CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Faruk Özkan, yaptığı basın açıklamasında, CHP’den ayrılanların parti örgütüne yönelik sözlerine tepki gösterdi. Farklı bir partide siyaset yapma tercihine saygı duyduklarını belirten Özkan, geçmişte birlikte çalıştıkları insanları “olmadık insanlar” diye nitelendirmelerini eleştirdi. Özkan, “Yıllarca bu partiye emek veren insanların onurunu kimseye sorgulatmayız” dedi.
“Dün arkasından yürüdüğünüz insanlar bugün neden değersizleşti?”
CHP çatısı altında 54 yıl siyaset yapanların farklı bir siyasi zeminde bulunmasının kendi tercihleri olduğunu ifade eden Özkan, şu ifadeleri kullandı:
“Siyaset; dün birlikte yürüdüklerini bugün küçümsemek, dün arkasında duran örgütü bugün yok saymak değildir. 54 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapanların, bugün farklı bir siyasi zeminde yer alması elbette kendi tercihleridir. Buna saygı duyarız ancak dün aynı örgütün çatısı altında omuz omuza mücadele eden insanları bugün “olmadık insanlar” diye tarif etmek, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir çelişkidir. Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca yöneticilerden, belediye başkanlarından ya da makam sahiplerinden oluşmaz. Cumhuriyet Halk Partisi; yağmurda, çamurda sandık başında bekleyenlerin; mahalle mahalle dolaşanların; seçim günü ailesinden, işinden, zamanından fedakârlık edenlerin; yıllarca hiçbir makam beklemeden bu örgüte emek verenlerin partisidir. O insanlar dün vardı. Bugün de var. Yarın da burada olacaklar. O hâlde sormak gerekir: Dün arkasından yürüdüğünüz insanlar bugün neden değersizleşti? Dün birlikte savunduğunuz örgüt bugün neden bir anda “olmadık insanların eline kalmış” oldu? Siyasi yollar ayrılabilir. Fikirler değişebilir. Tercihler farklılaşabilir ama siyasi geçmiş silinmez. Örgüt içinde farklı görüşlerin, listelerin ve adayların yarışması demokrasinin doğal sonucudur. Ancak rekabetin birbirini tüketmeye, salonların gerilime ve parti içi mücadelenin kişisel hesaplaşmaya dönüşmesi hepimizi düşündürmelidir. Bizim itirazımız kişilere değil, siyaset anlayışınadır. Çünkü makamlar geçicidir. Listeler değişir. Seçimler biter ama örgüt kalır. Emek kalır. Siyasi hafıza kalır. Kimse kimsenin sahibi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi de kimsenin kişisel mülkü değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu; milyonlarca insanın emeğiyle bugünlere taşıdığı bir Cumhuriyet partisidir. Biz kimsenin Cumhuriyet Halk Partililiğini sorgulamıyoruz ama yıllarca bu partiye emek veren insanların onurunu da kimseye sorgulatmayız.”
“Örgüt iradesine ve emeğe saygı”
Farklı görüşlere rağmen birlikte siyaset yapabilmenin önemine dikkat çeken Özkan, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Dün birlikte yürüdüğümüz insanları bugün küçümsemeyelim. Dün omuz omuza verdiğimiz mücadeleyi bugün inkâr etmeyelim. Çünkü siyaset, hafızası olan bir alandır. Bizim ihtiyacımız birbirimizi tüketmek değil, birbirimize rağmen hiç değil, farklılıklarımızla birlikte siyaset yapabilmektir. Örgüt iradesine saygı, emeğe saygı, siyasi geçmişe dürüstlük, demokratik siyasetin asgari şartları bunlardır. Ve biz buradayız. Koltukların değil, örgütün; kişilerin değil, Cumhuriyet’in; hesaplaşmanın değil, mücadelenin tarafındayız.”





