Eğitim-Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol, Eskişehir.net’te canlı yayınlanan “20 Dakika” programına konuk oldu. Demirkol, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları ve öğretmenlere yönelik tehditlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Okullarda kadrolu güvenlik personeli istihdam edilmesini isteyen Demirkol, ayrıca akran zorbalığının yalnızca okulun değil toplumsal yapının da bir sonucu olduğunu söyledi.
TOPLUMU ŞEKİLLENDİREN KİŞİLERİZ
Demirkol, “Artık yorulduk bütün okullarımızda buna benzer öğretmene tehditler bitmiyor. Biz eğitimciyiz. Hiçbir öğretmen öğrencisinin kötü olmasını istemez. Bütün çabamız öğrencileri topluma faydalı olan ve kendi ayakları üzerinde duran ve gelecekte rahat bir yaşam sürebileceği duruma getirmek. Son zamanlarda okullardaki bu tür şiddet olaylar arttı. İşin içine bazen velilerde karışıyor iş farklı noktaya sürükleniyor içinden çıkılmaz hal alıyor. Bizler rahat bir şekilde işimizi yapmak istiyoruz. Bir sınıfla ilgili bir veli öğretmen çocuğuma çok ödev veriyor diye şikayet ediyor yine aynı sınıftan başka bir veli aynı öğretmeni çocuğuma hiç ödev vermiyor diye şikayet ediyor. İnsanların memnuniyet noktası çok farklı. Sürekli tehdit altındayız. Ne olur işimizle öğrencimizle eğitim süreciyle baş başa bırakın. Sendika olarak okullarda kadrolu güvenlik personeli istihdam edilsin istedik. Çocuklarımızı korumak istiyoruz. Dışarıdan bir zarar gelmesin diye. Eğitime bakış açısı nedir acaba? Biz insanları memnun etmekle yükümlüymüşüz gibi bir algı oluştu. Biz eğitimciyiz eğitim vermekle yükümlüyüz. Bizler toplumu şekillendiren kişileriz. Meslek aşkımızı, meslekle ilgili düşüncelerimizi olumsuz yöne evirmekten kaçının” diye konuştu.
EĞİTİM AİLEDE BAŞLAR
Velilerin tutumunun da eğitim sürecinde belirleyici olduğunu ifade eden Demirkol, “Siz çocuğunuzu okula gönderirken ‘öğretmen bir şey derse bana söyle ben şikayet ederim canına okurum’ gibi söylemler kullanırsanız bu bakış açısıyla çocukta eğitim sürecine karşı olumsuz tavır geliştirir. Eğitim ailede başlar. Evin içerisinde eğitime öğretmene karşı olumlu tutum geliştirirseniz en büyük kazananı çocuk olur” dedi.
SAYISI ARTIRILMALI
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Demirkol, “Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti veren öğretmenleri kağıt ve buna benzer iş yüklerinden arındırsak arkadaşlarımız işlerini çok iyi bir şekilde yapacaklar. Çizelgelerle ve benzeri şeyleri yetiştirmekten öğrenciyle haşır neşir olamıyor. Bizim norm kadro olarak nitelendirdiğimiz çizelge var. İlkokulda 300 öğrenciye bir öğretmen gibi. Bu arkadaşımız hangi öğrencinin hangi sorunuyla ilgilenecek? Kaldı ki rehberlik servisi sadece sorunlu çocukların yönlendirildiği bir yer gibi algı oluşturuldu. Aslında önleyici davranışlar ve çalışmalar yürütecek. Siz sonuç odaklı çalışırsanız bazı olaylar yaşandıktan sonra sebep araştırmaya kalkarsanız hata yaparsınız. Okullardaki rehberlik öğretmenlerinin sayısı artırılmalı” ifadelerini kullandı.
REKABETÇİ SİSTEM ŞİDDETİ BESLİYOR
Akran zorbalığına da değinen Demirkol, “Akran zorbalığını okullardaki birtakım şeylere bağlamak doğru değil. Çünkü sizler eğitim sistemiyle öyle çok oynadınız ki. Bir yarış atı gibi sınav odaklı sisteminiz var. Çocuklar rekabet içine girdiler. Aileler evde doyumsuz bir moda büründüler. Çocuk 90 alsa bile beğenilmiyor. Çocuk belli bir doygunluğa ulaşamadığında bu sefer dışarıda nedenler aramaya başlıyor. Okulda sürekli karşılaşıyoruz ve sürekli engellemeye çalışıyoruz. Toplumsal dönüşüm içindeyiz insanların büyük sıkıntıları var. Trafikte dahi insanların birbirine tahammülü yok. Çocuklara da bunu öğretiyoruz. Çocuklar okula geldiğinde ailenin isteklerini karşılayabilmek adına başkasının kötülüğünü ister gibi bir moda bürünüyor. Bunun yanı sıra aileler çocukları karşılaştırıyorlar. Evde kardeşiyle, okulda sıra arkadaşıyla, apartmanda komşu çocuğuyla. Ailelerdeki mükemmeliyetçilik anlayışıyla çocuklar başarısızlığı kabul edemiyor. Bir boyutu da sosyal medya. Herkes her şeyin en iyisini ister ama bunu isterken attığımız adımlar bir başkasının sırtına basarak olmamalı. Öğretmenler sizin düşmanınız değil. Çocuklarınız daha iyisini nasıl yapar bu konuda sizinle işbirliği yaparak çalışmak istiyoruz” diye konuştu.





