İş yaşamının en yaygın fiziki sorunlarından biri konumundaki bel fıtığı, kanunen direkt meslek hastalığı kabul edilse dahi sayısız sigortalı bu hakkı bilmeden mesaisini sürdürüyor. Rahatsızlığın çalışma şartlarına dayandığı yetkili heyetlerce kanıtlandığında, yaş ve prim günü şartı aranmadan yasal işlemler hızla başlatılabiliyor. Böylece emekçiler işverenlerinden maddi ve manevi tazminat isteyebildiği gibi sürekli iş göremezlik geliri de elde edebiliyor.

Uzman İsimden Uyarılar

SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, çalışanların yoğun şekilde yüzleştiği fakat genelde göz ardı ettiği mesleki bel fıtığı problemine parmak bastı. Seneler boyu süren temponun vücutta yarattığı aşınmaların zamanla ağır tıbbi problemlere evrildiğini anlatan Karakaş, bahsi geçen rahatsızlığın sıradan bir hastalık şeklinde değil, meslek hastalığı statüsünde değerlendirildiğini dile getirdi. Konulan teşhisin resmiyet kazanmasıyla personeller adına yaş, prim günü ve sigortalılık süresi gibi şartlar aranmadan sayısız hak devreye giriyor.

Raporlamadaki Kritik Detaylar

Uzmanlar, rahatsızlığı çeken bireylerin hastaneye başvurduğunda şikayetleri sadece acı şeklinde değil, icra edilen görevin niteliğiyle beraber aktarması gerektiğini bilhassa paylaşıyor. Sürekli ağır yük kaldırma yahut zorlayıcı duruşlarda görev yapma tarzındaki unsurlar, teşhis ve belgelendirme aşamasını doğrudan yönlendiriyor. İşlemlerin sorunsuz yürütülebilmesi adına, tam teşekküllü devlet hastaneleri yahut Meslek Hastalıkları Hastanelerinden resmi rapor çıkarılması mecburi kılınıyor.

Ödenek ve Tazminatlar

Gerekli tıbbi evrakın alınmasının ardından mevcut durumun vakit kaybetmeden Sosyal Güvenlik Kurumu birimlerine bildirilmesi isteniyor. Problemin bütünüyle mesleki kökenli olduğunun tescillenmesiyle birlikte çalışan kimseler adli süreç başlatarak firmalardan maddi ve manevi tazminat talep edebiliyor. Tüm bu aşamalarda sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği tahsis edilebilirken, kalıcı bedensel hasarlarda sürekli iş göremezlik geliri bağlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi