Eskişehir’de yerden yaklaşık 35 metre yükseklikte kule vinç kullanan Ramazan Kılıç, kış şartlarında çalışmanın ne denli zor olduğuna dikkat çekti.
Eksi 10 dereceye varan soğuk havada, zaman zaman saatte 45 kilometre hıza ulaşan rüzgar altında görev yaptıklarını anlatan Kılıç, mesleğin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını vurguladı.
Aylık 80 ile 90 bin TL arasında değişen kazancı nedeniyle birçok gencin kule vinç operatörlüğüne ilgi gösterdiğini belirten Kılıç, ancak zorlu çalışma koşullarını yakından görenlerin çoğunun bu meslekten vazgeçtiğini ifade etti. Kılıç, “Çok heves edenler var ama belgeyi alıp da hiç makineyi kullanamadan bu işi sonlandıranlar da var” diye konuştu.

Eskişehir’de kule vinç operatörü olarak görev yapan 32 yaşındaki Ramazan Kılıç, mesleğinin zorlu yönlerine dikkat çekerek özellikle kış aylarında çalışma şartlarının çok daha ağırlaştığını dile getirdi. Yaklaşık 35 metre yükseklikte çalıştığını belirten Kılıç, yukarıda hava sıcaklığının zaman zaman eksi 10 dereceye kadar düştüğünü ve bu durumun işi daha da meşakkatli hale getirdiğini ifade etti.
Rüzgârın etkili olduğu anlarda kule vinç kullanmanın ciddi güçlükler yarattığını anlatan Kılıç, tonlarca ağırlıktaki yükleri aşağıda çalışanlara zarar vermeden, büyük bir dikkat ve hassasiyetle istenilen noktaya indirmek gerektiğini söyledi. Daha önce İstanbul’da 130 metre yükseklikte de görev yaptığını aktaran Kılıç, tüm zorluklara rağmen mesleğini severek yaptığını dile getirdi.
Aylık 90 bin TL kazandığını belirten usta operatör, gençlerin merdivenlerin yarısını çıktıktan sonra vazgeçtiğini belirtti. Kılıç, "Kule vinç operatörleri 120 bin TL ve üzeri kazanıyor" söylentisini de yalanladı.
“RÜZGARDA ÇALIŞMASI ÇOK ZOR”
Abisinin tavsiyesiyle bu işe başladığını dile getiren Ramazan Kılıç şu sözlere yer verdi:
"Abimin tavsiyesiyle başladım. O da bu işi yapıyor, o 15 yıldır yapıyor. Onun yanına giderek böyle heveslendim. Ben de bu işe adım atmaya karar verdim. Öylece 3 yıldır bu mesleği yapıyorum. Şimdilik bir sıkıntı yok, gayet iyi. Zorlukları; rüzgarda çalışması çok zor. Aşağıdaki insanları da düşünmemiz gerekiyor. 45 kilometreyi aşınca rüzgar hızı, çalışmayı durduruyoruz. İçinde ölçer var, bilgisayarımız var. Orada kilometre hızını, yüksekliği, şaryonun ileri geri ne kadar olduğunu gösteriyor. Onlara bakarak işin verimliliğine göre sağlıklı, olabildiğince çalışmaya çalışıyoruz. Tabii soğuk havalar biraz zorluyor. Soğuk havaların dışında kör noktalardan malzeme almak çok zor. Onlar bizi biraz daha çok yoruyor. Yukarısı eksi 10'dan fazla olur; rüzgar da varsa bu daha da çoğalıyor tabii. Kış şartlarında aşağıdan yukarı çıkarken o andaki soğukluk sadece biraz bizi yoruyor. Diğer türlü kabinin içindeyken bir sıkıntımız yok. Eğer öğlen mesaisi olursa yemeğimizi yukarıya alıyoruz vinçle beraber. Diğer türlü eğer mesaimiz yoksa öğlen iniyorum. Ondan sonra öğleden sonra tekrar çıkıp akşam iniyorum. Molalarımız bizim orada, çayımız falan orada"
GENÇLER HEVESLE BAŞLIYOR, ÇABUK VAZGEÇİYOR
Kılıç sözlerine şu şekilde devam etti:
"Şu an 35 metrede çalışıyorum. Tabii bundan daha yükseklerinde de çalıştığım oldu. En yüksek 135 metrede çalıştım. Tabii ilk başlarda insan illaki korkuyor. Ondan sonra bu işin olurunu bildiğinde ki bu işin oluru bu ona göre artık alışıyor insan. İnsan her şeye alışıyor. Gençlerin çok hevesi var. Şu an ben burada çalışırken bile bana 'Abi bize de öğretir misin bu işi?' diyenler oldu. Tabii çok heves edenler var, bu işi yapmak isteyenler var. Ama belgeyi alıp da hiç makineyi kullanamadan bu işi sonlandıranlar da var. Görüldüğü gibi değil; ağır tonajlarda makine çok sallanıyor. Makine sallandığı için yeni başlayan arkadaşlar hemen bırakabiliyorlar. Maaş aralığı 80-90 bin civarı gidiyor. Kamerası yok, tamamen telsizlerle iletişim; bir de aşağıdaki sapancının yönlendirmesiyle öyle yürütüyoruz. Diğer türlü zaten yükün ağırlığına göre 'çift donanım', 'tek donanım' diye bir şey var; onu devreye sokuyoruz. Eğer kaldırmazsa zaten vinçlerde switch var; o kesiyor. Yani 'Ben bu yükü kaldıramıyorum' diyor."





