Eskişehir’de yaşayan Elem Keskin (40), şehir hayatını geride bırakarak köyde yeni bir yaşam kurdu. Daha önce kızının Kanada'daki eğitimi nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı hayvancılık serüvenine yeniden başlayan Keskin, şimdi tavuk, kaz ve koyun yetiştiriyor, ürettiği doğal ürünleri vatandaşlarla buluşturuyor.
Köy hayatına dönüş hikayesinin yıllar önce başladığını söyleyen Keskin, “Bu hikaye aslında yarım kalan bir hikaye. Geçmiş yıllarda da burada yumurta üretimi yapıyor, tavuk bakıyorduk. Fakat kızımın Kanada'daki eğitimi sebebiyle bu hikâyeyi yarım bırakmıştık. Daha sonra üniversite eğitimi için orada kalmaya karar verince kalan hikayemizi burada devam ettirmek istedik. Şehirden köye taşınmak benim için inanılmaz güzel bir şeydi. Şehir hayatının o konforlu yaşamından çıkıp tekrar buraya gelmek benim için hiç kolay olmadı. Çünkü burada her mevsimin kendine özgü zorlukları ve kolaylıkları var ama toprağın sesini, hayvanların sabah çıkardığı sesleri, yani doğanın ritmini burada iliklerime kadar hissediyorum. Sabahları araba gürültüsüyle değil, horoz sesiyle uyanıyorum. Doğayla tamamen iç içe yaşıyorum. Kendim üretiyorum, hayallerimi gerçekleştiriyorum. Daha önce hiç hayatımda köy maceram olmamıştı. Hep şehirde yaşadım, büyüdüm. Fakat buraya geldikten sonra hem öğreniyorum hem üretiyorum. Öğrenip ürettikçe daha çok mutlu oluyorum. Hayvanlarımı çok seviyorum. Burada kazlarım, tavuklarım ve koyunlarım var. Daha önce hayvan bakmayan biri olarak şimdi onlara bakarak öğreniyorum ve yeni hikayeme bir şeyler katıyorum” dedi.

“Hiç hayatımda hayvan bakmamış bir insandım”

Daha önce hiç hayvan bakmadığını belirten Keskin, sürecin başında korkular yaşadığını da anlattı. Hayvan hastalıkları ve bakım süreçlerinde zaman zaman kaygılandığını ifade eden Keskin, “Şu anda da zaman zaman kaygılarım oluyor. Hastalıklar oluyor. Kümesin içinde yer yer savaş oluyor. Ne yapıyorum? Öğreniyorum. Veterinerlere soruyorum. Burada köylü komşularım var. Onlar bana göre daha deneyimliler. Onlara danışıyorum. Burada komşuluk ilişkileri çok güzel. Belki şehirde insanlar sabah karşılaştıklarında birbirlerine günaydın bile demezken, burada herhangi bir şey olduğunda herkes birbirine koşuyor. İmece usulü çok fazla yardımlaşma var. Mesela diyorsunuz ki, “Benim tarlamla ilgili şunu yapacağım.” Hemen traktörüne atlayıp geliyor. Ya da “Ben bugün ekmek yapacağım” diyorsunuz, size gelip yardımcı oluyor. Tabii ki zorlukları oldu. Hiç hayatımda hayvan bakmamış bir insandım. Zamanla öğrendim. Zaman zaman tecrübe kazandım. İnsan bazı şeyleri yaşadıkça öğreniyor. Uygulama her zaman bir şeyler öğretiyor. Gözüm gibi bakıyorum onlara” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 06 08 At 16.01.19

“Bizim için çok güzel bir hayat”

Ürettiği yumurta, peynir ve ekmekleri şehirde yaşayan vatandaşlara ulaştırdıklarını belirten Keskin, “Tavuklarımın yumurtalarını buradan, şehirde yaşayan kişilere ulaştırıyoruz. Aynı şekilde peynir ve ekmeği de doğal beslenmek isteyenlere tedarik ediyoruz. Belki herkesin böyle bir hayat yaşama imkqnı olmayabilir. İş hayatlarından dolayı ya da çocuklarının eğitimi nedeniyle herkes köyde yaşama fırsatı bulamayabilir. Ama ben burada ürettiklerimi onlarla buluşturarak, bir nebze de olsa bu köyün, doğanın, atmosferin havasını ve tadını onlara ulaştırmaya çalışıyorum. Bizim için çok güzel bir hayat” ifadelerini kullandı.

Eskişehir'de şehir hayatını bırakıp köyde yeni bir yaşam kurdu: “Daha önce hiç hayvan bakmamıştım”-1

“Bence herkes köyüne, toprağına geri dönmeli”

Gençlere de çağrıda bulunan Keskin, herkesin toprağına dönmesi gerektiğini belirterek, “Bizim topraklarımız verimli topraklar. Artık tarım eskisi gibi çok zor şartlar altında yapılmıyor. Her şey daha kolaylaştı. Bence herkes köyüne, toprağına geri dönmeli. Bu çok önemli. Çünkü üreten topraklarda daha fazla güzel şeyler oluşur. Gençlerin şehir hayatından biraz kopması gerektiğini düşünüyorum. Siz de biliyorsunuz, birçok genç hayatını kafelerde geçiriyor. O sıkışmışlığın içinde; telefon ve internetle yaşıyor. Oysa hayatta internetten ve telefondan daha güzel şeyler var.Bu hava bile o kadar kıymetli ki. Doğa, toprak kokusu, doğanın sesi, hayvanlarla iç içe olmak... Bunun yanı sıra para da kazanabilirsiniz. Mesela diyorlar ki işsizlik oranı çok fazla arttı, iş bulamıyoruz. Şu an bu görmüş olduğunuz yer aslında benim iş yerim. Ben burada çalışıyorum, burada üretiyorum ve buradan para kazanıyorum. Gençler de köylerine, topraklarına, ata topraklarına dönerek güzel ve verimli işler yapabilirler. Hem üretip hem para kazanabilirler diye düşünüyorum” dedi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi