Yeniden Refah Partisi ile yürütülen temaslarda önemli mesafe kat edildiğini belirten Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Türkiye'nin kutuplaşmayı değil ilkesel birlikteliği konuşması gerektiğini söyledi. Bingöl ayrıca Eskişehir'in su geleceğine ilişkin de uyarılarda bulunarak, 2030 yılına kadar yeni su kaynaklarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
"50+1 sistemi değişmeli"
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, “Yeniden Refah'la görüşmelerimiz sadece Gelecek Partisi'nin kendisini feshetmesiyle ilgili değil. Öncesinde de bu görüşmeler devam ediyordu. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. 50+1 ucube sistemdir. Bu sisteme karşı partilerin bir araya gelmesi gerekli. Ancak biz sadece ‘şu parti, bu parti kazansın’ kelimesine bakmayız. Ülkenin kazanmasını istiyoruz. Gerçekten ülkemizin ciddi sorunları var. Bu sorunlar gün geçtikçe de büyüyor. Mevcut hükümet artık bunun altından kalkamıyor. Ana muhalefet partisine de yapılan operasyonlar var. Türkiye'de bütün partilerin, sağdan soldan, bir araya gelebileceği ama ilkesel anlamda bir yeniden büyük Türkiye'nin inşasıyla ilgili bir süreci de başlatmış olduk. Böyle bir ittifakın Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim. Eskişehir'de de bunun ciddi sonuçları olabilir diye düşünüyorum. 2027 yılında bir seçim var. Ancak öncesinde de bir parlamenter sisteme geçişle ilgili bir ihtimal de var, bu konuşuluyor. Dolayısıyla bütün bunları bugün bilmeden bazı şeyleri ifade etmek çok net olarak doğru bilgiyi vermemiş oluyoruz. Sağdan soldan bütün partiler bir araya gelebilmeli, kutuplaştırıcı bir söylemden mutlaka bu ülke uzaklaşmalıdır” diye konuştu.
“Siyaset yargıyla dizayn edilmemeli”
Bingöl, “Türkiye'de bir ana muhalefet partisine ihtiyaç var ama bugün maalesef bir yargı müdahalesiyle böyle bir tablo oluştu. Saadet Partisi olarak şu aşamada ‘bir belediye başkanlığını kazanalım’ mücadelesini vermiyoruz. Bizim daha ilkesel bir duruşumuz var. Bir sabah şafak operasyonuyla belediye başkanları gözaltına alınabiliyor. Böyle bir şey olamaz. Biz Saadet Partisi olarak buna karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Elbette yargılama olur, suçlu insanlara varsa cezaları verilmeli. Böyle bir siyasetle dizayn yapmak doğru değil ve bu ülkenin lehine değil, aleyhine” dedi.
"Türkiye'nin üç yeni bakanlığa ihtiyacı var"
Bingöl, “Türkiye'de su meselesinin çözülebilmesinin tek bir çözümü var: Birincisi su yönetiminin olması, bir de farklı kurumlar bu konuda birlikte hareket etmiyor. Bir sürü bakanlık bu konuyla ilgili ayrı ayrı bir görüş ortaya koyuyor. Su yönetimi tek merkezden yönetilemediği için bu sorunlarla karşı karşıyayız. Türkiye'nin şu an üç tane bakanlığa ihtiyacı var: Su bakanlığı, yolsuzluklardan ülkeyi kurtaracak bir bakanlık kurulması, doğal afetlerden ülkenin korunmasıyla ilgili bir bakanlığa ihtiyaç var. Aşırı su çekimi, kuraklık ve betonlaşma nedeniyle doğal yenilenme hızının çok altına düşüldüğü için bu su sıkıntısını yaşıyoruz. Şu an %67 tarımda su kullanılıyor Türkiye'de su miktarının, %16'sı sanayide kullanılıyor, %11'i konutlarda kullanılıyor. Eskişehir'de de sondaj yapan insanlarla görüştüğümüzde 150, 200, 250 metre derinliğine iniyor. Dolayısıyla bu aslında doğal seyri de bozuyor. Ben bununla ilgili eğer bilinçli bir su tüketimi olursa bütün bu sorunların ortadan kalkabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
"Eskişehir 2030'a hazırlanmalı"
Bingöl, “Devlet Su İşleri'nin Eskişehir'e yaptığı yatırımları yetersiz görüyorum. Zaten en büyük sorun bu. Bakın ben Çifteler'deki suyla ilgili orada bir çalışma yaptılar, su birikti, tekrar geri çekildi. O bölgede aslında tarımda çok farklı su kullanılıyor. Burada tarımsal nitelikte, tarımsal ürünlerin niteliğinin değişmesi lazım. Sebze, suyu çok tüketiyor, dolayısıyla bundan vazgeçilmesi lazım. Suyun bol olduğu yerlerde bu olmalıdır. Onun için tarım politikası şu an Türkiye'de çökmüş durumda. 2030 yılında nüfusumuz 1 milyon 200 bin kişi olacak. Dolayısıyla şu anki kapasite yeterli değil. 2030 yılına kadar Eskişehir'de su kaynakları bulunmalıdır” dedi.





