Eskişehir'de bu saatler arasında Kalabak Su dağıtımı yapılmayacak
Eskişehir'de bu saatler arasında Kalabak Su dağıtımı yapılmayacak
İçeriği Görüntüle

Eskişehirspor'un 61'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kulübün unutulmaz futbolcuları ile Fethi Heper'in oğlu Jeyan Heper açıklamalarda bulundu. Eskişehirspor'un Türk futbolundaki yerini anlatan efsane isimler, geleceğe ilişkin umut mesajları verdi.


“Bugün 3. Lig’de olması gerçekten üzücü”

Eskişehirspor'un efsane futbolcularından Feza Baycan, Eskişehirspor'un kendileri için yalnızca bir futbol kulübü olmadığını söyledi. Çocukluk yıllarından itibaren kırmızı-siyahlı takımın içinde büyüdüklerini belirten Baycan, “Eskişehirspor ve Eskişehir hakkında konuşunca tüylerimiz diken diken oluyor. Çünkü biz Eskişehir çocuğuyuz. Bir amiyane tabir vardır; sıcak suyunu da bozayı da içmiş insanlarız. Onun için Eskişehir bizim için çok özeldir. Eskişehirspor’un 61. yılı denildiğinde, ben şu anda 72 yaşındayım. Kulüp kurulduğunda 11 yaşındaydım. O dönemde her şeye vakıftım. Ben de sokakta futbol oynuyordum. Eskişehirspor’un maçlarına gittiğimizde bazen kaçak girerdik. Giremezsek son 10 dakikada açılan kapılardan içeri girip maçı izlerdik. İnanın, maçtan döndüğümüzde Kamuran Ağabey’in, Fethi Ağabey’in, Nihat Ağabey’in ya da kim iyi oynadıysa onun taklidini yaparak futbol oynardık. Sonuçta bize de genç takımdan Eskişehirspor’a girmek nasip oldu. Ancak bu çok kolay bir giriş değildi. Yüzlerce genç seçmelere katıldı ve biz onların arasından seçilen 5-6 kişiden biri olduk. İyi ki de girdik. O yıl genç takım Türkiye şampiyonu oldu. Ardından o takımın 5 futbolcusu A Takım’a yükseldi. İnanılmaz bir altyapı zenginliği ve oyuncu kaynağı vardı. A Takım’da da aynı şekilde büyük bir zenginlik bulunuyordu. Ancak sayı arttıkça bazı oyuncular forma şansı bulamamaya başladı. Bence sorun da burada başladı. Elbette bunu kulüp başkanları daha iyi bilir ama bir kulübün hem sportif hem de ticari ve ekonomik tarafı vardır. Bu iki tarafın ayrı şekilde yönetilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. O dönemde çok değerli ve çok şöhretli futbolcularımız vardı. Bugün burada gördüğünüz efsaneler gibi isimlerdi. Onlardan birer ikişer satış yapılarak hem kulübe gelir sağlanabilir hem de alttan gelen oyunculara yer açılabilirdi. Bir miktar yapıldı ama tam anlamıyla gerçekleştirilemedi. Keşke o günden bugüne bu süreç doğru yönetilebilseydi. Bugün 61 yıllık bir geçmişten söz ediyoruz. Bu inanılmaz bir rakam. Bence Eskişehirspor, Türkiye’nin en kaliteli takımlarından biri olabilirdi. Böyle büyük bir camianın bugün 3. Lig’de olması gerçekten üzücü. Eskişehirspor denilince aklıma kırmızı-siyah renkler geliyor. Taraftar geliyor. Tüylerimin diken diken olduğu anlar geliyor. Gözlerimizin yaşardığı pozisyonlar geliyor. Çünkü biz Eskişehirspor’u gerçekten çok seviyorduk. Bu nedenle bugün Eskişehirspor’un en çok sevgiye ve kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum” dedi.

"Eskişehirspor sayesinde bir yerlere geldim"

Eskişehirspor'un bir başka efsane ismi Serdal Eroy ise kulübün hayatındaki yerinin çok farklı olduğunu belirterek, “Ben 1957 yılında Eskişehir’de doğdum. Eskişehirspor altyapısından yetiştim ve Eskişehirspor’da futbol oynadım. İlkokulu Sakarya İlkokulu’nda okudum. Fethi Abi gibi Maarif Koleji’nden mezun oldum. Ancak o Eskişehir’de kaldı, ben ise Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümü’ne gittim ve oradan mezun oldum. Eskiden futbolcular arasında kenar semtlerden yetişen arkadaşlarımız vardı. Ancak bazıları şöhrete kapılınca bir anda kayboluyordu. Bu nedenle bizler, abilerimizden gördüğümüz şekilde eğitimimize de devam ettik. Ben 14-15 yıl Süper Lig’de futbol oynadım.
Eskişehirspor denilince aklıma önce kendim geliyorum. Çünkü beni Eskişehirspor yetiştirdi ve bir yerlere getirdi. İki çocuğumu Eskişehirspor sayesinde kazandığım parayla büyüttüm. Onun için çocuklarımın kursağında Eskişehirspor’un ekmeği vardır.
Biz Eskişehirsporluyuz. Hiçbir zaman başka bir takımı tutmayız. Gerektiğinde Eskişehirspor’u eleştiririz de. Ben biraz eleştirel konuşan bir insanım. Bunu başkanla konuşurken de söylüyorum. Çünkü doğruyu bulmak için eleştiri yapmak gerekir. İnsanların da eleştiriye açık olması gerekir. Şimdi soruyorum; Eskişehirspor’da son 6-7 yılda doğru işler yapıldı mı? Yapılmadı. Takım 5 yıl üst üste küme düştü. Bunun nedeni popülist futboldur. Yani dışarıdan sürekli futbolcu alınmasıdır. Bana göre nerede çok transfer varsa orada bir şaibe vardır. Çok transfere gerek yoktur. Bizim dönemimizde 8 tane ağabeyimiz vardı. Onların yanına altyapıdan 5 genç oyuncu eklenirdi. Eskişehirspor’u bu şekilde yaşattık ve takımı ilk 5’in altına düşürmedik. Ancak daha sonra hamiline kartla gelen futbolcular ve hamiline kartla gelen antrenörler ortaya çıktı. Eskişehirspor da bu duruma geldi. Popülist futbol anlayışı Eskişehirspor’u bugünkü noktaya getirdi. 61 yıllık Eskişehirspor tarihinde yaklaşık 100 maça çıktım. Takım küme düşerken de oynadım, başarılı dönemlerinde de görev aldım. Eskişehirspor 3. Lig’deyken antrenörlük yaptım ve takımın 2. Lig’e çıkmasında görev aldım. 2. Lig’de de antrenörlük yaptım. Son maçın ardından görevden ayrıldık ve yerine Yılmaz Vural geldi.

Eskişehirspor’da her zaman bir emeğimiz oldu. Eskişehirspor bizim hayatımızdır. Buradaki ağabeylerimizin hepsi de böyledir. Biz Eskişehirsporluyuz ve başka takım tutmayız. Eskişehirspor amatör kümeye düştüğünde de yanında olduk. Eskişehirspor’un marka değerini herkes biliyor. Bir takım amatör kümede oynarken 35 bin seyirciyi stada getirebiliyorsa bu marka değerindendir. 3. Lig’de oynarken binlerce taraftarı tribüne çekebiliyorsa bu da marka değerindendir. Ancak yönetimler bu marka değerini yeterince kullanamıyor. Marka değeri bu kadar yüksek olan bir kulüp, iyi bir ekonomik planlama ve doğru bir yönetim anlayışıyla 3-5 yıl içinde bütün borçlarını ödeyebilir. Eskişehirspor’un borcu ödenemeyecek kadar büyük değildir. Üstelik Eskişehirspor’a yıllar boyunca çok büyük destekler verildi. Bir dönem Türkiye’de transferlerden en fazla gelir elde eden kulüplerden biriydi. Buna rağmen takımın 5 yıl üst üste küme düşmesi kabul edilemez. Bunun adı kötü yönetimdir” ifadelerini kullandı.


“Eskişehirspor’un bugünkü duruma düşmesinin en önemli sebebi altyapıdan futbolcu yetişmemesidir”

Kulübün unutulmaz isimlerinden İlhan Çolak da Eskişehirspor'un başarısının temelinde birlik ve beraberliğin bulunduğunu söyledi. Çolak, “Bugün Eskişehir’de Eskişehirspor’un kuruluşunun 61. yılını kutluyoruz. Takım 19 Haziran’da kuruldu. Ben ise askerden 26 Eylül’de geldim ve Eskişehirspor’a katıldım. Bu takımda 10 yıl futbol oynadım. Bugün maçlara gidiyoruz ve taraftarı izliyoruz. Bana göre bunlar taraftar değil, seyirci. Çünkü bir taraftar 10. dakikada, 20. dakikada sahaya su atmaz. Sahaya hiçbir zaman yabancı madde atılmaz. Takım kötü şekilde kullanılmaz ve zarar verilmez. Eskişehirspor denilince aklıma ilk olarak arkadaşlık, birlik ve beraberlik geliyor. Futbol takımı da böyleydi, yönetim de böyleydi. Düşünebiliyor musunuz, ben 10 yılda sadece üç başkan gördüm. Yöneticilerin büyük bölümü de aynı kaldı, sadece birkaç kişi değişti. Eskişehirspor’un bugünkü duruma düşmesinin en önemli sebebi altyapıdan futbolcu yetişmemesidir. Bir diğer sebep ise transfer politikasıdır. Yugoslavya’nın dağılmasının ardından yabancı futbolcuların gelmesiyle transfer düzeni değişti, futbol ortamı da değişti.

Eskişehirspor’un yeniden düze çıkması için transfer politikasını değiştirmesi gerekiyor. Son 5 yılın en iyi yönetimi, en iyi teknik ekibi ve en iyi kadrosu bu dönemde kuruldu. Bu yıl şanssızlık sonucu hedefe ulaşamadılar. Ancak hatalarını da kendileri değerlendirip bulacaklardır.
Ben Eskişehirspor’un bu sezon 2. Lig’e çıkacağına inanıyorum. Hatta buna en çok inanan kişinin ben olduğumu söyleyebilirim” diye konuştu.


“Eskişehirspor denilince aklıma ilk olarak babamın futbolu bıraktığı yıllardaki anılar geliyor”

Eskişehirspor'un ve Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden merhum Fethi Heper'in oğlu Jeyan Heper ise şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Eskişehirspor'un 61. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Bu bizim için çok güzel bir olaydır. Çünkü Eskişehirspor bu şehrin ortak paydası ve ortak değeridir. Son iki yıldır bize harika mutluluklar yaşattı. Daha da iyi olacağına inanıyoruz. Takımımızın ve futbolcularımızın arkasında durarak bu büyük heyecanı yaşıyoruz. Eskişehirspor denilince aklıma ilk olarak babamın futbolu bıraktığı yıllardaki anılar geliyor. O dönemde babam bir sakatlık yaşıyordu. Menisküs nedeniyle dizlerinden rahatsızdı ve futbolu bırakmak zorunda kaldı. İnsanların babama duyduğu sevgiyi anlıyordum ama aynı zamanda onun yaşadığı acıyı da görüyor ve üzülüyordum. Bu nedenle futbol benim kafamda bir çelişki oluşturuyordu. Ancak çocukken nereye gidersem gideyim insanların 'Fethi Heper' diye seslenmesine ve babamın gördüğü değere tanık olmak büyük bir gurur kaynağıydı. Yıllar geçtikçe onun ne kadar önemli bir değer olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Kendisi de bu değeri size aktarıyor. Kardeşimle birlikte biz de spor yaptık ve hayatımız boyunca güzel başarılar elde ettik. Ancak eğitim her zaman önceliğimiz oldu. Eğitimimizi çok iyi kurumlarda tamamladık. Şimdi ikimiz de yurt dışında Türkiye'yi temsil ediyoruz.”

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi