Antalya'da görev yapan beden eğitimi öğretmeni Özgür Fırat (45), 2016 yılında internet üzerinden kredi başvurusu yapmak isterken kendilerini banka çalışanı olarak tanıtan dolandırıcıların tuzağına düştü. Mağdur olduğunu belirterek polise başvurmasına rağmen, emniyet ve banka tarafından mahkemeye sunulan eksik ve hatalı yazılar nedeniyle "dolandırıcılık" suçlamasıyla 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Karardan habersiz bir şekilde mesleğini sürdüren Fırat, Mayıs 2019'da okula giderken yapılan bir polis çevirmesinde gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. 3 günü hücrede olmak üzere toplam 14 ay cezaevinde kalan Fırat, Haziran 2020'de tahliye edildi. Yaşadığı süreçte eşinden boşanan ve mesleğinden uzaklaştırılan Fırat, geçimini sağlamak için taksicilik yapmaya başladı.
Hakkında Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan başka bir davada, Antalya Emniyet Müdürlüğü ilk davada "yok" denilen suç duyurusu belgesini mahkemeye gönderdi. Aynı zamanda bankanın da Fırat'ı olay döneminde 9 kez aradığına dair kayıtlar dosyaya girdi. Kocaeli'deki davadan beraat eden Fırat, avukatı aracılığıyla Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki kesinleşmiş cezası için "kanun yararına bozma" başvurusunda bulundu. Yargıtay'ın kararı bozması üzerine Haziran ayında yeniden yargılanan Özgür Fırat, 8 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından nihayet beraat etti.
"HAZİRAN AYINDA ESKİŞEHİR'DE YARGILANDIM"
Kararın kesinleştiğinden haberi olmadığını söyleyen Fırat, Mayıs 2019'da okula giderken polis çevirmesinde gözaltına alınarak cezaevine götürüldü. İlk olarak yanlış cezaevine götürüldüğünü ve üç gün hücrede kaldığını belirten Fırat, daha sonra Antalya'daki cezaevinde devlet memurları koğuşuna alındığını söyledi. Fırat, "Mahkemeye çıkarılmadım, avukat tayin edilmedi ve karar kesinleşti. Okula giderken beni aldılar, cezaevine götürdüler. İlk üç gün ailem ve arkadaşlarım benden haber alamadı. Ben devlet memuruydum. Beni mahkemeye çıkarmaları, bana avukat tayin etmeleri gerekirdi. Hayatında ilk kez cezaevine giriyorsun, daha önce karakol yüzü görmemişsin. Yaşadığım psikolojiyi anlatmak çok zor. Bunu sadece ben değil, ailem de yaşadı" şeklinde konuştu.
Cezaevinden çıktıktan sonra hakkında Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde başka bir davanın açıldığını söyleyen Fırat, bu mahkemenin de Antalya Emniyet Müdürlüğünden bilgi istediğini belirtti. İlk davada bulunmadığı bildirilen suç duyurusu belgesinin bu kez mahkemeye gönderildiğini aktaran Fırat, bankanın kendisini dokuz kez aradığına ilişkin kayıtların da ortaya çıktığını ifade ederek, Kocaeli'deki davada beraat ettiğini söyledi.
Avukatıyla birlikte ilk davadaki kesinleşmiş karar için kanun yararına bozma başvurusunda bulunduklarını anlatan Fırat, "Bu kez emniyet suç duyurusu belgesini gönderdi. Bankanın da beni dokuz kez aradığı ortaya çıktı. Kocaeli'de beraat ettim. Ardından avukatımla kanun yararına bozmaya başvurduk. Yargıtay bu yıl kararı bozdu. Haziran ayında Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılandım ve beraat ettim" dedi.

KENDİSİNİ YENİDEN ÖĞRETMEN OLARAK GÖRMEK İSTİYOR
Eylül ayında Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne göreve iade dilekçesi verdiğini de sözlerine ekleyen Fırat, dosyasının bakanlıkta olduğunu söyledi. Yaşadıkları nedeniyle banka ve emniyetle ilgili maddi ve manevi tazminat davası açmak için avukatının çalışma yürüttüğünü de anlattı.
Bu süreçte boşandığını söyleyen Fırat, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini taksicilikle sağladığını belirtti. Fırat, "Çocuğumun nafakasını ödemek, aileme bakmak zorundaydım. Hemen bir taksi durağında çalışmaya başladım. Altı yedi yıldır taksicilik yapıyorum ama benim mesleğim öğretmenlik. Dokuz yılda üç başarı belgesi aldım. Yeniden okuluma dönmek istiyorum" şeklinde konuştu.
On üç yaşındaki oğlunu yaz aylarında ve ara tatillerde görebildiğini söyleyen Fırat, oğlunun da kendisini yeniden öğretmen olarak görmek istediğini dile getirdi. Fırat, "O zaman altı yaşındaydı, şimdi on üç yaşında. Birlikte daha fazla zaman geçirmek istiyor. İnşallah bu yıl görevime döneceğim. En zor şey, insanın alnına çalınan leke. Benim böyle bir şeyle ne işim olur? Benim gibi kimsenin bir daha mağdur olmasını istemiyorum" dedi.




