Konut finansman oranlarındaki şok edici artış, mülk edinme hayallerini adeta sil baştan kurguluyor. Bahar başlarındaki nispeten makul yüzdeler, bugünlerde neredeyse tamamen rafa kalktı.
Ekonomik Gelişmeler Ve Faizlerdeki Sıçrama
Dünya genelindeki belirsizlikler ve Orta Doğu sahasındaki çatışma ortamı, finans mecrasında ibreleri tersine çevirdi. Bu hadiselerin yankıları ülkemizde de kendini gösterirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kanadından gelen sıkılaştırma yönündeki kesin beyanlar konut kredisindeki tarifeleri yukarı doğru ivmelendirdi. Çok yakın zaman diliminde %2.49 bareminde konumlanan taban yüzdeler, şimdilerde yerini %2.64 ile %3.00 skalasına terk etmiş vaziyette.

Bankaların Kredi Oranlarındaki Değişimler
Bahar mevsiminin başlarında ofislerde kısmen daha esnek duran oranlar, günümüzde süratle şahlandı. Bilhassa özel iştiraklerde faiz bedelleri %2.64’ün dibine inmezken, pek çok şubede %3 barajı çoktan geride bırakılmış halde. Piyasada hesaplı finansman ayarlamak artık fazlasıyla çetin bir süreç. Az miktardaki devlet destekli bankada indirimli tarifeler gözlemlense de, bahsi geçen nakitlere ulaşma noktasında ağır kota engelleri mevcut bulunuyor.
Geri Ödemelere Yansıyan Şok Ek Maliyetler
Masraflardaki bu katlanma en belirgin biçimde geri ödeme planlarında gün yüzüne çıkıyor. Somutlaştıracak olursak: %2.49 seviyesiyle alınan 1 milyon TL tutarındaki nakitte aylık tahsilat ortalama 26 bin TL sularındaydı. Yüzde %2.75’e tırmandığında ise aylık bedel 28 bin TL’nin ilerisine fırlıyor. Söz konusu başkalaşım, genel ödeme yükünde kabaca 280 bin TL’lik ilave bir fatura manasını taşıyor. Kredi çeken bireyler nezdinde bu açık, uzak gelecekte oldukça ağır bir külfet yaratıyor.



