Eskisehir.net’te yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan Şakar, elektrik kesintilerinin temel nedenleri arasında yetersiz altyapı, bakım eksiklikleri ve özelleştirilen dağıtım sistemindeki sorunların bulunduğunu ifade etti.
“Ticari anlama dönüştü”
Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Şakar, “Enerji alt yapısı değerlendirdiğimizde Türkiye'yi baz alarak Eskişehir'i sorarsak çok kötü değerde değiliz. Maalesef bir takım sıkıntılar yaşanıyor Eskişehir'de de. Özellikle, artan talep, kentleşmenin artması ve özellikle sanayi yatırımının yoğunlaşmasından dolayı Eskişehir'deki mevcut tablo, baskılanma durumuna geçti. Artık TEİAŞ'ın Eskişehir'e vermiş olduğu altyapı kaldıramaz hale geldi. Eskişehir'e altyapıyı sağlayıcı kurum yani bu TEİAŞ oluyor. Bir de bu kurumun sağladığı enerjiyi Eskişehir içine dağıtan dağıtım firması o da Eskişehir ve bünyesindeki illerde OEDAŞ sorumluluğunda geliyor. Biliyorsunuz, OEDAŞ ve OEDAŞ'a benzer birçok, kurum, özelleştirme adı altında yapılan, sistemle, elektriğin dağıtımının tamamen, ticari anlama dönüştürülmesi haline getirdi. Tabii bu da farklı olarak ticari, bir sonuç almak isteyen şirketlerin birçok yapması gerekli şeyleri yapmaması anlamına geliyor. Özellikle tamamlayıcı bakımların, arıza gidermelerin ve gerektiğinde tesisatla ilgili şirket sistem tesisatıyla ilgili yapması gereken organizasyonların ertelemesi anlamına geliyor” diye konuştu.
“Ana trafo değişimleri söz konusu”
Şakar, “Özellikle dağıtım şirketlerinin yine aynı bazda, ticari anlamda düşünüldüğünde personel politikalarını da aynı şekilde, kurumsal bir havaya sokamamış olmaları ve sürekli personel sirkülasyonundan dolayı da uzman kadronun bir türlü oluşturulmaması da yine aynı şekilde enerji altyapısını sağlayan ve dağıtımını sağlayan bu firmaların vatandaşlarımıza vermiş olduğu hizmeti maalesef kesintiye uğratmakta ve kalitesini düşürmektedir. Bu da önemli bir etkendir. Özellikle 2025 yılının sonlarında, Eskişehir'imizle ilgili altyapıya yönelik bir takım, planlamalar ve yatırıma yönelik oluşumlar başladı. Hatta bu konuyla ilgili bizim de bildiğimiz TEİAŞ tarafından yeni bir trafolandırma sistemine geçildi, bunlardan bir tanesi de hatta yapıldı ama hala yapılması gereken ana trafo değişimleri söz konusu. Buna bağlı olarak da dağıtım şirketinin, orta ölçekli akım sistemini ayarlaması gerekiyor. Şehrimizde oluşan elektrik kesintilerinin en önemli sebeplerinden bir tanesi de bu. Hem aşırı yüklenme şebekeye hem de zamanında bakım ve onarımların yapılmaması ve önleyici tedbirlerin alınmamasından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.
“Ucuza üretiyoruz pahalıya tüketiyoruz”
Şakar, “Açıkçası elektriği ucuza üretiyoruz, pahalıya tüketiyoruz. Özellikle üç senedir EPDK dediğimiz kurum tarafından yönetilen bu sistem değişik bir fiyatlandırmaya geçti. Yani direkt elektrik zammı yerine gizli zam parantezinde tüketicilerimizin elektrik fiyatlarının artmasına neden olan bazı programlara başladılar. Bunlardan bir tanesi özellikle biliyorsunuz normalde son kaynak tüketici tarifesi olarak adlandırılan tarifede, 2020 yılından önce 1 milyon kilovatsaat olan sınır önce 7 milyona, sonra 5 milyona, en son da oldukça yüksek bir düşümle 4 bin kilovatsaate düştü. 4 bin kilovatsaat yıllık bazda düşündüğünüzde ortalama bir hanenin yaklaşık yaktığı elektrik miktarı kadarlık bir miktarı kastediyor. Yani birazcık fazla harcarsanız sizin faturanız ikiye katlanıyor anlamına geliyordu. Hatta bunun ilk önce 3 bin kilovata düşme gibi durumu vardı ki bu pozisyona gelindiği zaman hane başına aylık bazda yaklaşık 250 kilovatsaatlik bir tüketim söz konusuydu ki bu da bizim zaten 4 kişilik bir ailenin normal tüketimidir. Dolayısıyla herkesin etkilenmesi durumu olacaktı. İşte bizim yapmış olduğumuz itirazlar, kamuoyunda yapılan reflekslerden dolayı bu 4 bin kilovatsaatte tutuldu. Ama o da aylık 333 kilovatsaate denk geliyor aylık bazda. Dolayısıyla bu da birazcık fazla tüketimle hemen abonelerin etkilenmesine neden oluyor. Hatta özellikle apartmanlarda ve site sakinlerinin kullanmış olduğu ortak kullanımlarda bu alan çok daha yüksek olduğu için kullanım, otomatik olarak zaten birçoğu etkilendi. Dolayısıyla yüzde yüze yakın bir zam gelmiş oldu” diye konuştu.
“Dağıtım bedeli yüzde 650 artmış”
Şakar, “5 yıllık baremde enerji bedeli aslında bizim yansıyan enerji bedeli yaklaşık %24 civarında artmış. Çok düşük bir artış. 5 yıl var. Ama dağıtım bedeli diye alt adı altında alınan bedel %650. Yani aslında biz dağıtım şirketlerinin ayakta kalması için uğraşan bir tüketici halindeyiz maalesef. Aslında bu dağıtım bedeli kamuda kalmış olsaydı çok daha düşük bedellerde olacaktı ve kâr amacı güdülmediği için de maalesef biz bu kadar yüksek enerji fiyatı ödemiş, ödememiş olacaktık. Biz Elektrik Mühendisleri Odası olarak sürekli dile getirdiğimiz bir şey var: Enerji, insanlar için bir haktır, temel haktır. Yani bunun kesinlikle kurumsal anlamda insanlara yönlendirilmesi gerekiyor ama ticari anlama soktuğunuz anda tabii ki ister istemez karşı taraf ticari beklentilerini göz önüne alarak, kâr etmeyi baz alarak buradan gelen şeyi kendine göre çalışmalar yapmak zorunda kalıyor” dedi.
“Enerji verimliliği yüksek cihazlar tercih edilmeli”
Şakar, “Tarifelendirme ile ilgili siz dağıtım şirketiyle bir anlaşma yaparsanız üçlü ya da dörtlü tarife diye bahsettiğimiz aslında önümüze sunulan buydu bizim yıllar önce. Bu tarifeyle kullanıma yönelik avantaj sağlama şansınız var ama maalesef tarifelerin öncelikle dördüncü tarifesi iptal edildi. Yani bu kullanılmadı. Bu neydi? Hafta sonu kullanımlarının çok ucuz olacağı bir tarifeydi. O zaten devre dışı kaldı hiç kullanılmadı. Dolayısıyla bizim ondan yararlanma şansımız kalmadı. Diğer üçlü tarifeye gelince de üçlü tarifede gündüz kuşağında uygulanan tarife şu anki standart tarifeye yakın bir tarife. Akşam saatlerinde yani akşam 17 ile 22 arasında uygulanan tarife ise gündüz tarifesinin yaklaşık 4 katına yakın bir tarife. Gece tarifesi ise çok ucuz tarife yani gündüz tarifesinin yarısı kadar. Ama gece tarifesini kullanabilmeniz için dediğiniz gibi gece saat 10'dan 11'den sonra elektrikli araçları kullanmanız gerekiyor ve insanlar uyuduktan sonra elektrikli araç kullanma diye bir söz konusu olmuyor. Genelde biz çalışan kesimler olarak düşündüğümüzde eve akşamleyin gidiyoruz, tüm elektrikli aletleri çalıştırmaya başlıyoruz. Aydınlatma keza öyle soğutma ve ısıtma keza öyle. Hatta geceleyin ne yapıyoruz kombimizi kapatıyoruz değil mi? Tam tersini uyguluyoruz aslında, gece açmamız lazım ama gece açmanın bir anlamı kalmıyor. Dolayısıyla bu tarifeye avantaj haline getirmek çok da mümkün değil. Açıkçası tüketici olarak, abone olarak bizim yapacağımız tek şey maalesef kullanımlarımıza dikkat etmek. Nasıl dikkat edeceğiz? İşte kullandığımız cihazlarımızın A+ cihazlar olduğunu, enerji verimliliği yüksek cihazlar olduğunu, özellikle rezistansa yönelik kullanımdaki cihazların minimize edilmesi ve kullanılmayan sistemlerin zamanında kapatılması; bunları çocuklarımıza öğretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.





