Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte pazar tezgâhları erik, kiraz, kayısı, çilek ve karpuz gibi mevsim meyveleriyle doldu. Ancak pazardaki hareketlilik, yüksek fiyatlar ve düşen alım gücü nedeniyle beklenen seviyeye ulaşmadı. Mikrofon uzattığımız hem esnaf hem de vatandaş, yaz meyvelerine olan talebin geçmiş yıllara göre azaldığını söyledi.

Meyve

“Pazarlar zayıf geçiyor”

Esnaf Muhammed Coşkun: “Erik 150 lira, kiraz 150 lira, dutumuz 150 lira. Müşterilerimiz biraz ekonomi ya da sıcak olduğu için biraz zayıfladı pazarlarımız, akşam üzeri oluyor. Bence ucuz. Müşterilerimizin alacağı şekilde ucuz fiyatlarımız. Ama pahalı geliyor insanlara. Mesela, yan tarafta 50 liraya erik var, bizde 150 lira. Bilmiyorlar onu yani. Ekşi erik satıyorlar. Biz papaz eriği satıyoruz, pahalı diyor, almıyor. Bu senede çok, her yerde bol meyve. Bir dahaki hafta hepsi düşer. İlk çıktığı için böyle”

“Emekli yanıyor”

Esnaf Emin Akdemir: “Karpuz 30 liraya satıyorum. Ama vatandaşın alım gücü yok, dilimi dahi alamıyor. Bence pahalı değil ama vatandaş alamıyor, vatandaşın alım gücü yok. Düşer de ama düşse de yine de vatandaşın alım gücü yok. Adam 80 liraya çeyrek karpuz alamıyor. Cebinde para yok. Emekli yanıyor, yanıyor. 20.000 lira maaş alıyor, adam ama bunu alamıyor”

“Çiftçinin hali perişan”

Ahmet Çelik: “Fiyatlar alıcı için çok pahalı. İnsanlarımızın ekonomisi iyi değil. Satışlar çok az, hiç yok diyebilirim. Şu karşıda gördüğünüz, kiraz kilosu 80 lira. Bir kişinin yevmiyesi 1500 lira. 30 liraya kiraz satılıyor toptan. Bir kişi 50 kilo kiraz toplar, 1500 lira bir kişinin yevmiyesi. Bunun ilacı var, mazotu var, işçi masrafı var, yiyeceği var, hatta işçinin sigarasını alıyorsun, o da var. Bu üretici nasıl üretecek? Çiftçinin hali perişan. Alıcı da haklı, o da ucuz almak istiyor ama, alım gücü yok. İnsanlarımızın alım gücü o kadar düştü ki, bir nefes aldırmak lazım. Yöneticilere seslenelim, insanlarımıza bir nefes aldırsınlar, yazıktır yani bu insanlara. En düşük ev kirası 15.000 lira. Emeklinin aldığı 20.000 lira. Nasıl geçinecek bu insanlar? Pazardan nasıl alışveriş yapacak? Yani Allah yardım etsin insanlarımıza.”

“Meyvenin tadına bakamadım”

Hatice Turan: “Çok pahalı, çok. Maydanoz, dereotu, biber ve salatalık aldım 100 lira para verdim. Pazara hiç bütçe ayıramıyorum ki. Asla meyve alamıyorum. Bak geçen sene ne kiraz aldım ne bu sene daha tadına bakabildim. Asla.”

“Hayat pahalı”

Ali Demir: “Pazardan şikayetçiyim. Cumhurbaşkanı sıfır atmaya yetiştiremiyor, bunlar yapıştırmaya yetiştiremiyor. Benim aldığım 20 lira maaş, 20 lira ev kirası. Yani nasıl geçineceğiz biz? Hiç meyve falan alamıyorum. Domatesle biber aldım gidiyorum, tamam, başka yok. E ne yapayım? Pahalı, hayat pahalı.”

“Soğan yiyip vitamin alıyoruz”

Handan Serin: Fiyatlar acayip yakıyor. Patates ve soğan almaya çıktım. Emekliye ne lazım? Soğan yedin mi işte bol vitamin. Başka bir şey yok. Meyve ne lazım ki emekliye? Hele, hele şimdiki verdikleri %3 ile de yani ne gelebilir ki?

“Bu şartlarda düşmez”

Orhan Kale: “Çok para verdim ya. Pazar pahalı. Kayısı aldım. 100 lira. Bir de 100 liradan çilek aldım. Hiç düşeceğini zannetmiyorum. Bu şartlarda düşmez.”

“Meyveler yüksek”

Cengiz Kalkan: “Bazı şeylerin fiyatları düşük ama bazı şeyler hala yüksek. Meyve almadım, sebze aldım. Meyvede yükseklik var fiyatlarda, biraz yüksek, aynen. Ama sebzelerde hani mevsim gereği biraz düşmüş”

“Bence fiyatlar iyi”

Saadet Gürbüz: Fiyatlar iyi. Tarlada çalışmak kolay mı? Toplamak bile pahalı. İşçinin, yevmiyesi ne kadar ondan kimsenin haberi yok. Pahalı, pahalı. Çiftçinin halinden anlayan yok, değil mi? Yaptım tabii, fazlasıyla yapıyorum. Sıkıntı çekmem, niye çekeyim?”

“150 liradan aşağı bir şey yok”

Battal Özkan: “Çok pahalı. Ucuz bir şey yok yani. Ben bir yaprak aldım sarmalık aldım misafirler var, 300 lira. Valla meyveler kimisi ucuz, kimisi pahalı yani. 150-200 liradan aşağı meyve yok”

Kaynak: Seren Çatalçam