Odunpazarı Belediye Meclisi Şubat ayı olağan meclis toplantıları 1. Birleşim 1. Oturumu Kazım Kurt başkanlığında gerçekleşti.
Odunpazarı Belediye Meclisi’nde evsel katı atık bedelleri ve emlak vergilerindeki artışlar tartışma konusu oldu.
AK PARTİLİ KEPEZ: VATANDAŞ ÜCRETLERDEN ŞİKAYETÇİ
Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez, evsel katı atık bedelleri ve emlak vergilerindeki artışların vatandaşları zor durumda bıraktığını söyledi. Kepez, evsel katı atık ücretlerinin yüksek olduğuna dair şikayetlerin daha önce de mecliste gündeme getirildiğini belirterek, "Evsel katı atık vergisi ile ilgili vatandaşın birçok sıkıntıya girdiği, ücretlerin yüksek olduğu daha önceden de konuştuk, tabii burada mecliste gündeme getirdik. Bu limitlerin biraz yüksek olduğundan bahis ile vatandaşın şikayeti var. Bununla birlikte emlak vergilerinde yüzde 300’e varan bir artış söz konusu olmuş, bundan da vatandaşlar şikayetçiler. Şimdi siz sosyal demokrat belediyeler olarak her konuşmanızda "Biz halkın yanında, emekçinin yanında, asgari ücretlinin yanında, emekçilerin yanındayız." diye söylüyorsunuz. Güzel, yanında durmaya devam edin ama hükümetin yapmış olduğu icraatlarda hep eleştirilerde bulunarak kendi yetki alanınızda olan konuları düzeltme imkanınız olmadığı halde habire konuşmaya devam ettiğiniz halde kendi yetki alanınızda olan konularda emekliyi de asgari ücretliyi de işte emekçiyi de hiç düşündüğünüzü zannetmiyoruz. Çünkü olan şeyler ortada.
Mesela asfalt ve kilit taşı katılım paylarında da aynı şekilde gündeme getirdik ki madem belediyenin böyle bir yetkisi var, madem ekonomik krizden bahsediyorsunuz, madem emekçinin, emeklinin, asgari ücretlinin, dar gelirlinin yanındasınız buna bir çözüm bulalım. Meclis bir karar alsın bu sene madem almayalım dedik, yine kabul etmediniz. Evsel katı atıklarla ilgili daha önce de tarifelerin çok yüksek olduğu, bakın son olarak Tepebaşı'nda işte bir mahkeme kararıyla alınan KDV’nin iade edilmesine karar verilmiş, yanlış birtakım uygulamalar olduğu ortaya çıktı.
Emlak vergilerinde de 2025'te 915 lira vergi ödeyen bir vatandaş bugün 3050 lira falan bir vergi ödemesi gerekiyor. Şimdi buna gerekçe olarak diyebilirsiniz yani komisyon toplandı, 4 yılda bir değerlendirme yapılıyor. 2 katından fazla olamaz diye bir kayıt olduğunu düşünüyorum. Bunun niye bu şekilde olduğu, vatandaşın bu kadar emlak vergisi ödemede güçlük, sıkıntıya girmesine sebep olduğundan bunun değerlendirilmesini talep ediyoruz.” dedi.
“KANUNU YAPAN SİZSİNİZ, UYGULAYAN BİZİZ”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise eleştirilere yanıt vererek, evsel katı atık bedelinin vergi değil, bakanlık tarafından belirlenen bir ücret olduğunu söyledi. Kurt, "Katı atıkla ilgili konuda hepinizin kafasının netleşmesi için bir iki bilgi vermem lazım. Bir kere, bu işi en iyi bilmesi gerekenlerden birisi Şükrü Bey diyor ki: "Verginin KDV'si olmaz." Bu vergi değil, katı atık bedeli ve bakanlığın belirlediği bir ücret tarifesine göre alınan bir bedel. Bunun da hukuktaki karşılığı; herhangi bir konuda ücret alıyorsanız bunun mutlaka KDV'sini alacaksınız. Siz, biz aracıyız. KDV'yi biz uydurmadık. KDV'yi biz koymadık. KDV'yi biz almıyoruz deme şansımız yok, var mı? Çevre temizlik vergisi ayrı bir şey, katı atık bedeli ayrı bir şey. Bunu da koyan sizin iktidarınız. 25 yıldır büyük bir çoğunlukla bu ülkeyi yöneten, her türlü yasayı yapan bu iktidar böyle buyurdu. Dedi ki, "Evet milli iradeyle, kirleten öder. Sen bunun bedelini alacaksın ve bunun bedelini alırken de KDV kanunundan dolayı da KDV'sini almak durumundayım.
Mahkeme iptal etti. KDV'sini iptal etti. Vergi dairesiyle mahkeme arasında, yasayla bu mahkeme kararı arasında çok büyük bir çelişki var. Bunun takibini yapacağız. Elbette hukuk herkes için aynı olmalı, herkes için uygulanmalı. O nedenle, mahkeme kararlarını ulu orta eleştirmek bizim işimiz değil. İlgili alanlarda eleştirilerimizi yapacağız ama keşke şu mahkeme kararlarına siz uymayı bir alışkanlık haline getirseniz. Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorsunuz, Yargıtay kararlarına uymuyorsunuz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymuyorsunuz; işte binlerce insan boşu boşuna hapislerde yatıyor. En temel özgürlüğünden mahrum kılıyorsunuz, kılınız kıpırdamıyor; KDV'yi iptal etti diye mahkeme kararı var. Evet, mahkeme kararı var, yanlış bir karar; bu KDV bizim değil, bu KDV devletin. 5 bin lira diye anladım bak; bu usulle ilgilidir. Belli bir sınırdaki kararlar kesindir ama bu hukuku ihlal eden bir karardır. Burada o hani yargı bağımsızlığı, burası hukuk devleti falan diyen Adalet Bakanlığınız resen devreye girmelidir. Kanun yararına bu bozulmalıdır yoksa ülkede düzen kalmaz. Dolayısıyla bunu öyle cevaplandırmış olduk.
Emlak vergisiyle ilgili biraz daha ders çalışmanız lazım. Emlak vergisini artıran biz değiliz. Emlak vergisinin bizim tarafımızdan yapılan artışı sayın hükümetinizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla, icazetiyle yasa haline dönüştürüldü. Dedi ki: "Bakın biz ne yapmıştık? Eski kanuna göre bir emlak rayiç bedeli belirledik, ona göre vergi alacağız." dedik. Kanun ne diyordu? "Bu aldığınız vergi 5 yıl boyunca devam eder." diyordu. Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki: "Bu 3 katından aşağı olamaz." Kanun çıktı. 3 katından aşağı olamaz ve seneye de yeniden değerlendirme oranında da artar. Bunun faturasını kaldırıp belediyelerimize yüklemeye kalkarsanız doğru bir iş olmaz. Yasayı doğru inceleyeceğiz, olaya doğru bakacağız. Şimdi garibanı şimdi düşünüyorsun. Garibanın mazotu 60 lira olurken sesin çıkmaz, garibanın maaşı 28 lirada kalırken sesiniz çıkmaz, emeklinin maaşı 20.000 lirada kalırken sesiniz çıkmaz; şimdi belediye emlak vergisine artırdı diye popülizm yapmayın. Onu da yanlış yapmayın. O nedenle buradaki tablo bellidir, kanun değişmiştir; bu kanuna göre emlak vergileri 3 kat artmıştır. Sevgili Eskişehirliler bunu bilmelidir. Kanunu yapan da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çoğunluk iktidarınızdır; biz bunu uygulamakla yükümlüyüz. Kanun ve yönetmelik bize öyle söylüyor. Yaptığınız bütün masrafı alacaksınız diyor. Biz de o masrafı alırken onun üzerine KDV’yi, KDV yasasından dolayı koymak zorundayız. Depremle ilgili tartışmayın arkadaşlar, demagoji yapmayın. Kanun ve anayasa bize sosyal devlet olarak bir yükümlülük yüklemiş. Vatandaşımızın başına bir felaket geldiyse bunu çözmek devletin işidir. Arkadaşların eleştirisi ya da Cumhuriyet Halk Partililerin eleştirisi şu noktadadır: Bir yıl içinde bitiririz dediniz, bitiremediniz. Bitmeyebilir, bu gayet doğal. Ama 3 yıl oldu. Yani 3 yıldır insanlar hala konteynerda ise burada devlet görevini ihmal etmiştir diyelim en saf bir ifadeyle. Bunu döndürüp döndürüp şöyle yapıyoruz, Balkanlardaki bir devlet gibi... Ya bu devlet bizim, yapacağız mecbur. Mecbur yapacağız. Buradaki sonuçları doğru okumamız lazım." dedi.





