelebileceğini belirten Uygun, fiyatlandırmada vatandaşların ekonomik koşullarının da gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
“Küçük bir tüketim farkı, büyük bir fiyat farkına dönüşebilmektedir”
Tüketim limitlerinin illerin son 5 yıllık konut abone verilerine göre belirlendiğini aktaran Uygun, aylık ortalama tüketimin yüzde 75 fazlasının ilk kademenin üst sınırı olarak kabul edildiğini söyledi. Eskişehir için ocak ayındaki 290,29 metreküplük sınır üzerinden örnek veren Uygun, şu ifadeleri kullandı:
“Limit aşıldığında yalnızca aşan miktar değil, o ay tüketilen doğal gazın tamamı Kademe-2 fiyatından ücretlendirilmektedir. Bu durum klasik anlamda bir “kademeli tarife” uygulamasından farklı sonuç yaratmaktadır. Örneğin Eskişehir'de ocak ayı için belirlenen sınırın 290,29 m³ olduğunu düşünelim.290 m³ tüketen bir abone ile 291 m³ tüketen abone arasında yalnızca 1 m³ fark bulunmaktadır. Ancak sınırın aşılmasıyla birlikte 291 m³'ün tamamının Kademe-2 fiyatından hesaplanması, tüketici açısından çok daha yüksek bir faturaya yol açabilmektedir.
Burada ortaya çıkan temel sorun şudur:
Küçük bir tüketim farkı, büyük bir fiyat farkına dönüşebilmektedir. Dolayısıyla sistem, yalnızca “fazla tüketeni daha yüksek fiyatla” karşı karşıya bırakmamakta; limitin çok az miktarda aşılması halinde tüm aylık tüketimi daha yüksek tarifeye taşıyarak tüketici açısından ciddi bir fatura belirsizliği yaratmaktadır.”
“Tüketicinin hava koşullarını kontrol etme imkanı yoktur”
Eskişehir’de hava sıcaklıklarının kısa sürede değişebildiğine dikkat çeken Uygun, Eskişehir, kış koşulları bakımından Türkiye'nin soğuk illerinden biridir. Hava sıcaklıkları kısa süre içerisinde önemli ölçüde değişebilmektedir. Tüketicinin hava koşullarını kontrol etme imkanı yoktur. Özellikle; yaşlıların, çocuklu ailelerin, engelli bireylerin, evinde gün boyunca bulunan kişilerin birkaç gün daha fazla ısınma ihtiyacı duyması, tüketimin belirlenen sınırı aşmasına neden olabilir. Bu nedenle tüketimi yalnızca “çok tüketen” ve “az tüketen” şeklinde değerlendirmek yeterli değildir. İnsanın ne kadar ısınmaya ihtiyaç duyduğu da hesaba katılmalıdır” dedi.
“Eskişehir'in ilçeleri aynı iklim koşullarına sahip değildir”
İlçeler arasındaki iklim farklılıklarına da değinen Uygun, “Bir diğer önemli sorun da il bazında tek bir tüketim ortalamasının kullanılmasıdır. Eskişehir'in ilçeleri aynı rakıma, aynı iklim koşullarına ve aynı ısınma ihtiyacına sahip değildir. Örneğin Mihalıççık ile Sarıcakaya'nın rakımları ve iklim koşulları aynı değildir. Dolayısıyla bu ilçelerde yaşayan tüketicilerin aynı tüketim kategorisi içerisinde değerlendirilmesi, iklimsel farklılıkların göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Enerji politikalarının bilimsel ve adil olabilmesi için yerel iklim farklılıklarının mutlaka dikkate alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
“Kentimizde önemli sayıda konutun yeterli ısı yalıtımına sahip olmadığı bilinmektedir”
Doğal gaz tüketiminde binaların yalıtım durumunun ve kullanılan ısıtma cihazlarının da etkili olduğunu belirten Uygun, Eskişehir açısından bir diğer önemli gerçek de bina stokumuzun durumudur. Kentimizde önemli sayıda konutun yeterli ısı yalıtımına sahip olmadığı bilinmektedir. Isı yalıtımı yetersiz bir binada yaşayan tüketici ile enerji verimliliği yüksek, iyi yalıtılmış yeni bir binada yaşayan tüketicinin aynı tüketim kriterleriyle değerlendirilmesi adil değildir. Aynı şekilde kullanılan ısıtma cihazlarının teknolojisi, verimliliği ve binanın enerji performansı da tüketim miktarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle fazla tüketimin nedenleri ortadan kaldırılmadan yalnızca tüketiciye daha yüksek fiyat uygulanması, enerji verimliliği politikası olarak değerlendirilmemelidir. Öncelikle binaların enerji verimliliğinin artırılması, yalıtımın yaygınlaştırılması ve eski, verimsiz cihazların dönüşümünün teşvik edilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
“Adil, şeffaf ve öngörülebilir bir doğal gaz tarifesinden yanayız”
Daha adil bir sistem için önerilerini paylaşan Uygun, limit aşıldığında yalnızca aşan miktarın yüksek tarifeden ücretlendirilmesini istedi. Konutun büyüklüğü, bina yaşı, enerji performansı ve yalıtım durumunun hesaba katılması gerektiğini belirten Uygun, çok çocuklu aileler ile yaşlı ve engelli bireylerin bulunduğu hanelere ilave tüketim hakkı tanınmasını önerdi.
Eskişehir gibi soğuk illerde iklim koşullarının hesaplamaya dahil edilmesini isteyen Uygun, sınıra yaklaşan abonelerin SMS veya e-fatura yoluyla önceden bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Tüketimin tek ay yerine 3 aylık ya da sezonluk ortalamalarla değerlendirilmesini öneren Uygun, sınır aşıldığında fiyatın bir anda değişmesini önleyecek bir geçiş sistemi oluşturulması çağrısında bulundu.
Enerji verimliliğini ve kaynakların bilinçli kullanılmasını desteklediklerini vurgulayan Uygun, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Kademeli tarife sistemi yeniden değerlendirilirken bilimin, tekniğin ve sosyal devlet anlayışının rehber alınması; meslek örgütlerinin, ilgili kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve tüketicilerin görüşlerinin alınması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle Eskişehir’in iklim koşulları, bina yapısı ve ilçeler arasındaki farklılıklar dikkate alınarak Eskişehir’e özgü bilimsel bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bizler, enerji verimliliğini destekleyen ancak yurttaşın ısınma hakkını ve ekonomik koşullarını da gözeten, adil, şeffaf ve öngörülebilir bir doğal gaz tarifesinden yanayız.”





