Bilecik’in Söğüt ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki İnci Malcı, evinin bahçesinde salça yaptığı sırada aniden kolunda ve göğsünde şiddetli bir ağrı hissederek yere yığıldı. Nabzı duran genç kadına ilk müdahale, yanında bulunan eşi tarafından suni teneffüs ve kalp masajı yapılarak gerçekleştirildi. Eşinin kritik müdahalesiyle hayata döndürülen kadın, sağlık ekiplerine teslim edildi.

Olay yerine çağrılan ambulansla sırasıyla Söğüt Devlet Hastanesi ve Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan İnci Malcı, durumunun kritik olması üzerine acil olarak Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

Eskişehir’de Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Muharrem Şenel ve ekibi tarafından gece saatlerinde hemen ameliyata alınan genç kadının yapılan tetkiklerinde, tıpta "sol ana koroner diseksiyonu" olarak bilinen ölümcül bir durum tespit edildi.

Ne kendisinde ne de ailesinde hiçbir kronik rahatsızlık geçmişi bulunmayan 35 yaşındaki hastanın, kalbin en büyük ve en hayati bölümünü besleyen ana atardamarının yırtıldığı ve bu durumun milyonda bir ihtimalle görüldüğü öğrenildi.

Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen zamana karşı yarış niteliğindeki başarılı gece operasyonuyla yırtılan damar tedavi edildi ve genç kadın yeniden hayata tutundu. Hastanın tedavisinin doktorların gözetiminde devam ettiği bildirildi.

Salça Yaparken Kalp Damarı Yırtılan Kadına Hayati Ameliyat

"Hemen alarma geçtik, ekibimizi hazırladık"

Konuyla alakalı Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde görevli Dr. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Muharrem Şenel, "İnci Hanım, 35 yaşında bir hastamız. Yaklaşık 10 gün önce kendi evinde salça yaparken aniden rahatsızlanıyor ve düşüyor. Yanında eşi varmış. Eşi, hastanın soluk alıp vermediğini, hiçbir şekilde hareket etmediğini ve buz gibi olduğunu söylüyor. Eşi; okulda ve çalıştığı fabrikada ilk yardım kurslarına gitmiş, hemen masaj yapmaya başlıyor. Ağızdan ağıza solunum yapıyor; ardından kolu, bacağı oynamaya başlayınca 112 acili arıyor. 112 acil hemen geliyor, hastayı alıyor ve önce Söğüt Devlet Hastanesi'ne götürüyorlar. Orada durum ciddi olunca hemen sevk ediyorlar çünkü hastada çok şiddetli bir göğüs ağrısı, yanma, kollarında şiddetli ağrı ve bulantı, kusmalar başlıyor. Hemen Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yolluyorlar. Orada hastaya acilen koroner anjiyo yapılıyor ve bizim çok nadir gördüğümüz bir olayla karşılaşıyorlar: Hastaya ‘sol ana koroner diseksiyonu' tanısı konuluyor. Sol ana koroner diseksiyonu şu demek: Kalbin en büyük yükünü taşıyan ve en önemli kısmını besleyen ana koroner arter, üç tabakadan oluşuyor. Bu tabakalar arasına bir kanama oluyor ve normal kan akımını bozuyor. Normal kan akımı bozulunca hasta büyük bir kriz geçirmeye başlıyor. Bunu görür görmez arkadaşlar hemen müdahale edilebilecek bir hastane olarak bizi, yani Yunus Emre Devlet Hastanesi'ni aradılar. Biz de hemen alarma geçtik, ekibimizi hazırladık. Hastanın Bilecik'ten Eskişehir'e sevki sağlanırken biz her şeyi hazır ettik. Hasta gelir gelmez acilen, daha kanlarını bile almadan hemen ameliyat masasına alıp gerekli olan iki damarına koroner bypass yaptık" ifadelerini kullandı.

Hiçbir problemi olmamasına rağmen yaşanan rahatsızlığın milyonda bir gelişeceğine değinen Dr. Şenel, "Hastamız 35 yaşında ama herhangi bir şeker hastalığı, tansiyon hastalığı veya kolesterolü yok. Ailesinde kalp krizine bağlı erken ölüm yok. Kilosu yok, gördüğünüz gibi gayet sağlıklı bir kilosu var. Bunun dışında herhangi bir hormon hapı kullanmıyor. Yani herhangi bir risk faktörü yok. Bu durum olayı daha da ilginçleştiriyor. Çünkü bu kendiliğinden gelişen spontan koroner arter diseksiyonlarının çok daha nadir görülen bir kısmı olan ana koroner arter diseksiyonudur. Bu rahatsızlık gerçekten milyonda bir görülebilecek bir durum. Ortada hiçbir risk faktörü yokken onu seçmiş. Ancak yanında eşinin zamanındaki müdahalesi, 112 sisteminin çalışması ve acilen tanı konulup müdahale edilebilir bir hastaneye yönlendirilmesi sayesinde hastamız şu an hayatta. Biz, onu hayata döndürdüğümüz için hastamız adına sevinçliyiz" dedi.

"Ameliyattan sonra kendime geldiğimi hatırlıyorum, başka bir şey yok"

Yaşadığı rahatsızlık hakkında İnci Malcı, "Olay günü gayet normal yaşantıma devam ediyordum, hiçbir sıkıntım yoktu. Salça yapıyorduk. Ben bir anda göğsümde şiddetli bir ağrı hissettim; kollarıma doğru yayılan karmaşık ve çok şiddetli bir ağrı girdi. Hayatım boyunca böyle bir ağrı daha önce hiç başıma gelmemişti. Kendimi hemen olduğum yere bıraktım. Saniyeler içinde ne olduğunu hatırlayamadım, bilincimi kaybetmişim. Ara ara gözlerimi açmıştım. Her hastanede yapılan müdahaleleri az çok hatırlıyorum. En son buraya geldik. Ameliyattan sonra kendime geldiğimi hatırlıyorum, başka bir şey yok. Eşimin müdahale ettiğini, suni teneffüs yaptığını falan hiç bilmiyorum. Doktorumuzdan da Allah razı olsun. Kabul etmeyebilirdi, gecenin saat 12'sinde böyle bir vaka olduğunu öğrenince beni hemen kabul etmiş. Ambulansla buraya sevk edilmişim. Doktorumuz harika bir doktor, elinden gelen her şeyi yaptı. Hayır, hiçbir şekilde kronik hastalığım yoktu. Ben kötü alışkanlıkları olan bir insan değilim. Yediklerime, içtiklerime de çok dikkat ederdim. Olacağı varmış demek ki, oldu. Yarın taburcu olacağım. Hastanede benimle ilgilenen doktorumdan hemşirelere kadar herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı