Eskişehir'de Koruyucu Aile'si oldukları Ayşe isimli çocuğun zihinsel engelli çıkması sonrasında, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri "İstediğiniz taktirde çocuğu geri alabiliriz" seçeneğini reddeden aile, 11 buçuk yıldır mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Anne Hatice Kadir, "Allah korusun vermeye niyetimiz yok ama öyle bir şey olmuş olsa Ayşe kaldıramaz. Ben de kaldıramam, onsuz yapamam" diye konuştu.

Eskişehir’de yaşayan 68 yaşındaki Ali Kadir ve 63 yaşındaki eşi Hatice, yaklaşık 11 buçuk yıl önce başka bir ailenin koruyucu ailelik deneyiminden etkilenerek benzer bir adım atmaya karar verdi. 43 yıllık evli olan ve bir kız çocukları bulunan Kadir çifti, çocuklarının da onayını aldıktan sonra Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvurdu. Gerekli değerlendirme ve işlemlerin ardından, o dönemde 6 yaşında olan Ayşe U. ile tanıştırılan çift, minik kızı çok sevdi ve kısa sürede aralarında güçlü bir bağ kuruldu. Kısa sürede Ayşe’yi ailelerinin bir parçası gibi görmeye başlayan çift, resmi olarak onun koruyucu ailesi oldu.
İşlemlerin tamamlanmasının ardından küçük Ayşe’yi yanlarına alan Kadir çifti, kısa süre sonra bir akraba ziyaretine gitti. Ziyaret sırasında Ayşe U.'nun davranışlarında bazı farklılıklar fark eden aile, durumu önemseyerek hemen bir sağlık kuruluşuna başvurdu. Yapılan kontroller sonucunda Ayşe’nin zihinsel engeli olduğu ortaya çıktı. Bu gelişmenin ardından Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri, aileye isterlerse çocuğu geri teslim edebileceklerini belirtti. Ancak Kadir çifti, Ayşe’yi çok sevdiklerini ve bu durumun Allah’ın bir takdiri olduğunu söyleyerek, onun özel gereksinimli bir çocuk olduğunu öğrendikten sonra da yanında kalmasını istediler. Çift, Ayşe’den asla vazgeçmedi.
Koruyucu ailesine çok alışan Ayşe U., eğitimine devam ederken ablasının desteğiyle her zaman korunup kollanıyor. En sevdiği uğraş olan kolye ve bileklik dizmeyi severek yapıyor. Ailesi de bu alışkanlığını destekliyor, onu tablet ve telefon yerine üretici etkinliklere yönlendiriyor. Annesiyle günlere gitmeyi seven Ayşe, akrabalar tarafından da çok seviliyor. Kadir çifti, Ayşe’den bir gün bile ayrı kalınca onu çok özlediklerini ve onsuzluğa dayanamadıklarını söylüyor.

"İyi ki böyle olmuş, iyi ki uğraşmış böyle bir yere geldi"
Ayşe'nin ailelerine katılma süreciyle alakalı konuşan Hatice Kadir, "Biz birilerinden gördük karar verdik. Kızımla eşimle ailecek konuştuk ve almaya karar verdik. Nasip kısmet Ayşe'ymiş, Ayşe'yi aldık geldik. Ayşe'nin de az da olsa hareketlerinde farklılık vardı. Su içerken konuşmuyordu sadece su ve anne diyordu. Suyu bile farklı içiyordu. Konuşurken bana bakmıyordu dışarlara doğru bakıyordu. Ayşe'nin özel çocuk olduğu meydana çıktı biz kurumdan geldiği için öğrenemedi mi diye düşündük ilk başta Ayşe'nin bu durumunu öğrenince hiç geri vermeyi düşünmedik kurumdan bize söylediler geri verebilirsiniz diye ama biz geri vermek istemedik çünkü bu çocuğun daha çok ihtiyacı var. İyi ki böyle olmuş, iyi ki uğraşmış böyle bir yere geldi. Memnunum, herkese de tavsiye ederim" diye konuştu.
"Onsuz yapamam"
Ayşe'nin günlük rutini hakkında konuşan anne Kadir, "Okula gidiyoruz, sabah kaldırıyorum beraber kahvaltı yapıyoruz, diğer kızım işe gidiyor Ayşe ne giymek istiyorsa kendi seçiyor. Allah korusun vermeye niyetimiz yok ama öyle bir şey olmuş olsa Ayşe kaldıramaz. Ben de kaldıramam, onsuz yapamam kızım da öyle kardeşim der başka bir şey demez kimseye laf da ettirmez. Büyük kızım dışarda bir şey yesin aynısından Ayşe'ye de getirir kardeşim de yesin der. Ben günlerim olsun Ayşe çok seviyor. Anne senin günlerin vardı niye gitmedik diyor biliyor gitmek istiyor. Ama beni günlerde arkadaşlarımın yanında hiç üzmez arkadaşlarımı da çok sever" ifadelerine yer verdi.

"Ayşe'nin dünyası yıkılırdı"
Ali Kadir ise Ayşe'yle ilgili şu ifadelere yer verdi:
"Eşimle 43 yıldır evliyiz. Ayşe, Allah nasip ederse bizim, bizimle kalacak. Ayşe'yle tanışmamızın sebebi de Ayşe'ye bir gelecek vermek. Ayşe şu anda 16 yaşında, kendi hâlinde, etrafına zarar vermeyen, arkadaşlarıyla gayet iyi geçinen, bizimle uyumlu, annesiyle uyumlu, ablasıyla da uyumlu. Ayşe'nin özel olmasından kaynaklı biraz daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor. Aile hekimi Ayşe'yi görünce dedi ki: "Kim bu Ayşe?" Hekime anlattım olanları, bir kurumdan aldık diye. Ama dedi, "Siz bu Ayşe'yi bir gösterin, Ayşe böyle normal bir çocuğa benzemiyor." Ondan sonra görüştük, Ayşe'nin özel çocuk olduğunu öğrendik. Burada bizden ziyade Ayşe'nin geleceği önemliydi. Biz ters bir karar vermiş olsaydık Ayşe'nin dünyası yıkılırdı. Teslim etmeyi hiç geri düşünmedik çünkü Ayşe'nin geleceğiyle alakalı olduğu için."




