Gayrimenkul sektöründe yıllardır süregelen ve toplumda yaygınlaşmış olan düşük satış bedeli gösterme uygulaması artık nihayet son buluyor. Hükümetin kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında aldığı kararlar neticesinde tapu işlemlerinde köklü bir değişikliğe gidiliyor. Tapu işlemleri sırasında harç ve vergi yüklerini azaltmak amacıyla kullanılan yöntem, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemelerle tarihe karışacak. Artık konut, arsa ve işyeri satışlarında, gerçek değerlerin tapuda beyan edilmesi gerekecek ve süreç, Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından denetlenecek. Para transferlerine getirilen yeni düzenlemeler ve artan yaptırımlarla birlikte alıcılar ve satıcılar için daha açık bir dönem başlayacak. Piyasada oluşan gerçek fiyatlar ile resmi kayıtlardaki uçurumun kapatılması hedefleniyor.
Vergi Kaybı ve Kayıt Dışı Ekonomi
Şimdiye dek gayrimenkul satışları sırasında taraflar, tapu harçı ve vergileri azaltmak amacıyla mülkün gerçek bedelinin altında bir rakam beyan edebilmekteydi. Özellikle büyük şehirlerde yükselen konut fiyatlarıyla söz konusu uygulama sıklıkla tercih edildi. Rayiç bedel üzerinden yapılan işlemler, devletin vergi gelirlerinde büyük bir açık oluşturuyordu. Gerçekte milyonlarca lira değerindeki mülklerin tapu kayıtlarında çok daha düşük rakamlarla gösterilmesi, devlete önemli bir vergi kaybına yol açtı. Yeni düzenleme, ilgili kayıpların önüne geçmeyi ve kayıt dışı ekonomiyi azaltmayı hedefliyor. Devlet, tapu kayıtlarını piyasa gerçekleriyle uyumlu hale getirmek ve sistemin suistimal edilmesine izin vermemek için planlar yapıyor.
Para Trafiğinde Sıkı Takip
Yeni dönemin çarpıcı unsurlarından biri, para transferleri üzerindeki sıkı denetimler olacak. Gayrimenkul satışları sırasında tüm ödemelerin banka aracılığıyla ve belgelerle yapılması zorunlu hale geliyor. Bankalar, gerçekleştirilen transferlerin amacı ve içeriği hakkında sorgulama yapacak. Eğer tapuda beyan edilen tutar ile banka kayıtları arasında bir tutarsızlık olursa, işlemin gerçekleştirilmesine müsaade etmeyecek. Ayrıca yüksek meblağlı para transferleri için kaynağına dair bilgilerin isteneceği ve söz konusu bilgilerin gerektiğinde MASAK’a bildirileceği belirtiliyor. Böylece yalnızca tapu işlemleri değil, ilgili işlemlerle bağlantılı tüm mali hareketler detaylı bir şekilde izlenecek.

Sektörel Etkiler ve İşlem Süreçleri
Sektör temsilcileri, yeni sistemin özellikle yüksek değerlere sahip gayrimenkul satışlarında önemli değişiklikler yaratacağı düşüncesindeler. Bankacılık işlemlerindeki nakit hareketleri için açıklama zorunluluğu artarken, belirli tutarların üzerindeki işlemler için ek belgeler talep edilecek. Yapılan transferlerin amacı açıkça belirtilecek ve genel ifadeler yeterli olmayacak. Bahsi geçen durum, tapuda düşük değer beyanını pratikte imkansız hale getirecek. Uzmanlar, düzenlemenin alım-satım süreçlerini daha uzun ve ayrıntılı hale getireceğini, ancak şeffaflık açısından önemli bir artış sağlayacağını belirtiyorlar.
Cezai Yaptırımlar ve Geçmişe Dönük İnceleme
Yeni düzenlemenin en caydırıcı yanlarından biri, cezaların artırılması oldu. Tapu harçlarında eksik beyanın tespit edilmesi halinde uygulanacak vergi ziyaı cezası önemli ölçüde artırıldı. Gerçek satış bedeli ile tapuda beyan edilen tutar arasındaki fark üzerinden hem alıcıya hem de satıcıya cezalı harç ve vergi yükümlülüğü getirilecek. Ayrıca, o cezanın geçmişe dönük incelemelerde de uygulanabileceği belirtiliyor. Yetkililer, yeni dönemde cezaların yanında para transferi denetimlerinin de sıkılaştırılması sayesinde kayıt dışı uygulamaların büyük ölçüde sona ereceğini vurguluyorlar. Gayrimenkul piyasasında şeffaflık dönemi başlıyor ve 2026 yılı milat olarak kabul ediliyor. Alıcılar ve satıcılar için daha güvenilir ve denetlenebilir bir sistem oluşturulması hedeflenirken, piyasa değerlerinin daha sağlıklı bir şekilde oluşması beklentisi var. Artan denetimler ve ağır yaptırımlar, düşük bedel beyanı alışkanlığının kalıcı olarak sona ermesine neden olacak.


