Eskişehir'de kanlı kavga: 17 yaşındaki genç ağır yaralandı
Eskişehir'de kanlı kavga: 17 yaşındaki genç ağır yaralandı
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’in Tepebaşı ilçesine bağlı Şirintepe Mahallesi Yaylapınar Sokak'taki bir apartmanda 13 Ocak Salı günü meydana gelen ve 50 yaşındaki Yüksel Bozkurt’un yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bıçaklı kavganın yargılanmasına başlandı. Üvey babasını bıçaklayarak ölümüne sebebiyet veren 26 yaşındaki tutuklu sanık Harun Özbek, "kasten öldürme" suçlamasıyla Eskişehir Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı.

Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Harun Özbek, maktulün eşi ve aynı zamanda sanığın annesi olan Serap Bozkurt, taraf avukatları ve tanıklar katıldı.

"Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum"

Hakkında 'kasten öldürme' suçundan dava açılan tutuklu sanık Harun Özbek, Eskişehir Adliyesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Harun Özbek, maktulün birlikte yaşadığı eşi ve sanığın annesi Serap Bozkurt, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. İlk savunmasını yapan tutuklu sanık Harun Özbek, olay anında uyuduğunu ve sesler üzerine mutfağa gittiğini belirterek, "Ben uyuyordum, üvey babam ve annem mutfaktaydı. Seslere uyandım. Üvey babam benim hakkımda, 'Gereksiz, işe yaramaz, ölse de kurtulsak' diyordu. Yüksek sesle tartışıyorlardı. Mutfağa gittiğimde üvey babam annemi tutmuştu. Bana saldırmaya, kollarımı sıkmaya çalıştı ancak annem engel oldu. Bana, 'Senden bir şey olmaz, işe yaramazın tekisin, annen gidince ne yapacağımı biliyorum' dedi. Sonra tekrar anneme saldırmaya başladı, saçlarından tutup ittirdi. Ben engel olmaya çalıştım. Üvey babam annemi bıraktı, elinde uzun bir bıçak vardı. Bıçağı sımsıkı tutuyordu. Beni öldüreceğini, anneme zarar vereceğini düşündüm. Bıçağı bana doğru savurunca elimle ucunu tuttum ve elim kesildi. Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum. Bu zamana kadar hep hakaret etti, sessiz kaldım ama bu sefer işin içinde annem vardı, sessiz kalamadım. Kasıtlı olarak öldürmeye çalışmadım, çok pişmanım" dedi.
Geçmişte de sürekli şiddet gördüğünü öne süren sanık Özbek, "Annem evde yokken bana sürekli hakaret edip döverdi. Ben 13 yaşındayken beni merdivenlerden itip kolumun kırılmasına sebep olmuştu. Huzurumuz bozulmasın diye anneme söyleyemiyordum. Yemek yerken alkollü gelip ağzıma vurduğu, ağzımın kanadığı oldu. Eline sopa alıp beni kovaladığı günler oldu" dedi.

"Yüksel ona hep kötü davranıyordu"

Olay anını anlatan anne Serap Bozkurt ise, oğlunun kendisini korumak istediğini ifade ederek, "O gün işe gidecektim, çay koymuştum. Su kalmadığı için eşime su almasını söyledim. Her zaman oğlumu gönderirdim ama bu sefer unuttum. Eşim 'Aşağılık köpek neden suyu doldurmuyor, hâlâ yatıyor eşek gibi. Sen işe git, ben ona yapacağımı bilirim' dedi. Ben de 'Evde çalışan yok, ben ekmek getiriyorum, olay çıkarma' dedim. O sırada Harun kapıya dikildi. Harun'u oturttuktan sonra eşim elindeki ekmek bıçağıyla oğluma doğru saldırıya geçti. Ben engel olmak için Yüksel'i tuttum. Beni kolumdan tutup musluğa ve lavaboya doğru vurmaya başladı. Harun bizi ayırmak için araya girince üçümüz yere düştük. Yüksel 'Bana bıçak girdi' dedi. Ben ne olduğunu anlamadım, sonra yaralandığını fark ettim ve komşular ambulansı aradı. İlk saldıran eşimdi, oğlum beni korumak için araya girdi. Normalde Yüksel yeşil reçeteli ilaçlar kullanan, çok sinirli biriydi. Oğlum ise içine kapanıktır, kendi kişisel bakımını bile yerine getiremez, hâlâ onu ben yıkarım. Yüksel ona hep kötü davranıyordu" ifadelerini kullandı.

"Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi"

Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın dayısı Şahin Aşkın ise olayı görmediğini ancak geçmişte şiddete şahit olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı, "Ablam çay koymaya gittiğinde eniştemin Harun'a tekme attığına bizzat şahit oldum. 'Bunları benim yanımda yapma' diye uyardım ve aramızda tartışma çıktı. Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi. Ensesine tokat atıp tekme vuruyordu, yeğenim ise sesini çıkaramıyordu."

Duruşma ertelendi
Sanık avukatları İdil Ekin Perçin, Elif Yüce ve Abdullah Çokbiçer, müvekkilinin yıllarca aşağılanma ve baskıya maruz kaldığını belirterek tahliyesini ve beraatini talep etti. Cumhuriyet savcısı ise sanığın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek akıl sağlığı raporu aldırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti, sanık Harun Özbek'in tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı 8 Aralık tarihine erteledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı