Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen düzenlemeyle en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Temsilciler Kurulu Üyesi İbrahim Dinç, yapılan artışın emeklilerin ekonomik sorunlarını çözmekten uzak olduğunu söyledi.

“Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz”

Dinç, “Bugün milyonlarca emekli; Kira, gıda, sağlık, ulaşım ve enerji giderleri karşısında yaşam mücadelesi vermektedir. Yapılan 3 bin 552 liralık artış, bırakın bir ayı, bir haftalık temel mutfak ihtiyaçlarını bile karşılamaz. Maliye Bakanlığında örgütlü Büro Emekçileri Sendikası BESAR'ın Temmuz ayı verilerine göre; Yoksulluk sınırı 120 bin 669 lira. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 77 bin 801 lira. Açlık sınırı ise 48 bin 819 lira olmuştur. 23 bin 552 liralık emekli aylığı, bu verilerle kıyaslandığında, insanca yaşamı sağlamaktan ne kadar uzak olduğu açıkça görülmektedir. Başını AKP'nin çektiği Cumhur ittifakı; sermayenin büyük Holdingleri, Kolin'nin 36, Cengiz'in 30, Makyol'un ile Limak'in 19 kere, hem vergilerini silmiş hem de onlara teşviklerle desteklerken, emekliye gelince ‘para yok’ ve ‘bütçe açık verir’ diyor. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 07 21 At 14.14.49 (2) (1)

“Sefalete ve yoksulluğa karşı yan yana olacağız”

Dinç, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanı maaşı 556 bin 155 lira. Bakan maaşı 519 bin 667 lira. Milletvekili maaşı 310 bin 342 lira. Emekli milletvekili maaşı 201 bin 677 lira. Asgari ücret 28 bin 75 lira. Emekli maaşı ise 23 bin 552 lira oldu. Bu tablo, gelir dağılımındaki adaletsizliğin kanıtıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur maaşına eşitlenmeli ve ardından yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalı. Emeklilerin mücadelesi, yalnızca emekli aylıklarının artırılması mücadelesi değildir. Sosyal devletin güçlendiği, Hak Hukuk ve Adalet üstünlüğünün egemen olduğu, çocuklarımızın torunlarımızın insan onuruna yaraşır bir yaşam ve laik, bağımsız, demokratik bir Türkiye bırakma mücadelesidir. Hiçbir baskı düzeni, örgütlü emeklilerin ortak mücadelesinden daha güçlü değildir. Yoksulluk ve sefalet içinde bir yaşam, kesinlikle kader değildir. Çare; insanca yaşam haklarımız, taleplerimiz ve demokratik Türkiye mücadelemizde yan yana olmaktadır.”

Kaynak: Seren Çatalçam