Arkeologlar tarafından yıllar önce gün yüzüne çıkarılan bu ekmek, sıradan bir mutfak kalıntısı değil. Yapılan incelemelere göre, MÖ 3200–3000 yıllarına tarihlenen ekmek, bir yapının girişine bilinçli şekilde bırakılmış ve üzeri kırmızı toprakla örtülerek korunmuş. Uzmanlar, ekmeğin bir parçasının özellikle koparıldığını ve bunun ritüel bir sunu olduğunu düşünüyor.
YÜKSEK TEKNOLOJİ İLE ANALİZ EDİLDİ
Araştırmacılar, bu eşsiz buluntuyu incelemek için modern arkeometri tekniklerinden yararlandı. Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), FTIR ve Raman spektroskopisi ile termal analiz yöntemleri kullanılarak ekmeğin yapısı moleküler düzeyde incelendi. Bu sayede binlerce yıl öncesine ait bir tarif adeta yeniden oluşturuldu.

GERNİK BUĞDAYI VE MERCİMEK KARIŞIMI
Analiz sonuçlarına göre ekmeğin ana malzemesi, eski tarım toplumlarında yaygın olarak kullanılan gernik (emmer) buğdayı. Ancak dikkat çekici olan nokta, hamura az miktarda mercimek de eklenmiş olması. Bu durum, dönemin insanlarının besin değerini artırmak için bilinçli tarifler geliştirdiğini gösteriyor. Ayrıca ekmekte bulunan bitki sapı parçaları, tahılların ince elenmeden, tam tahıl formunda kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu da lif açısından zengin, kaba yapılı bir ekmek üretildiğine işaret etti.
MAYALI VE YÜKSEK SICAKLIKTA PİŞİRİLMİŞ
Mikroskobik incelemelerde tespit edilen hava boşlukları, ekmeğin mayalandığını gösteriyor. Bu bulgu, Tunç Çağı’nda fermantasyon tekniklerinin bilindiğini kanıtladı. Termal analizler ise ekmeğin 150–160°C’nin üzerinde, kısa sürede pişirildiğini ortaya koydu. Bu da dönemin fırınlama teknolojisinin oldukça gelişmiş olduğunu gösterdi.

ANADOLU MUTFAK TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Bu önemli keşif, Anadolu’nun mutfak geçmişine dair çarpıcı bilgiler sunuyor. 5.000 yıl önce yaşayan insanların sadece temel besinlerle yetinmediği, aksine karmaşık ve besleyici tarifler geliştirdiği anlaşılıyor. Araştırma sonuçlarının hem arkeoloji hem de gıda bilimi alanında yeni çalışmalara ilham vermesi bekleniyor. Çalışma, Lesaffre Türkiye’nin desteğiyle gerçekleştirilirken, bilimsel bulgular uluslararası saygın dergilerde yayımlandı.





