Emekli Veteriner Hekimleri Derneği Başkanı Uğur Görür, veteriner hekim emeklilerinin maaş ve özlük hakları konusunda yıllardır süren mağduriyet yaşadığını belirterek, sağlık hizmetleri sınıfında yer almalarına rağmen tanınan bazı haklardan yararlanamadıklarını söyledi.

“Aramızdaki makas açıldı”

Emekli Veteriner Hekimleri Derneği (EVHED) Başkanı Uğur Görür, “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu meslekleri sınıflandırır. Bunu bütün devlet memurları bilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesi sağlık hizmetleri sınıfı, idari hizmetler sınıfı, milli eğitim sınıfı gibi bütün güvenlik sınıfları, bütün meslekleri sınıflandırır. Ve orada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sağlık hizmetleri sınıfını gruplandırırken orada dört meslekten bahseder. Sağlık hizmetleri sınıfı der; tabip, bildiğimiz beşeri hekimler, diş hekimi, veteriner hekim ve eczacı. Bu dört meslek, sağlık hizmetleri sınıfı kapsamındaki mesleklerdir. 2018 yılına kadar gerek çalışırken gerek emekli olduğumuzda aynı özlük haklarına sahiptik. Fakat 2018 yılında torba yasanın içerisine bir madde eklediler. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun kanununa bir ek madde kondu, Ek 84. madde. Orada, sağlık hizmetleri sınıfında olmamıza karşın sadece beşeri hekimlere ve diş hekimlerinin emeklilerine, emeklilikte daha rahat yaşasınlar diye ek gösterge karşılığı ek bir maaş verildi. Bu verilen emekli maaşı da yatırılan veya kişiden kesilen primlerle değil, direkt olarak hazineden karşılanan bir parayla verildi. Yani Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bütçesinden çıkan bir para değil. Hazine ödüyordu. Sağlık hizmetleri sınıfında dört tane meslek var. İkisini çıkardınız. E, diğer iki meslek ne olacak? Veteriner hekimler ve eczacılar… 2019 yılının ocak ayında yürürlüğe giren bu uygulamayla o güne kadar aynı emekli maaşını alan veteriner hekim ve beşeri hekim arasındaki emekli maaşındaki makas birdenbire açıldı. Bu yetmedi, 2022 yılında bir iyileştirme daha yapılarak bu 84. madde revize edildi. Bir ilave ücret daha verildi, makas daha da açıldı” diye konuştu.

“30 bin 500 lira fark var”

Görür, “2023 yılında da öyle bir uygulama yine gündeme geldi ki, halk arasında 3600 ek gösterge dediğimiz olay gündeme geldi. Biz emekli olurken 3600 ek göstergeyle emekli olmuştuk. Benim sağlık teknikerime, veteriner sağlık teknikerine de 3600 ek gösterge kapsamına girdiği için onun 2400 olan ek göstergesi 3200'e çıktı. Bu defa benim sağlık teknikerim bir emekli veteriner hekimden daha çok maaş almaya başladı. Meclise gittik milletvekilleriyle görüştük. Dedik ki, ‘Türkiye'deki 2018'deki benim bordrom bu, beşeri hekimin bordrosu bu. Bakın aynı maaş, kuruşu kuruşuna’ 2026 Ocak ayı itibarıyla, bugün bir beşeri hekim emeklisiyle veteriner hekim emeklisinin arasındaki maaş farkı 30.500 lira. Oysa 2019 Ocak ayına kadar biz aynı maaşı alıyorduk. Ne oldu da böyle oldu yani? Biz niye dışlandık? Biz bunun mücadelesini veriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye gerilemeye gitti”

Görür, “1984 yılında göreve başladığımda Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü vardı. İlçelerde, hükümet veteriner hekimliği müstakil bir teşkilattı. Biz, o zamanlarda gerek salgın hayvan hastalıklarıyla mücadelede, gerek hayvan refahında, gerek hayvan ıslahında o kadar seri ve o kadar etkin bir çalışma yürütürdük ki çünkü, emir komuta bizdeydi. Bir tane fabrikada yetiştirici vatandaş, çok çabuk bize ulaşabilirdi. Fakat daha sonra Tarım Bakanlığı bünyesinde, bir reorganizasyon diye bir organizasyona girdiler. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğüyle Veteriner İşleri Genel Müdürlüğünü bir çatı altında birleştirdiler. Bir buğday tarlasıyla bir elma bahçesiyle bir sığır işletmesini, bir koyun işletmesini bir gördüler. Burada Tarım Müdürlüğü var. İlçelerde de Tarım İlçe Müdürlüğü var. Bu Tarım İlçe Müdürlüğünün içinde hem ziraat var hem veteriner var. Öyle oldu ki bazı yerlerde tarım müdürü veteriner hekim oldu, bazı yerlerde de tarım müdürü ziraat mühendisi oldu. Şimdi veteriner hekim, ziraat mühendisinin teknik konularını bilmez. Ziraat mühendisi de veteriner hekimin konularını bilmez. Ama müdahale ediyor. Ve bu o kadar keşmekeş yarattı ki Türkiye'de. İşler o kadar birbirine girdi ki o kadar olur ve o günden bugüne kadar hayvancılıktaki gerilemeye bakın” dedi.

“Süre verdiler ama bütçe vermediler”

Sokak hayvanları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Görür, şu ifadeleri kullandı: “Hayvan popülasyonunun artması, aslında insan nüfusunun artışıyla ve şehirlerin kontrolsüzce genişlemesiyle doğrudan bağlantılıdır. Apartmanlar, siteler ve AVM'ler inşa ederek bu canlıların yaşam alanlarını işgal ettik ve onları şehrin merkezinde yoğunlaşmaya zorladık. Eskiden çeperlerde yaşayan bu hayvanlar, yaşam alanları kalmayınca kaçınılmaz olarak caddelerde ve sokaklarda görünür hale geldi. Bu durumun çözümü için 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun ilk çıktığı günden itibaren eksiksiz ve yasaya uygun bir şekilde uygulanması gerekirdi. Bu kanunun temel felsefesi şudur: ‘Aşıla, topla, kısırlaştır, aldığın yere bırak’ Popülasyonun kontrol altına alınması, ancak köpeklerin üremesinin durdurulmasıyla mümkündür. Bunun için de özellikle dişi köpeklerin mutlaka kısırlaştırılması gerekmektedir. Ancak bu çalışmanın münferit olarak (bugün iki tane, yarın bir tane şeklinde) yapılması hiçbir sonuç vermez; bu durum bilimsel çalışmalarla ve dünyadaki örneklerle de sabittir. Bir seferberlik şeklinde, bir kampanya şeklinde başlanacak ve sahipsiz can dostların en az %70'i, %80'i bir defada kısırlaştırılacak. Kısırlaştırdıktan sonra popülasyon 5 sene içerisinde azalır. 3 senede de kendini gösterir ve 5 sene içinde biter. Ömrünü tamamlayan zaten kendiliğinden elveda deyip gidiyor. Şimdi yeni çıkan yasa diyor ki yerel yönetimlere, yerel yönetimlere bu yetki senin kardeşim. Barınaklarını yap. Barınağın varsa ıslah et. Barınağın yoksa barınak yap. Ondan sonra bütün ekip, ekipman, personelini donat, topladığını da, sokaktaki başıboş can dostlarını da al, oraya mahkum et. Kapat oraya. 2028 yılına kadar süre verdiler. Süre verdiler ama bütçe vermediler.”

Kaynak: Seren Çatalçam