Eskişehirli Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, son dönemde gençlerin bağlamaya olan ilgisinin gözle görülür şekilde arttığını söyledi. Geleneksel Türk müziğinin simge enstrümanları arasında yer alan bağlama, geçmişte öğrenme imkânı bulamayan anne ve babaların yarım kalan hayallerini, bugün çocuklarının ellerinde yeniden canlandırıyor.
Eskişehir’de bağlama kursları ve bağlama eğitimi alan gençlerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Ulutaş, bu ilginin temelinde kültürel miras bilinci, aile desteği ve nesiller arası müzik aktarımı olduğunu vurguladı. Ulutaş, öğrencisi Miraç’ın annesinin çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini, anne ve çocuğun birlikte icra ettikleri bağlama düetlerinin hem duygusal hem de kültürel açıdan büyük anlam taşıdığını ifade etti.
"Gençlerimizin bağlamaya eğilimi çok fazla ve çok da başarılılar"
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, gençlerin enstrüman tercihlerine değinerek, bağlamanın erkek çocuklar arasında "demirbaş" olduğunu vurguladı. Ulutaş, konuşmasında, "Gençlerimizin son zamanlarda en çok tercih ettiği enstrümanların başında, özellikle bayanların tercih ettiği enstrümanlarda elektrogitar, kalimba ve ukulele geliyor. Erkeklerde ise kültürümüzün vazgeçilmez demirbaş enstrümanı olan bağlama ve son zamanlarda da kabak kemane tercih edilmektedir. Özellikle 7-20 yaş arası gençlerimizin ilk tercihi bağlama oluyor. Bunun nedeni, geçmişte annelerimizin, babalarımızın o günkü şartlarda öğrenemediği bu enstrümanı çocuklarının çalmasını istemeleridir. Gençlerimizin bağlamaya eğilimi çok fazla ve çok da başarılılar. En güzel özelliği ise kendilerini ifade edebilmeleri. Bağlama çalan bir çocuk, utangaçlık duygusunu yenerek kendini çok daha iyi ifade edebiliyor" ifadelerine yer verdi.
"Yeni düet ne zaman diye soruyorlar"
Annesinin bağlama çalma isteğini yerine getirmek için sazın başına geçen Miraç Savaş, enstrümanı kısa sürede öğrenerek çevresindekilerin takdirini topladı. Bir yıldır eğitim aldığını belirten Savaş, "Annem saz çalmak istiyordu ama kendisi beceremediği için bana söylediler. Ben de gitar yerine bağlamayı tercih ettim. İlk zamanlarda acemiyken Cemalettin hocam bana birçok şeyi öğretti. Öğrendikçe hevesim daha da arttı, kurs günlerimi iple çekiyorum. Şimdi annemle düet yapıyoruz; ben çalıyorum, annem söylüyor. Çevremdekiler bizi gördüğünde 'Yeni düet ne zaman' diye soruyorlar" ifadelerini kullandı.
Çocukluk hayalini oğlunda gören anne Rabia Savaş ise yaşadığı gururu dile getirdi. Kendi denemelerinin sonuçsuz kaldığını ancak oğlunun başarısıyla mutlu olduğunu belirten anne, "Bağlama hevesi aslında çocukluğumdan beri bende vardı ama ben bir türlü beceremedim. Oğlumun 'Anne, ben saz çalacağım' dediği gün ondan daha çok heyecanlıydım. Aradan bir yıl geçti ve şimdi çok güzel çalıyor. Onunla birlikte müzik yapmak benim için çok değerli" dedi.





