Teksan’daki 10. Cadde asfalt bekliyor: Mal ve can güvenliğimiz yok
Teksan’daki 10. Cadde asfalt bekliyor: Mal ve can güvenliğimiz yok
İçeriği Görüntüle

Muğla’da yaşayan 28 yaşındaki otizmli Mehmet, bir yakınıyla yaşadığı olayın ardından açılan davada ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine Eskişehir Şehir Hastanesi Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Birimi’ne sevk edildi. Avukat Sultan Ballı, Mehmet’in diğer akıl hastalarıyla birlikte tutulmasına tepki göstererek, “Otizm bir akıl hastalığı değildir. Bu bireyler için farklı tedbir yöntemleri uygulanmalı” dedi.

“Akıl hastası gibi değerlendiriliyor”

Avukat Sultan Ballı, “Mehmet, Aydın Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor. Bir yakını Mehmet'in telefonunu eline alıyor ve anne bu telefonu eline almasını istemediğini söylerken anneyle diğer yakın arasında bir tartışma çıkıyor. Mehmet de annesinin şiddet gördüğünü görüyor ve o yakınıyla annesinin arasına giriyor ve o yakınıyla annesinin arasına girerken aslında Mehmet diğer yakından şiddet görüyor. Bunun akabinde diğer yakını bütün hukuki prosedürleri bildiği için gidip rapor alıyor. Mehmet'in hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılıyor. Mehmet kıyamadığı için diğer tarafa, annesine şikayetten vazgeçmek istediğini söylüyor. Çünkü annesi vasi olarak bilinir halk arasında ama velisi olarak Mehmet'in dileğini kıramayıp şikayetten vazgeçiyor. Bu kısma kadar güzel ama nitelendirme kısmı güzel değil. Mehmet’in akıl hastası gibi değerlendirildiği için ceza verilmesine yer olmadığına dair karar veriliyor” diye konuştu.

“Annesi günlerdir bir otelde kalıyor”

Avukat Ballı, “Otizm ve down sendromu bir akıl hastalığı değildir. Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın akabinde bir tedbir uygulaması getiriliyor. Bu da yüksek güvenlikli hastanelerde bu çocukların diğer akıl hastalarıyla beraber yaşamasıyla ilgili. Bu çocuklar gerçekten özel çocuklar ve onlar için farklı bir tedbir yöntemi uygulanmalı diyoruz. TCK'ya, infaz yasasına yeni hükümler getirilmeli. Bunlar akıl hastaları değiller. Alternatif çözüm yöntemleri bulunabilir. Mehmet Muğla'da yaşayan birisi, şu an Eskişehir Şehir Hastanesi'nde. Annesi günlerdir bir otelde kalıyor. Bu insanların maddi durumu da olmayabilirdi. Öğrendiğimize göre Mehmet'ten sonra 2-3 tane daha otizmli çocuk getirilmiş ve bu ailelerin maddi durumu iyi olmadığı için çocuklarını buraya teslim edip kendi memleketlerine dönmüşler” dedi.

“Hukuk sistemine farkındalık getirelim”

Ballı, “Mehmet Pazartesi günü sevk oldu Muğla'dan buraya. Bugün tam bir hafta oldu. Çarşamba günü genel bir heyet toplanacak. Heyetten çıkan rapora göre iyilik halindeyse tahliyesi gerçekleşecek. Ama değilse o yüksek güvenlikli duvarların arkasında tek başına diğer akıl hastalarıyla beraber yaşamaya devam edecek. Şimdi kendinizi o annelerin yerine koyun. Evladınızı buraya bırakıyorsunuz ve evladınızın tek güvencesi sizsiniz. Çünkü bu otizmli çocuklar aileleri olmadıkları zaman çok tetikleniyorlar. Bizim buradan çağrımız şu: Otizm bir akıl hastalığı değildir. Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildikten sonra bu çocuklar zaten sürekli bir doktor kontrolü altında. Kendi doktorlarından ayda bir yazı istenebilir. Bu yazı bu vasileri, velileri tarafından mahkemeye verilebilir. Ama bu çocukları siz şizofreni hastalarıyla, manik depresif hastalarla aynı yere koyarsanız bu çocuklar belki de çıkışta gerçekten çok tetiklenerek saldırgan bir hale gelebilirler. Hayata kazandırılmış otizmli çocuklarımızı kaybetmeyelim. Çünkü Mehmet 1,5 yıldır çok güzel bir şekilde çalışan, resim sergileri açan ve toplumda herkes tarafından sevilen bir çocuk. Mehmet gibi niceleri var. Bence artık ülke olarak otizmin farkında olalım. 6 çocuktan 1’inin otizmli doğduğunu fark edelim ve buna göre yasalar çıkaralım ya da infazı buna göre uygulayalım. Biraz hukuk sistemine bir farkındalık getirelim istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam