Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi’nin (ECMWF) hazırladığı iklim modelleri, yılın sonuna doğru Pasifik’te “süper El Niño” olarak adlandırılan oldukça güçlü bir olayın oluşabileceğine işaret ediyor. Ekvatoral Pasifik’te batıdan doğuya doğru ilerleyen sıcak su kütleleri ve zayıflayan ticaret rüzgârları, okyanus yüzeyinde normalin üzerinde ısınmaya yol açıyor. Araştırmacılar, bu büyüklükteki El Niño olaylarının ortalama olarak 10–15 yılda bir görüldüğünü ve geçmişte küresel sıcaklık rekorlarının kırıldığı dönemlerle çakıştığını ifade ediyor.

Sıcaklık-4

Uzmanlar, El Niño’nun dünya genelindeki hava düzenini değiştirebileceğini belirtiyor. Bu süreçte Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde aşırı yağış ve sel riskinin artabileceği, buna karşılık Avustralya, Endonezya ve Afrika’nın bazı kesimlerinde kuraklığın daha da şiddetlenebileceği öngörülüyor. ABD’de ise batı bölgelerinde daha sıcak ve kurak yazların yaşanması, güneydoğuda ise kış yağışlarının artması gibi farklı etkiler görülebilir. Ayrıca güçlü El Niño dönemlerinin tropikal fırtına faaliyetlerini de etkileyebileceği ve küresel sıcaklık ortalamalarının yükselmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Türkiye açısından bakıldığında El Niño’nun etkileri çoğunlukla Akdeniz havzasında hissediliyor. Ancak olası bir “Süper El Niño”nun Türkiye’nin iklim koşullarını daha güçlü biçimde etkileyebileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kuraklık ihtimalinin artabileceğini ve yağış miktarının normal seviyelerin altında kalabileceğini belirtiyor.

Bunun yanı sıra yaz aylarında sıcak hava dalgalarının daha sık yaşanması da bekleniyor. Artan sıcaklık ve azalan yağış, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde orman yangını riskini yükseltebilir. Yetkililer, vatandaşların aşırı sıcak ve kuraklık ihtimaline karşı daha dikkatli ve hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi