Ocak ayında ons başına 5.500 dolar seviyesini aşarak tarihi bir zirveye ulaşan değerli metal, son dönemde yaklaşık %10’luk bir geri çekilme yaşasa da büyük finans kuruluşlarına göre bu hareket yalnızca “yükseliş öncesi bir soluklanma” olarak değerlendiriliyor.

PİYASANIN DEVLERİ AYNI NOKTADA: YÖN YUKARI
Goldman Sachs ve ANZ Banking Group gibi önde gelen finans kurumları, kısa vadeli oynaklığa rağmen altının uzun vadeli yükseliş trendinin sürdüğü konusunda ortak görüşte. Analistlerin bu iyimser beklentisi dört ana faktöre dayanıyor:
Merkez bankalarının altın alımlarını istikrarlı şekilde sürdürmesi
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine gireceği beklentisi
Devam eden jeopolitik riskler ve belirsizlikler
Dolar bazlı varlıklardan çıkış eğiliminin güçlenmesi

5.800 DOLAR HEDEFİ
ANZ analistleri Soni Kumari ve Daniel Hynes, yayımladıkları son değerlendirmede makroekonomik koşulların yeniden altını destekler hale geldiğini belirtiyor. Kuruma göre altın, yıl sonuna doğru 5.800 dolar seviyesine ulaşarak yeni bir rekor denemesi yapabilir. Ayrıca 2026’da merkez bankalarının yıllık yaklaşık 850 tonluk altın alımının piyasaya güçlü bir destek sağlayacağı öngörülüyor.
Bu beklenti, mart ayı başında Goldman Sachs ve RBC Capital Markets tarafından yapılan benzer tahminlerle de örtüşüyor.

“KISA VADELİ RİSKLER, UZUN VADELİ FIRSATLAR YARATIYOR”
Goldman Sachs cephesinde ise daha temkinli ancak pozitif bir yaklaşım öne çıkıyor. Analistler Lina Thomas ve Daan Struyven, özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji ve ticaret yollarındaki olası aksamaların kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade ediyor.
Bununla birlikte banka, Batı merkezli finansal varlıklardan uzaklaşma eğiliminin devam etmesi halinde altının orta vadede güçlü kalacağını ve Fed’in olası 50 baz puanlık faiz indiriminin yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebileceğini öngörüyor.


