Ekonomik koşulların etkisiyle finansal enstrümanların kullanımı artarken bilinçsiz tüketim alışkanlıkları bütçelerde delik açıyor. Kredi kartı ve kredi kullanımı giderek yaygınlaşıyor ancak doğru stratejinin izlenmemesi borç sarmalına neden oluyor. Tüketicinin yaptığı en büyük hatalardan biri sadece asgari borcu ödeyerek borcuna faiz yükü bindirmek oluyor. TGRT Haber canlı yayınına konuk olan Ekonomist Prof. Dr. Sefer Şener, kart kullanıcıları için kritik tavsiyelerde bulundu. Uzman isim, faiz oranlarındaki değişimleri analiz ederek vatandaşlara yol gösterdi. Özellikle nakit ihtiyacını karşılama yöntemleri ve yapılandırma zamanlaması konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Asgari Ödeme Tuzağı ve Faiz Yükü
Milyonlarca kart kullanıcısının düştüğü en büyük yanılgı ödeme alışkanlıklarında gizli. Şener, "Kredi kartı ve kredilerde 0,25 puanlık bir indirim geldi. Türkiye’de yaklaşık 85 milyon kişi kredi kartı kullanıyor. Alışverişlerde kart kullanılıyor ancak ödeme zamanı geldiğinde yanlış bir uygulama yapılıyor; sadece asgari ödeme tutarı ödeniyor." diyerek yaygın hataya dikkat çekti. Asgari ödeme yapıldığında kalan borç üzerinden faiz işlediğini belirten uzman, maliyetin boyutunu rakamlarla açıkladı. Her ay sadece asgari tutar ödendiğinde faiz işletiliyor. Buradaki faiz oranı aylık yüzde 4, yıllıkta yüzde 48 anlamına geliyor. Eğer bu ay 1.000 liralık alışveriş yapıldıysa, hesap kesiminde bu borcun tamamı ödenmeli tavsiyesinde bulundu. Borcun tamamının kapatılmaması durumunda ödenen faiz miktarı ana parayı katlayarak artırıyor.
Nakit Avans Yerine İhtiyaç Kredisi Tavsiyesi
Acil para ihtiyacı duyanların başvurduğu nakit avans seçeneği, yüksek maliyetiyle cep yakıyor. Nakit çekimlere dikkat çeken Şener, "Vatandaş kredi kartından nakit çekimi yapıyor. Şu anda aylık yüzde 4,5 faiz uygulanıyor. Bu da yıllık yüzde 54 faiz demek." ifadelerini kullandı. Enflasyon oranlarıyla kıyaslama yapan ekonomist, "Enflasyon yüzde 30 iken siz yüzde 54’ten başlayan bir maliyetle nakit çekimi yapıyorsunuz. Oysa ihtiyaç kredisi alsanız yıllık faiz oranı yüzde 53’ten başlıyor ve daha az para ödersiniz" şeklinde konuştu. Kredi kartı toplum için bir ihtiyaç ve zorunluluk. Ancak kredi kartı bir nakit çekim aracı değildir uyarısını yineleyen Şener, alternatif çözümlerin daha ekonomik olduğunu vurguladı. Paraya ihtiyacınız varsa bunu ihtiyaç kredisiyle çözebilirsiniz. En az 5-6 puan daha düşük faizle borçlanırsınız diyerek tasarruf imkanına işaret etti.

Yapılandırma İçin Tarih Önerisi: 1 Ocak
Birikmiş borçları olanlar için yapılandırma fırsatları da gündemde. Merkez Bankası'nın faiz kararlarını yorumlayan Şener, acele edilmemesi gerektiğini belirtti. Bugüne kadar kredi kartları hatalı kullanıldı ve borç biriktiyse, Merkez Bankası 1 Ocak 2026 itibarıyla aylık yüzde 4,5 olan tavan faiz oranını yüzde 4,025’e düşürdü. Yıllık ödenecek tutar geri çekildi. Merkez Bankası burada bankalara sınır koyuyor. Yapılandırma düşünenlerin 1 Ocak tarihini beklemesi daha olumlu olur tavsiyesinde bulundu. Mevcut oranlarla yeni yıl oranları arasındaki farka değinen uzman, "Şu an yapılandırmalarda yüzde 54-60 oranlarından bahsediliyor. Ocak ayından itibaren yapılandırma yapılırsa bu oranlar yüzde 50’ler seviyesinde olacak" dedi. Beklemenin vatandaşa kazandıracağı faiz avantajı somut verilerle ortaya kondu.
Gelecek Dönem Faiz Beklentileri
Piyasaların seyrine ilişkin öngörülerini de paylaşan Prof. Dr. Sefer Şener, faiz indirimlerinin devam edeceği sinyalini verdi. Faiz beklentilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şener, "2026 yılının ilk üç ayı için Merkez Bankası’nın genel beklentisi yüzde 16, piyasanın beklentisi ise yüzde 23 civarında." bilgisini paylaştı. Beklenen politika faizi doğrultusunda Merkez Bankası faiz indirimlerine devam edecek. Her indirim birkaç hafta gecikmeyle tüm kredilere ve kredi kartlarına yansıyor. İlerleyen aylarda bireysel ve şirket borç yapılandırmalarında daha düşük oranlar göreceğiz. Mevduatta 300 baz puanlık geri çekilme oldu, bu da önümüzdeki haftalarda kredi ve kredi kartlarına yansıyacak diyerek borçlanma maliyetlerinin düşeceğini müjdeledi. Vatandaşların finansal kararlarını alırken faiz trendlerini takip etmeleri önem arz ediyor.


