"Hamidiye Öğretmen Okulu sessizce ölüme terk ediliyor"
"Hamidiye Öğretmen Okulu sessizce ölüme terk ediliyor"
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’in sosyal, kültürel ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan tarihî Halkevi’nin yeniden inşa edilmesi için Yapım İşi Başlama Töreni düzenlendi. Sivrihisar 1 Caddesi’nde gerçekleştirilen törene Önceki Dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, meslek odalarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilecek Halkevi’nde sosyal kütüphane, atölye alanları, amfi, seminer salonları ve ticari alanlar yer alacak.

“Halkevlerinin olduğu yerlerde şehrin merkezidir, göbeğidir”

Önceki Dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Halkevlerinin Cumhuriyet dönemindeki kültür, sanat ve eğitim hareketlerinin merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Halkevinin bulunduğu bölgede doğup büyüdüğünü anlatan Büyükerşen, “Benim çocukluğumun geçtiği bölgede Bayatpazarı bölgesine dahildir, ben orada doğup büyüdüm. Hemen yanındaki okula, devrilen isim ilkokula, benim bitirdiğim ilkokul, adı İnkılap'tır. Hemen onun caddenin, Mutallip Caddesi'nin yanındaki diğer okul ise Cumhuriyet adını taşımaktadır. İnkılap ve Cumhuriyet düşündüğünüz zaman bu iki sözcüğün, Türkiye'de bu ülkeyi kuranların nasıl geniş bir ufka sahip olduklarının bir anlamdaki ifadesidir. Hakikaten Halkevi isimden, isim bir kere çok güzel, Halkevi, Halkevi. Halkevi nedir? Halkın hayatını, yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği yerdir, bir aile ocağıdır. Halkevleri Cumhuriyet'in kurulmasından sonra halkın sahip çıkacağı ve bütün kültür hareketleri, sanat hareketleri, eğitim hareketlerinin yapıldığı yerin doğuş ocağıdır. O bakımdan Halkın Evi sözcüğü bence bu şehirdeki ya da o dönemde bütün Türkiye Cumhuriyetindeki şehirlerde yaşayanların kendilerini kendi evlerinde hissedecekleri, uykuda geçen zamanlarının dışında bir de işte üretimde geçirecekleri zamanların dışında vakit geçirdikleri yer demektir. Nerede vakit geçireceklerdir? İşte orası son derece önemli. Kültürle, sanatla Atatürk ilke ve inkılaplarını yaşatmak, gelişecek bir ocak demektir. Şehirlerin, dikkat ettiyseniz eğer fotoğrafları hala yaşayan, hala binaların durduğu Halkevlerinin olduğu yerlerde şehrin merkezidir, göbeğidir. Bir bakımı o şehrin merkezine dikilen bir meşaledir. Bir sanat ve kültür meşalesidir” dedi.


“Temelini attığımız proje cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir'e ve Türkiye'ye hatırlatılmasıdır”

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Halkevinin 1932 yılında faaliyet göstermeye başladığını, 1936 yılında ise bugünkü yerine taşındığını belirtti. Projenin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla dönemin belediyesi tarafından hazırlandığını aktaran Ünlüce, “2026 Eskişehir yılında sizlere söz verdiğimiz projelerin içinden bir tanesi de bugün burada bulunduğumuz temel atma projesini gerçekleştirdiğimiz yer. Nedir bu proje? 1932 yılında Eski Süleyman Çakır Lisesi'nin olduğu yerde başlıyor Halk Evi ilk defa. Sonra 1936 yılında buraya taşınıyor ve burada açılma, projenin yapılması talimatı da büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından veriliyor. Dönemin Eskişehir Belediyesi'nin fen işleri şefi Mimar İzzet Baysal tarafından projesi hazırlanarak hayata geçiyor ve açıldığı günden itibaren Eskişehir'in sosyal, eğitim, kültür hayatını burada büyük bir kalp atışıyla tam da Eskişehir'in merkezinde kalbinde canlandırıyor. Ve bu önemli atılım ne yazık ki 1951 yılında kapatılarak ve sonrasında da 10 parçaya bölünerek satılmasıyla o güzel dönem sona eriyor. Profesör Doktor Yılmaz Büyükerşen'in belediye başkanı seçilmesinden sonraki süreçte 2003 yılında mahkeme kararıyla burası tescil altına alınıyor. Daha sonra hatırlarsınız bu bölgede 8 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm projesi vardı. O projenin içinde aslında burası çok daha erken hayata geçecekti. Fakat mahkeme kararlarıyla iptal edilince büyük bir talihsizliğe uğradı. Biz de 2019 yılında mahkeme kararlarından sonra 8 mahalle her ne kadar ibraz edilmiş olsa da en azından Porsuk 1, şu an gördüğünüz Çukurçarşı ve devamı ve sonrası Porsuk 2, eski otogarın olduğu yeri bilirsiniz. Oradan başlayarak Kent Park'a uzanan alanda kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Eski otogarın olduğu bölgede geçen sene dönüşüm başladı biliyorsunuz. Biz de bugün büyük bir gururla Çukurçarşı'nın olduğu bölgede Eskişehir'in kalbinde bu dönüşümün ilk temelini atıyoruz buradan ve bu bizim için büyük bir gurur, büyük bir onur. Eskişehir'in hafızasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e cumhuriyete bir saygı duruşu. Bugün bizim temelini attığımız proje cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir'e ve Türkiye'ye hatırlatılmasıdır” diye konuştu.

“Eskişehir adına önemli bir kazanım”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Halkevi binasının yeniden projelendirilerek hayata geçirilmesinin kent adına önemli olduğunu ifade etti.
Ataç, “Eskişehir, Odunpazarı evleri Odunpazarı'nda, Tepebaşı'nda ise Cumhuriyet döneminin sektör binalarıyla tescillenmiş olan bir bölgedir. Neticede elimizde çok önemli kaynak yoktur gerçekten, başka illerle kıyasladığımızda. Ama Halkevinin binasının hatırlanması ve projelendirilip bugün hayata geçmesi gerçekten Eskişehir adına çok önemli bir kayıttır ve büyük mutluluktur. 1932'de hayata geçiyor, 1951'de de Demokrat Parti döneminde kapatılıyor. Hatırlarsanız 1954'te de köy enstitüleri kapatıldı. Yani şanssız bir dönem o dönem. Ama ne var, bugünlerde yaşayan insanlarımız, büyük değerlerimiz, bilim adamları bu konuların korunması açısından çok büyük gayret sarf ediliyor. Biraz önce söylediğim gibi benim de bölgem olmamak üzere Halkevinin açılması bana da Tepebaşı Belediyesi olarak büyük mutluluk verecektir” ifadelerini kullandı.


“Topluma yeniden kazandırılması çok önemli”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise Halkevinin yeniden topluma kazandırılmasının uzun süredir beklenen bir çalışma olduğunu dile getirdi. Kurt, "Halkevi binasının yeniden topluma kazandırılması çok önemli işlerden birisidir. Eski bir Halkevci olarak, 3. kuruluş döneminde Halkevleri Eskişehir şube başkanlığını yapan birisi olarak teşekkürlerimi arz ediyorum. Umarım dilerim Halkevi binasının içi de yepyeni duygularla, yepyeni düşüncelerle topluma hizmet eder. Bu nedenle hepimizin özlemle beklediği inşaat bir an önce biter, kazasız belasız bir iş mevsimi diliyorum” dedi.

“Çağdaş yapım tarzıyla da birleştirerek ortaya çıkartılmış olması çok kıymetli”

TMMOB Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan, “Halk Evi yapısı Eskişehirliler için gerçekten çok kıymetli bir yapı. Kent belleğinde, kent hafızasında önemli bir yeri olan, bugünden geçmişe mutlaka hayatımızın belli bir noktasında bir referans olmuş, bir buluşma noktası olmuş simge yapılardan biridir. Bu yüzden kent belleğinde bu kadar önemli bir yeri olan yapının, yapım sürecinin ilk adımında sizlerle burada birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Özellikle mimari konuda bir konuya vurgu yapmak istiyorum: Bu tip yapılarda, özellikle de rekonstrüksiyon tarzı bir projelendirme aşamasında, normal yeni yapılan yapıların projelendirme aşamasından çok daha farklı olduğunu, mimari koruma ilkelerine dayanarak aynı zamanda günümüz fonksiyonlarının çağdaş yapım tarzıyla da birleştirerek ortaya çıkartılmış olması çok kıymetli” diye konuştu.

“Kentler hafızalarıyla da gelişir”

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Feride Betül Hacımusalar Yörükçü de "Cumhuriyetin en büyük gücü; bilgiyi, kültürü ve bilimi toplumun ortak değeri haline getirebilmesidir. Halkevleri bu anlayışın en güçlü simgelerinden biri olmuştur. Çünkü biliyoruz ki çağdaş bir ülke ancak düşünen, sorgulayan, üreten ve kültürle beslenen yurttaşlarla yükselebilir. Bugün aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen bu tarihî yapı, geçmişe duyulan saygının yanında geleceğe duyulan güvenin de bir göstergesidir. Kentler sadece yolları, köprüleri, binalarıyla büyümez; kültürleriyle, hafızasıyla ve ortak değerleriyle de gelişir. Tarihine sahip çıkan kentler geleceğini de daha sağlam temeller üzerine kurar. Biz inşaat mühendisleri yalnızca betonarme yapılar inşa etmiyoruz; aynı zamanda toplumun yaşam kalitesini yükselten, ortak hafızasını koruyan ve geleceğe umut taşıyan eserlerin oluşmasına katkı sunuyoruz. Bir yapının gerçek değeri yalnızca mühendislik başarısıyla değil, topluma kattığı anlamla ölçülür. Bu nedenle kentimizin tarihine, kültürüne ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyor, her zaman desteklemeye devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum” dedi.


Konuşmaların ardından Halkevi Projesi’nin yapım süreci başlatıldı. Yapının tamamlanmasının ardından kültür, sanat, eğitim ve sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olarak Eskişehirlilerin hizmetine sunulması planlanıyor.

Kaynak: Resul Umut Budak