AK Parti Grup Başkanvekili ve Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet Dönmez ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, konuya ilişkin karşılıklı açıklamalarda bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili ve Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet Dönmez şu ifadeleri kullandı:
“15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında Valiliğimiz tarafından hazırlanan, vatandaşlarımızı Valilik Meydanı'ndaki programa davet eden ve program akışını içeren pankartlar görevliler tarafından asılmaya çalışılırken, Hamamyolu'nda Odunpazarı Belediyesi çalışanları olduğunu öğrendiğimiz görevliler tarafından engellendi. Hatta pankartlar asıldıktan ve görevliler bölgeden ayrıldıktan sonra bu pankartların kesildiğini öğrendik. Bu gerçekten son derece üzücü bir hadisedir. Söz konusu pankartlar Eskişehir Valiliğine ait pankartlardır. Bunları kimin astığının hiçbir önemi yoktur. Üzerlerinde ay yıldız da vardır, Eskişehir Valiliğinin logosu da bulunmaktadır. Devletimiz tarafından resmî olarak kabul edilen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında hazırlanan, vatandaşları programa davet eden bu pankartların asılmasının engellenmesini ya da görevliler ayrıldıktan sonra kesilmesini, şahsım ve grubum adına şiddetle kınıyorum."

“Siyasi değil idari bir prosedür meselesi”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise şu ifadeleri kullandı; "Hepimiz aynı şehirde yaşıyoruz. Şehirlerde kurallar vardır ve bu kurallar herkesi bağlar. Devleti de bağlar, belediyeyi de bağlar, özel kişileri de bağlar. Biz İlan ve Reklam Yönetmeliği yapıyoruz. İlan ve reklamların nasıl yapılacağını kurallara bağlıyoruz. Hangi ilan ya da reklam olursa olsun, bu kurallara tabidir. Gecenin saat birinde Valiliğin pankartını ya da afişini kim getirip asıyor? Adalet ve Kalkınma Partili başkan ve yöneticiler. Odunpazarı Belediyesinin güvenlik görevlileri de doğal olarak ‘İzniniz var mı?’ diye soruyor. Buna verilen cevap ise, ‘Biz devletiz, bu Valiliğin pankartıdır’ oluyor. Oysa Valiliğin pankartının nasıl asılacağına ilişkin usul bellidir. Valilik, Odunpazarı Belediyesine resmi yazısını yazar, ‘Şu pankartları belirtilen yerlere asın’ der, Odunpazarı Belediyesi de bunları asar. Buradan hareketle Odunpazarı Belediyesini demokrasiye, hukuka ya da millî birliğe karşıymış gibi göstermeye çalışmanın hiçbir anlamı yoktur. Dünden beri sosyal medyada da görüyoruz; troller bu konunun üzerine gidiyor. Oysa Odunpazarı Belediyesinin güvenlik görevlileri görevlerini yerine getirmiştir. Gerçekten çok zor mudur bir dilekçeyle Odunpazarı Belediyesine başvurup ‘Şu afişleri asın’ demek? Ya da çevre kirliliğini önlemek amacıyla oluşturulan billboardları kullanarak bu duyuruları yapmak çok mu zordur? Birbirimizi kandırmayalım. Her olayda baskın çıkarak sanki demokrasiden yana olan yalnız sizmişsiniz, sanki 15 Temmuz gecesi FETÖ'ye yalnız siz karşı çıkmışsınız gibi bir algı oluşturmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Biz FETÖ'ye de, FETÖ'nün yaptığı işlere ve eylemlere de en başından beri karşı çıktık. Bu yapının faaliyetlerini engellemeye çalıştık, itirazlarımızı ortaya koyduk. FETÖ ile birlikte hareket edenler başkalarıydı. ‘Kandırıldık, milletim beni affetsin’ diyenler de başkalarıydı. Dolayısıyla buradan siyasi bir malzeme üretmeye çalışmanın kimseye faydası olmaz. Güvenlik görevlileri görevlerini yapmıştır. Bu mesele çok kolay şekilde resmi prosedür işletilerek çözülebilecek bir konudur. Ben Vali Bey ile de gerekli görüşmeleri yaptım, yine yaparım. Buradan farklı anlamlar çıkarılmamalıdır."

Kaynak: Seren Çatalçam