Eskişehir'de yaşayan iki çocuk annesi R.K. (31), yaklaşık bir yıldır din görevlisi Ö.F.D. (42) tarafından ısrarlı takip ve tacize maruz kaldığını öne sürerek yaşadığı süreci paylaştı. İddiaya göre süreç, şahsın evlenme teklifiyle başladı. Teklifi kabul etmediğini açıkça ifade ettiğini söyleyen R.K., bunun ardından olayların saplantılı bir takibe dönüştüğünü belirtti.

“Hayati tehlike boyutuna geldi”

Alpu ilçesinde bir kamu kurumunda çalışan R.K., “Şahıs, normal düşüncelere sahip olmayan biri. Başta evlenmek niyetiyle talip olduğunu, konuşmak istediğini dile getirmişti. Başta normal duran bir hareketleri, davranışları daha sonrasında normal olmayan tutumları, sözleri, farklı düşünceleri, ciddi anlamda saplantılı ve normalin dışındaki hayal güçleriyle karşılaşınca ben şahsa açık açık bir şekilde evlenmek istemediğimi, onunla bir ilişkiye başlamak istemediğimi dile getirdim. Ama şahıs bunların üzerine dur durak bilmeden 1 seneyi aşkın bir süredir hiçbir şekilde geri adım atmayıp sürekli daha da ileriye giderek, hatta artık hayati tehlike boyutuna geldiğini düşündüğüm bir sürece girdik. Şu anda 8 tane dosyamız var ve daha işlemleri devam etmekte olan, açılma sürecinde olan dosyalarımız var” diye konuştu.

“Diyanet güven ve vicdanımı sarstı”

Fotoğraf ve kişisel bilgilerini üçüncü kişilerle paylaştığını öne süren R.K., “Alpu İlçe Emniyet’in yanı sıra Alpu Jandarma Komutanlığı ekibine profesyonel ve koruyucu yaklaşımları için çok teşekkür ediyorum. Ancak karşımdaki şahıs emniyetin bu kararlı ve tavizsiz tutumu karşısında kendilerini ve beni karalamaya bile cüret etmiş, emniyet mensupları ve şahsım hakkında hayali kişiler kurgulayarak iftiralar atmaya çalışmış. Fakat yapılan incelemelerde bahsettiği bu kişilerin gerçekte var olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Şahıs yolda sırf selamlaştığım ya da yan yana geçtiğim herhangi bir insanı gördüğünde dahi ‘Sizi birlikte gördüm’ diyerek gerçek dışı kurgular üretecek kadar saplantılı ve takıntılı bir zihin yapısına sahip. Ayrıca buna karşın Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki idari süreçte karşılaştığım tablo son derece üzücü. Ben bir kadın olarak böyle bir şeyi asla beklemiyordum. TikTok'ta karşısına çıkan bir falcıya fotoğrafımı ve kişisel bilgilerimi, hatta benim adım normalde bilinenden biraz farklı, özellikle bunu da adımı büyük harflerle yazarak göndermiş. ‘Amacım büyü yaptırmak değil, fal baktırmaktı’ şeklindeki savunmasına itibar gösterilmesini kabul etmiyorum. Kişisel verilerimi paylaşmış olması zaten başlı başına bir ihlalken bu savunmanın geçerli sayılması ciddi anlamda diyanete olan güvenimizi ve vicdanlarımızı sarsmış durumda” dedi.

“Elektronik kelepçe talebim reddedildi”

KADES'ten yardım talebinde bulunduğunu iddia eden R.K., “İlde de bulundum ama özellikle ilçede daha çok karşıma çıkıyordu. Bu yüzden de ilçede KADES'e bastığım anda emniyet ekipleri anında iş yerime gelip gerekli tüm tedbirleri aldılar. Şahsın uzaklaştırması 1 senedir var ve 3-4 kere uzatıldı. 16 Eylül'de bitecek. Uzaklaştırmasını defalarca ihlal etti. 10 günlük tazyik hapsi yattı. Ben elektronik kelepçeyi de talep etmiştim. Sürecin başında reddedildi. Şimdi yeniden bir talepte bulundum. Şahıs hala dışarıda ve ben iki çocuk annesi olarak canımı ve çocuklarımı korumak istiyorum” diye konuştu.

“27 sayfalık mektup gönderdi”

Şahsın oğlu aracılığıyla kendisine 27 sayfalık bir mektup gönderdiğini öne süren R.K., “Bu mektuplarda başka kadınla olan yazışmaları, başka kadının fotoğrafları, falcılarla olan konuşmalarının olduğu bir mektup. Şahsın başka kadınlarla olan yazışmalarını gönderme amacı da ‘Bak beni başka kadınlar istiyor, ben kimseyi kabul etmiyorum. Hayatımda bir tek sen olacaksın, ben bir tek seni istiyorum’ şeklinde bir ifadesi vardı” dedi.

“Babası iş yerime gelip tehdit etti”

Şahsın babasının iş yerine geldiğini ifade eden R.K., “Bana ‘benim oğlum seni darp etmedi, sana tecavüz etmedi. Senin şikayete hakkın yok’ dedi. Bu kişi de ömrü boyunca okul müdürlüğü yapmış bir kişi. Bende ‘benim şikayet etmem için darp edilmem ya da tecavüze uğramam mı gerekiyor’ dediğimde ‘bazı şeyleri göz ardı et. Siz kadınlara çok hak tanınıyor, bu kadar hak tanınmaması gerekiyor’ şeklinde bir karşılık aldım. Bununla ilgili de yine emniyete başvurdum. Direkt kişiye ulaşıp hızlı bir şekilde işlemi başlatıp ifadesini aldıklarında şahıs sinirlenip ifadeden çıktığında tekrar iş yerime gelip bu sefer koridorda ‘teşekkür ederim ifademi verdim. Seninle hesaplaşacağız’ şeklinde tehditler savurdu. İş arkadaşlarım da şahit oldu. Ben o sırada yine KADES'e bastım” diye konuştu.

“Tayin edildi ama yine yakınımdaydı”

R.K., “Alpu'nun bir köyünde imamlık yapıyordu. Şikayetlerimin üzerine Beylikova ilçesinin bir köyüne atandı ve burası da bana çok yakın. Beylikova adliyesinde yürütüldüğü için olaylar Beylikova'ya da sıkça gidip geldiğim için daha da çok etrafımda kaldı şahıs. Ben bununla ilgili telefonla arayıp görüştüm ‘neden bu kadar tedbirsiz bir hareket, canımdan mı olmam gerekiyor?’ diye diyanet ile konuştum. Daha sonrasında 6 ay içerisinde tekrar tayin edilemeyeceğini söylediler. Bunun şu anki süreç için tedbir amaçlı olduğunu söylediler. Tedbirin benim daha da yakınıma yaklaştırmış olması da kırıcı ve üzücüydü. Daha sonrasında ben diyanete CİMER üzerinden yazdığım yazıda yeni bir soruşturma başlatıldı. Olay müftülükten çıkıp diyanete yansıdı. Diyanet bu soruşturmayla ilgili benim de ifademi aldı. Şahsın da ifadesini almış. Bu süreçte yine tedbir amaçlı, İnönü ilçesindeki bir köye atamışlar. Eskişehir ile İnönü arası yine yarım saat, yani Alpu ile aynı mesafede. Bu kadar önemsiz görülmesi, bir kadının ve çocuklarının canının bu kadar hiçe sayılması, diyanetin bunu göz ardı edebilmesi ve şahsın savunmasını kabul edip bu tutumu sergilemesini doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

“İlk duruşma 4 Kasım'da”

R.K., “4 Kasım 2026 tarihinde ilk duruşma görülecek. Bu şahıs ilk üç şikayetimden sonra ajitasyon yaptı. Çocuklarının annesi vefat etmiş olduğu için annesiz çocukları üzerine, Kur'an üzerine, yeminler ederek asla karşıma çıkmayacağına dair söz verdi. Çocuğunun 3 haftadır okula gitmediğini, kendini tuvalete kilitlediğini söylediler. Annelik vicdanımı kullanarak bu çocuklara üzülerek ben 3 tane şikayetimi ilk başta geri çekmiştim. Ama benim bu geri çekmem üzerine bir hafta sonrasında beni arayıp kendi kafasında kurguladığı kişilerle ‘evleneceksiniz, biliyorum. Sizi burada barındırmayacağım’ gibi tehditlerle karşılaştım. Tekrar gidip şikayetçi oldum. Süreç hala devam etmekte. Benim tüm iddianamelerde şahsın beyanlarının yalan olduğu, benim tüm beyanlarımın doğru olduğu HTS, PTS kanıtlarıyla tamamen ortada olduğu açık. Tüm iddianameler hazırlandı, mahkeme günleri bekleniyor” dedi.

Kaynak: Seren Çatalçam