Eskisehir.net’te yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan Türk Hava Kurumu (THK) Eskişehir Şubesi Başkanı Gökhan Çalışkan, kurumun hem köklü geçmişine hem de geleceğe yönelik hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yönetimde yenilenmeye gittiklerini belirten Çalışkan, genç ve dinamik bir kadroyla yola devam ettiklerini söyledi.
“Yönetimi yeniledik”
2018 yılından bu yana kurum içinde aktif görev aldığını ifade eden THK Eskişehir Şubesi Başkanı, “2018'in Ocak ayından beri Türk Hava Kurumu'nun zaten içindeydim ben. Önce başkan yardımcısı olarak görev aldım, bir 4 sene kadar başkan yardımcısı kadar görev aldım. Ondan sonra başkanlık görevine geldim. Geçen ay da bir hem yönetimimizi revize etmek istedik ve yönetime çok taze, çok dinç, çok diri isimler kattık. Bu isimler zaten Eskişehir kamuoyunda da hep bilinen, tanınan isimler. Aktif arkadaşlar ve bu arkadaşların da tamamı gönüllülük esasına göre Türk Hava Kurumu'na hizmet etmek için buraya geldiler. Ben hepsine buradan ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Hiçbiri bana ‘orada ne yapacağız’ diye bile sormadı. Dedim ki; ‘Türk Hava Kurumu'nda yeni bir maceraya benimle çıkar mısınız?’ ve herkes hiç düşünmeden de ‘tabii ki seve seve geliriz’ dediler. Önceki yönetimdeki arkadaşlarıma da sonsuz teşekkür ediyorum ama bu yönetimde inşallah bayrağı daha yüksek yerlere taşıyacağımızı düşünüyorum. Yönetimimizde işte Ayhan Taşçı gibi zaten Eskişehir kamuoyuna mal olmuş bir ağabeyimiz var, Hüsamettin Sarı gibi Ankara'da, İstanbul'da güzel işler yapan bir iş adamı ağabeyimiz var. Daha yeni seçimi yapıldı, Lokantacılar ve Kasaplar Odası Başkanı Murat Arnik kardeşim var. Ya bunun dışında daha ismini sayacağım, sayamayacağım 12-13 arkadaşım daha var. Hepsine ben buradan benimle beraber oldukları için sizin nezdinizde teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.
“THK sadece fitre ve deri toplayan bir kurum değil”
Çalışkan, “Türk Hava Kurumu denildiğinde en basiti akla gelen şudur; bunun 100 yıl öncesine dayanan -ki zaten 100 yıllık bir kurum- 100 yıl öncesine dayanan bir fitre zekat toplama ve bir deri, Kurban Bayramlarında biliyorsunuz deri toplama faaliyeti olan bir kurum olarak gözüküyor. İlk intiba halkımızda bu. Yani bizim vatandaşlarımız bizi ilk burada tanıyorlar. Fitre zekat dönemimiz bizim aslında Ramazan ayı içerisinde olmasına rağmen biz bunu yıla yayarak da yıl içerisinde de vatandaşlarımızdan topluyoruz. Bunun en büyük kaynağı gene tabii ki de okullarımız; bu alışkanlıktan hiç vazgeçmedik. Her dönem okullarımıza zarflar gönderiyoruz. İşte 3 ay sonra, 4 ay sonra bu zarfları tekrardan okullarımızdan geri alıyoruz. Kurban Bayramlarında da birinci günü ve ikinci günü Eskişehir'in hemen hemen 150-160 lokasyonuna aşağı yukarı 30'a yakın, 30'a yakın araç çıkartıyoruz. Bu organizasyonun arkasında 60-70 kişilik bir ekip çalışıyor. Bu lokasyonlardan da ilk iki gün içerisinde deri topluyoruz. Son 8-9 yıldır da bu deri toplama faaliyetinde de Eskişehir hep üst sıralarda kalıyor, çoğunda adetsel bazda birinci geliyor. Bu organizasyonda da birebir zaten ben başındayım, yönetimdeki arkadaşlar başında, takibi yapıyoruz. Türk Hava Kurumu denildiğinde akla sadece fitre zekat ve deri gelmesinin yanı sıra aslında bizim en önemli amacımızdan birisi Türkiye'deki havacılık sektörünü, havacılık ortamını daha güzel bir yerlere taşımak. Türk Hava Kurumu'nun bununla ilgili Eskişehir'de şöyle bir şansı var; bizim İnönü tesislerimiz var. İnönü tesislerimizde yelkenkanat, yamaç paraşütü, model uçak, microlight, İHA eğitimlerimiz veriliyor. Bu eğitimlerin içerisinde öğrenci arkadaşlarımız gelip belgeleriyle daha sonra daha iyi yerlerde iş fırsatları bulabiliyorlar. Ve eğitim 6-8 ay boyunca, yani hava şartlarının elverdiği her dönem boyunca var” ifadelerini kullandı.
“İnönü Tesisleri Havacılığın Merkezi”
Eskişehir’in havacılık açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Çalışkan, “İnönü'nün en büyük şanslarından birisi de —buradan da kendisine selam olsun— Ali Zaimoğlu hocamız var. Ali Zaimoğlu hocamız İnönü'nün şu anda sorumlusudur, müdürüdür kendisi ve alanında öncüdür, alanında liderdir, alanında bir numaradır. Yani o ve ekibinin 2 metre, 3 metre mesafeden uçuramayacağı hava aracı yoktur. Yani bu kadar kendisi eğitimler almıştır, kendisi de eğitim veriyordur; bu da bizim için bir şanstır. Ayrıca biz öğrenci arkadaşlarımıza veyahut da burayı gelip kullanmak isteyen arkadaşlarımıza her zaman kapılarımızı sonuna kadar açmış durumdayız. Gelip buradan eğitim alıp ya da işte burada eğitim almasına da gerek yok, zaman geçirsin; bizim istediğimiz bu aslında. Burada zaten zaman geçirsin. Buraya gelen insanlar buranın dünyada nadir olan, Türkiye'de tek olan hava sahasına sahipiz. Yani bu İnönü'yü burada gelip kullanırlarsa, değerlendirirlerse biz de mutlu oluyoruz tabii ki; amacımız da bu” diye konuştu.
“Türkiye’de pilot açığı var”
Çalışkan, “Sportif faaliyetlerimizin tamamı Mayıs ayından itibaren Eylül ayına kadar bir eğitim süreçleri açılıyor. Bu eğitim süreçlerinin zarfında işte 15 günlük var, 1 aylık var, 2 aylık var; bu kursa göre değişiyor. 15 yaşını doldurmuş her gencimiz, her vatandaşımız bu kurslara katılabiliyor. Ayrıca burada yeri gelmişken gene söyleyeyim; üniversitemizin de, Türk Hava Kurumu Üniversitesi'nin de başlatmış olduğu —2 yıldır yapıyor bunu— bir pilotluk, pilotaj eğitimimiz var. Bu 60.000 ile 90.000 Euro arasında bir fiyata tekabül ediyor bunun ücreti ama bu 2 yıl sürüyor bunun eğitimi. Bu eğitimden sonra pilotluk belgesi alıyorsunuz. Yani burada fayda-maliyet analizine baktığımız zaman; yani yatırdığımız parayı bugün bir pilot olduktan sonra amortismanı çok kısa sürede zaten geri dönüyor. Biliyorsunuz ülkemizde de bir pilot açığı olduğu için, rakamsal olarak bir pilot sayısı açığı olduğu için biz de bu hizmeti de veriyoruz. Eğer bunu düşünen vatandaşlarımız olursa da seve seve biz de yardımcı olmak isteriz pilotluk eğitimi konusunda. Ben de inşallah düşünüyorum, kendim de düşünüyorum bunu; pilot olmak için bu eğitimi almak istiyorum. Bununla ilgili bize de başvurabilirler, genel merkezimize de başvurabilirler, Türk Hava Kurumu Üniversitemize de başvurabilirler. Eğitim alacak arkadaşlar aynı şekilde hem genel merkezimizin resmi sitesinde bu yayınlanıyor, hem bizim İnönü sitesinde yayınlanıyor. Aynı zamanda telefonla da bize ulaşarak da bizden de bu konuyla ilgili çok rahat en donanımlı bilgiyi de alabilirler” ifadelerini kullandı.
“Devlet kurumları ve belediyelerle işbirliği”
Çalışkan, “Türk Hava Kurumu'nun bütün devlet kurumlarıyla çok olumlu iş birliği var. Hem genelde hem yerelde bu devam ediyor. Bu yıllardır devam eden, yıllardır süregelen bir iş birliği. Çünkü burası zaten kamu malı ve burası biliyorsunuz yardım kuruluşları, yardım kanallarıyla en büyük gelirini sağlayan bir kurum. Yani biz nasıl kamu yararına bir hizmet veriyorsak; belediyelerimiz olsun, üniversitelerimiz olsun ya da diğer kurumumuzun, şehrimizin il müdürlükleri olsun tamamı bize zaten elinden gelen her türlü sağ olsunlar desteği veriyorlar. Ben zaten şahsım adına da hepsiyle ikili ilişki bazında çok iyiyim, samimiyim; ayrı dostluklarımız var. Buradan da yine kendilerine de sonsuz teşekkür etmek istiyorum. Ne zaman arasak, ne istesek bizi hiç kırmadan, geri çevirmeden isteklerimizi de sağ olsunlar yerlerine getirmişlerdir” dedi.
“Tam randımanda her zaman hazır”
Çalışkan, “Hava araçlarımız düzenli periyotlarda bakıma giriyorlar, düzenli periyotlarda iyileştirmeye giriyorlar. Bu iyileştirme ve bakım sürecinin sonunda hava araçlarımız o günkü şarta göre tam randımanda her zaman hazırdır. Yani bugün gerek hangi Bakanlığımız olursa olsun; Orman Bakanlığı olsun, başka Bakanlıklarımız olsun, bizim hava araçlarını ne zaman isterlerse biz tam donanım halinde hazır bir şekilde zaten bekliyoruz. Bunun zaten periyotları var biliyorsunuz, belli başlı bakımdı, onarımdı gibi periyotlar. Bu periyotlarda biz hazır bekliyoruz” diye konuştu.
“Sektörden ziyade yaşam tarzı”
Çalışkan, “Türkiye’deki havacılık kültürü teknofestlerle özellikle bence çok iyi bir ivmeye geldi. Ama havacılık sektörü, bir sektör olmaktan ziyade bir yaşam tarzı olmalıdır diye savunuyorum. Bu yaşam tarzı da çok ufak yaşlardan başlamalı diye düşünüyorum. Mesela biz eğitimler veriyoruz; 15 günlük, 20 günlük eğitimler veriyoruz. Bu eğitimlerin sonunda aileler bize dönüyor. Diyorlar ki: ‘Ya bizim işte normalde çok düzensiz olan çocuklarımız, evinde yatağını toplamaya başladı. İşte evini toplamaya başladı, bize evde yardımcı olmaya başladı’ yönünde ailelerden geri dönüş geliyor. Yani burada hem bir disiplin almış oluyor öğrenci, hem de havacılıkla alakalı yaşam tarzını evine de yansıtmış olmuş oluyor. Biz de bu bağlamda önümüzdeki haftalardan itibaren istiyoruz ki okullara gidelim, dersler verelim. İstiyoruz ki okullar bize gelsin, bizden dersler alsınlar. Bizim de en büyük gayemiz zaten bu; ilkokuldan başlayaraktan ortaokul, lise... Çünkü biliyorsunuz bağımlılık, kötü madde bağımlılığı yaşı artık çok küçük yaşlara düştü. Biz de istiyoruz ki bu sportif faaliyetlerle çocukları oralara değil de buralara çekelim. Buralarda biz öncü olalım, elimizden ne geliyorsa yapalım. Zaten ben iddia ediyorum; bizim İnönü sahamıza gelip görüp de burayı beğenmeyen veyahut da ‘Ben buraya bir daha gelmeyeceğim’ diyen olmuyor. Her gelen bir daha gelmek istiyor. Çünkü 960 dönüm bir sahanın üzerinde müthiş bir yer. İstiyoruz ki kullanılsın. 300 kişilik kapasiteli bir kalabilme imkanı var. Yatakhanelerimiz mevcut, odalarımız mevcut ve bunların hiçbirinin bir otelden farkı yok, bir apart otelden farkı yok. Burayı gelip kullansınlar istiyoruz vatandaşlarımız da. Buranın kullanımı da sadece havacılık yapmak üzere kurulmamış vaziyette bu arada” ifadelerini kullandı.
“15 yaşında eğitimler başlıyor”
Çalışkan, “Kayıtlar 15 yaşında başlıyor ve üst sınır yok. İsteyen herkes gelip eğitim alabiliyor. Yani bunun bir yaş sınırı yok. Tabii biz daha küçük yaş gruplarının İnönü'ye gelip görmelerini istememizin sebebi, orada gelsin tabii ki hemen eğitim alamayacak ama bir yapboz şeklinde bir uçak kendisine verdiğimizde, ‘Bunu git evinde yap’ dediğimizde o çocuk için çok bambaşka bir serüven başlıyor. Ve bu çocuklar yani bir uçağın ne olduğunu, yamaç paraşütünün ne olduğunu, yelken kanatın ne olduğunu, paramotorun ne olduğunu duymuş oluyor. Biz istiyoruz ki paramotor sadece savaşlarda duyulmasın. Paramotor bizim İnönü tesislerimizde de olan, eğitim verdiğimiz, gelip kullanılabilirliği olan bir motorlu hava aracı. İstiyoruz ki burada gelsinler, görsünler. Bu yüzden de yaş grubunu aşağıya çekmek istiyorum açıkçası” dedi.
“Gönüllülük Çağrısı”
Türk Hava Kurumu’nun gönüllülük esasına dayalı bir yapı olduğunu hatırlatan Çalışkan, vatandaşları kuruma üye olmaya davet ederek, “Türk Hava Kurumu üyeliği mevzu var. Türk Hava Kurumu'na üye olmak isteyen vatandaşlarımız var. Bunu da buradan duyuralım. Türk Hava Kurumu'na üye olmak isteyen vatandaşlarımızın bize müracaat etmeleri yeterli. Gelsinler, Türk Hava Kurumu'na üye olsunlar, çalışmalara katılsınlar, faaliyetlere katılsınlar. Bunu sadece yetişkinler için söylemiyorum, üniversite öğrencilerimiz için de Genç Kanatlar grubumuz var. Genç Kanatlar adı altındaki grupta da faaliyetlere katılabilirler, görev alabilirler. Bu arkadaşlar da büyük bir gönüllülük esasına göre zaten çalışıyorlar, onlardan da çok büyük bir memnuniyet duyuyoruz bu arada. Böyle bir durumumuz var ve önümüzde Kurban Bayramı var. Tüm vatandaşlarımızın kurban derilerini Türk Hava Kurumu'na bağışlamalarını tekrardan hassaten rica ediyorum” diye konuştu.





