Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan ve Türkiye Belediyeler Birliğinin ana faydalanıcısı olduğu “Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Güçlendirilmesi için Sivil Katılımın Desteklenmesi Projesi” kapsamında Eskişehir’de Sivil Katılım Zirvesi düzenlendi.
Pilot illerden biri olan Eskişehir’de gerçekleştirilen zirveye Vali Yardımcısı Hasan Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum ve Temel Haklar Program Yöneticisi İpek Seda Geçim Bakır, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Altun, akademisyenler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

“Eskişehir'de tasarlanacak her yeni projenin ve her yeni Avrupa Birliği destekli girişimin temelini oluşturacaktır”
Zirvenin açılışında konuşan Eskişehir Vali Yardımcısı Dr. Hasan Çiçek, Sivil Katılım Projesi’nin güçlü demokrasi anlayışına dayandığını belirterek, güçlü yerel yönetimlerin ancak toplumun tüm kesimlerinin karar süreçlerine dahil edilmesiyle mümkün olduğunu söyledi.
Eskişehir’in proje kapsamında pilot illerden biri olarak seçilmesinin tesadüf olmadığını ifade eden Çiçek, “Eskişehir, ülkemizde proje kapsamında pilot olarak seçilen ana illerden biridir. Bu seçim elbette tesadüfi değildir. Eskişehir'in kamu-sivil toplum iş birliği konusundaki birikimi ve şehrin tüm dinamiklerinin ortak çalışma kültürüne açıklığı bu seçimin temel nedenidir. 2023 yılı Ocak ayında başlayan süreçte Eskişehir'in sivil katılım vizyonu adım adım şekillendirildi. Hazırlanan Eskişehir Sivil Katılım Stratejisi ve Eylem Planı ile belirlenen geniş yelpaze toplumun istifadesine sunuldu. Bu, masada ya da kağıt üzerinde kalan bir proje değildir. Bu, pratiğe kavuşan, zamanı geldikçe dinamik bir şekilde güncellenen ve aktive edilen bir süreçtir; bir yol haritasıdır. Bu yol haritasının somut meyvelerini bu toplantı salonunda görmek hepimizi mutlu ediyor. Bu projenin kanaatimize göre en kıymetli mirası; tek bir faaliyet ya da belgeden ibaret olması değil, bir iş birliği kültürü oluşturmasıdır. Malumlarınız olduğu üzere kurumlar, proje yaparken ve uygularken temel olarak kendi görev alanlarına giren konularda çalışmalar yürütmektedir. Ancak burada sivil toplumun, yerel yönetimin ve devlet organlarının katılımıyla oluşan iş birliği kültürü geleceğe ışık tutmaktadır. Bu kurumların artık projelerini sadece tek başına değil; birlikte hazırlayıp, birlikte uygulayıp ve birlikte sahip çıktıklarına şahitlik ediyoruz. Bu çalışmalar, Eskişehir'de tasarlanacak her yeni projenin ve her yeni Avrupa Birliği destekli girişimin temelini oluşturacaktır” dedi.

"10 bin kişiye ulaşıldı”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Eskişehir’in 7 pilot şehirden biri olarak yer aldığı çalışmanın kent için önemli kazanımlar sağladığını söyledi. Kentte zaten güçlü bir sivil toplum yapısının bulunduğunu ifade eden Ünlüce, "Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, UNDP tarafından uygulanan, ana faydalanıcısının Türkiye Belediyeler Birliği, eş yararlanıcısının İçişleri Bakanlığı olduğu ve bizim de 7 pilot şehirden biri olma gururunu yaşadığımız bu önemli çalışmanın bir parçasıyız. Çalışma başladığından beri, zaten çok güçlü bir sivil toplum ağı olan Eskişehir'de bunun nasıl daha da güçlenebileceğini hep beraber görmüş olduk.
Bir masanın etrafında hem yerel yöneticilerimizin hem kamu kurumlarımızın hem sivil toplumun değerli paydaşlarının, meslek odalarımızın, mahalle temsilcilerimizin, muhtarlarımızın, kısacası bu şehirde yaşayan ve fikrini sunmak isteyen herkesin toplandığı bir çalışma oluştu. Kent konseyleri de bu çalışmaya çok önemli destek ve katkı sundu. Bununla beraber önemli bir stratejik plan çıktı ve buna ilişkin bir eylem planı hazırlandı. Toplam 3 stratejik hedef belirlendi. Bunun alt faaliyetleri belirlenerek bir yol yüründü. Biz hem stratejik planımızı yaparken hem de 2026 hedeflerimizi ortaya koyarken bu çalışmadan çok faydalandık. 2026 bizim için özel bir yıl. Plakamız 26 ve biz 2026 yılını Eskişehir yılı olarak ilan ederken aynı zamanda Sivil Katılım Görev Gücüne de çok güvendik. Çünkü onlardan şöyle bir çalışma istedik; stratejik planımızı hazırlarken yaklaşık 10 bin hemşehrimize ulaştılar. Bir taraftan da 2026 hedeflerini belirlerken halkımızdan ve vatandaşımızdan aldığımız toplam 26 projeyle kendi yönümüzü çizdik. Yine bununla beraber Sivil Toplumu Güçlendirme Merkezimiz kuruldu. Belki şehir dışından gelen misafirlerimiz bugün orayı ziyaret etme şansı bulurlarsa tanıtmayı çok isteriz. Çünkü bu merkez, bu çalışmanın sonucunda ortaya çıktı."
"İklim Eylem Merkezimiz de yine bu çalışmalarla beraber oluştu. Dolayısıyla bu çalışmalar bizim için kağıt üzerinde kalmadı. Bütün şehrin sahiplendiği ve bu sahiplenmeden de şehrimizde kalıcı, kurumsallaşan yapıların oluştuğu bir çalışmaya dönüştü. Bu nedenle biz bu çalışmanın içinde olmaktan gurur duyduk. Bizleri pilot il olarak seçen, önümüzü açan ve burada bulunan tüm kurumlarımıza kentim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Bir kenti yönetmek hizmet sunmaktan ibaret değil”
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Altun da günümüzde bir şehri yönetmenin yalnızca altyapı hizmetleri sunmakla sınırlı olmadığını söyledi. Altun, “Hepimiz çok iyi biliyoruz ki artık bir şehri yönetmek, sadece yol yapmaktan, su getirmekten ya da bu tür belediyecilik hizmetlerini eksiksiz sunmaktan ibaret değildir. Bugünün dünyasında gerçek başarı, o kentte yaşayan her bir hemşehrimizin sesine kulak verebilmekte ve en önemlisi de kentin geleceğini ve çözümlerini sivil aklın gücüyle hep birlikte üretebilmekte saklıdır.Türkiye Belediyeler Birliği’nin vizyonu; şeffaf, kapsayıcı, hesap verebilir ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışını tüm Türkiye’ye yaymak ve bunu kurumsal bir refleks haline getirmektir. Bizler, sivil katılımı tek bir projeye indiremiyor; bu vizyoner proje fikrine sahip çıktığımızı, kurum kültürümüzle ve makro politikalarımızla net bir şekilde gösteriyoruz. Eskişehir’in pilot illerimizden biri olması elbette tesadüf değildir. Eskişehir, halihazırda köklü sivil toplum kültürü ve aktif üniversite yapısıyla bu projenin en parlak, en ilham verici şehirlerinden biri olmuştur. Eskişehir; sivil katılım görev gücümüzün koordinasyonunda, dirençli şehir ve erişilebilir ve kapsayıcı şehir gibi kentin en hassas temalarında harika bir ortak çalışma pratiği sergilenmiştir. Türkiye Belediyeler Birliği olarak en büyük gayemiz, Eskişehir’in ortaya koyduğu bu kıymetli birlikte iş yapma pratiğini, yerel sınırları içerisinde bırakmak değil; Türkiye Belediyeler Birliği’nin inşa ettiği ulusal yönetişim ağına entegre ederek, tüm Türkiye’deki belediyelerimiz için kalıcı ve yapısal bir standarda dönüştürmektir. Bizler bu yerel potansiyelleri, kurduğumuz büyük ekosistemin birer parçası yaparak, tüm ülkemize yayıyoruz” şeklinde konuştu.

“6 milyon avroluk destek sağlandı”
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum ve Temel Haklar Program Yöneticisi İpek Seda Geçim Bakır ise “Bugün Anadolu'nun kalbinde yer alan, tarihiyle geleceği, kültürüyle yeniliği ustalıkla buluşturan Eskişehir'de sizlerle birlikte olmak çok mutluluk verici. Porsuk Çayı'nın hayat verdiği sokakları, UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Odunpazarı Evleri, dünyada yalnızca bu topraklarda çıkarılan lületaşının zarif işçiliği ve Kırım Tatar kültürünün izlerini taşıyan zengin mutfağıyla Eskişehir, geçmiş ile geleceğin mirasını harmanlayan vizyonuyla örnek şehirlerimizden biridir. Ancak Eskişehir'i özel kılan yalnızca tarihi ve kültürel zenginlikleri değil, Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerinin kazandırdığı enerjik ve üretken genç nüfusu; canlı sanat ortamı, müzeleri, tiyatroları ve bilimle beslenen dinamik yapısıyla Eskişehir; yaratıcılığın, yenilikçiliğin ve katılımcılığın güçlü bir merkezi haline gelmiştir. Eskişehir yalnızca öğrencilerin eğitim aldığı bir şehir değil, gençlerin fikir ürettiği, sanatın toplumu dönüştürdüğü ve vatandaşların kent yaşamına aktif olarak katıldığı bir yaşam laboratuvarıdır. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz Sivil Katılım Zirvesi için bundan daha anlamlı bir buluşma noktası düşünemiyorum. Çünkü güçlü demokrasiler yalnızca kurumlarla değil, fikirlerini paylaşan, sorumluluk alan, yaşadığı topluma katkı sunan aktif vatandaşlarla inşa edilir. Nasıl ki Porsuk Çayı, şehrin iki yakasını birbirine bağlıyorsa, sivil katılım da farklı görüşleri, kurumları ve vatandaşları ortak bir gelecek etrafında buluşturan en güçlü köprüdür” dedi.
Bakır, 2023 yılından bu yana UNDP tarafından yürütülen “Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Güçlendirilmesi İçin Sivil Katılımın Desteklenmesi” projesine Avrupa Birliği tarafından 6 milyon avro kaynak sağlandığını söyledi.
“Bu program, sivil toplum kuruluşlarımızın Avrupa'daki muadilleriyle iş birliği geliştirmelerine imkân sağlayacak”
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı adına konuşan Avrupa Birliği İşleri Uzmanı Mehmet Ömürbek de “Bu program, sivil toplum kuruluşlarımızın Avrupa'daki muadilleriyle iş birliği geliştirmelerine imkân sağlayacak. Sivil toplum itüm sektörleri kesen yatay bir alan niteliğindedir. Bu nedenle hem politika geliştirme süreçlerinde hem de uygulama aşamalarında sivil toplum kuruluşlarının yer almasını önemsiyoruz. Avrupa Birliği uygulamalarında da bunun ortak aklı geliştirdiğini ve toplumsal sorunlara birlikte çözüm üretilmesini sağladığını görüyoruz. Ortak çalışma kültürü zaman içerisinde öğrenilen, gelişen ve davranışa dönüşen bir süreçtir. Ancak bu kültürü başarıyla hayata geçiren ülkelerin daha hızlı kalkındığını ve sorunlarını daha etkin şekilde çözdüğünü gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.
Zirvenin sonunda proje kapsamında yürütülen çalışmalara katkı sağlayan akademisyenler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine plaket takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.





