Eskişehir’in Osmanlı’dan günümüze uzanan en köklü kültürlerinden biri olan atçılık ve binicilik geleneği, düzenlenen özel bir sunumla ele alındı. Uzm. Veteriner Hekim Sedat Menge tarafından gerçekleştirilen sunumda, kentin bu tarihsel mirasının sadece kültürel bir kimlik değil, aynı zamanda tarımdan turizme kadar uzanan devasa bir ekonomik katma değer barındırdığı bilimsel verilerle ortaya kondu.

Uzm. Veteriner Hekim Menge, sunumunda Eskişehir’in özellikle Mahmudiye bölgesiyle hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında devlet destekli at ıslah programlarının ulusal ölçekteki stratejik merkezi olduğunu vurguladı. Tarihsel süreçte Mahmudiye Harası’nın kurulmasıyla geleneksel bilgi birikiminin kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirten Menge, günümüzde bu faaliyetlerin Mahmudiye’nin yanı sıra İnönü, Çifteler, Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde de yetiştiricilik, sporcu eğitimi ve kırsal turizm potansiyeliyle yaygın olarak sürdürüldüğünü aktardı.

Sunumda atçılığın kırsal kalkınma ve istihdam üzerindeki dinamik gücüne özel bir parantez açıldı. Bu sektörün yem bitkisi üretiminden nalbantlığa, seyislikten ahır bakım hizmetlerine kadar çok geniş bir iş gücü alanı yaratarak yerel çiftçiye ve kırsaldaki ailelere düzenli gelir sağladığı ifade edildi. Ayrıca modern binicilik sporları, atlı terapi uygulamaları, turistik doğa parkurları ve ulusal yarışmaların kentin sosyal yaşamını zenginleştirirken; konaklama, yeme-içme ve ulaşım gibi yan sektörleri de canlandırarak yeni istihdam kapıları araladığı paylaşıldı. Uzm. Veteriner Hekim Sedat Menge, sunumunu bu stratejik ve köklü mirasın sürdürülebilir kalkınma modelleriyle desteklenerek geleceğe taşınması gerektiğinin altını çizerek tamamladı.

Kaynak: Fadime N. Yıldırım Soytürk