Yan Yana Eskişehir Çağrı Heyeti adına açıklama yapan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında toplumun farklı kesimlerinin birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin geçim sıkıntısı ile öğrencilerin barınma sorununun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Yörükcü, vatandaşları 3 Ekim Cumartesi günü Yunusemre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti.
Yörükcü, halkın karar alma süreçlerinden dışlandığını ve Meclis’in etkisizleştirildiğini söyledi. İktidarın muhalefeti bölmeyi ve yalnızlaştırmayı amaçladığını öne süren Yörükcü, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen tek adam rejimi; hukukun askıya alındığı, devlet kurumlarının tek kişinin iradesine göre yönetildiği, eğitimden sağlığa kamusal hizmetlerin sermayeye devredildiği kalıcı bir baskı düzenidir. Halkın karar alma süreçlerinden dışlandığı, Meclis’in etkisizleştirildiği, siyasetin dar bir iktidar çevresinin denetimine bırakıldığı bir düzende demokrasiden söz edilemez. Bugün bu rejim, halkın seçim yoluyla iktidarı değiştirme olanağını da ortadan kaldırmaya yönelmektedir. İktidarın en önemli stratejisi muhalefeti bölmek ve yalnızlaştırmaktır. Buradan hareketle de toplumsal örgüt ve mücadelelerin ortak bir hatta buluşturulması bugünün en önemli kurtuluş yoludur. İktidar muhalefeti parçalayarak kendi ömrünü uzatmanın yollarını ararken, ezilen bizler haklarımızı kazanmak için birlikte mücadele etmekten başka yol yok. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal krizlerden daha demokratik, daha özgür ve daha eşit bir çıkış da halkın kendi geleceği için örgütlenmesiyle mümkündür” dedi.
“Artık hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mücadele etmek zorundayız”
Geçim sıkıntısı, barınma sorunu, kadın hakları ve doğaya yönelik müdahalelerin ortak bir mücadele gerektirdiğini ifade eden Yörükcü, şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz hafta Ankara’da AYM önünde haklarını arayan emeklilerden biri, “Para için değil, ONUR için!” diyerek hayatına son verdi. Bu sözü hiç unutmuyoruz. Bir yanda türlü vurgunlarla servetlerine servet katan bir avuç azınlık, diğer yanda bir ömür çalışan ve bugün açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilen on milyonlarca emekli, emekçi, hepimiz... Artık hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mücadele etmek zorundayız. AYM önünde yerde yatan sadece bir emekli değil... Asfaltın üzerine serili olan bir işçinin, bir köylünün, bir öğrencinin, bir emekçinin, hepimizin bedenidir. Bugün aldıkları maaşla yaşayamaz hale gelen emeklilerin mücadelesiyle barınma sorunu yaşayan öğrencinin mücadelesi ortaktır. Doğanın yağmalanmasıyla, köylerin istila edilmesiyle emeğin bir kölelik düzeni içinde sömürülmesi birbirinden ayrı değildir. Kadın cinayetlerinin yaygınlaşması ve kadınlar üzerindeki ayrımcılık okullarımızda ve iş yerlerimizdeki kıyafet dayatmalarından ayrı düşünülemez. Eğitim ve sağlığın piyasalaştırıldığı; emekçilerin yoksullaştırıldığı; doğanın yağmalandığı; laikliğin tasfiye edildiği ve kadın haklarının hedef alındığı bu düzenden çıkış, ancak halkın örgütlü mücadelesiyle mümkün olacaktır” diye konuştu.
“Yunus Emre Kültür Merkezinde yan yana geliyoruz”
Toplumun farklı kesimlerini bir araya gelmeye çağıran Yörükcü, “Bu sorumlulukla bir araya geliyor; direnişi umuda, umudu zafere dönüştürecek ortak bir yürüyüşe çağırıyoruz. Yoksul mahallelerden fabrikalara, kampüslerden köylere, sokaklardan meydanlara uzanan bu yürüyüşte; her adımda birleşerek, büyüyerek hayatlarımızı, geleceğimizi ve memleketimizi birlikte savunmak için buluşuyoruz. Bu toprakların ilerici, demokratik ve devrimci birikiminin bütün direniş dinamiklerini ortak bir mücadelede buluşturarak, bu karanlığa son verecek birikimlere sahiptir, şimdi bunu gösterme zamanıdır. Emeğin ve eşitliğin ülkesini, birlikte, emekçi halkın kendi birleşik gücüyle kurma iradesi gösterenlerle 3 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Yunus Emre Kültür Merkezinde yan yana geliyoruz” sözleriyle tamamladı.





