Bodrum’da 14 Temmuz’da meydana gelen jetski kazasında Irak uyruklu Nur Asim’in dinî nikâhlı eşi Fehet Muhammed Mahmut (26) ile kızları Melek (8) ve Meral (4) yaşamını yitirdi. Kazadan sağ kurtulan Nur Asim’in eşi ve çocuklarının cenazeleri Yunanistan’da bulundu.
Bir süre öncesine kadar Eskişehir’de kirada yaşayan Asim, yaşadığı büyük acının ardından evine dönemediğini ve bir arkadaşının yanında kaldığını söyledi. Çocuklarını Türkiye’ye getirerek yan yana defnetmek isteyen anne, yaklaşık bir aydır resmî işlemlerin sonuçlanmasını bekliyor.
“Jetski devrildi, açığa sürüklendik”
Kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatan Nur, "Biz 14 Temmuz tarihinde Bodrum'a tatile gitmeye karar verdik. Jetski devrildi, ondan sonra bayağı açığa sürüklendik. 3 metre boyunda dalgalar vardı. Melek benim kucağımdaydı, Meral de o sıra babasının kucağındaydı" dedi.
Asim, kızı Meral’in denize düşmesinin ardından dalgalarla mücadele etmeye başladığını belirtti. Dinî nikâhlı eşinin, Meral’i kurtarmak için harekete geçtiğini ancak çocuğun dalgalarla açığa sürüklendiğini, eşinin de onun peşinden giderek denizde kaybolduğunu anlattı.
“Kollarım yara olana kadar Melek'i taşıdım”
Anne Asim, kızı Melek'in uzun süre kucağında kaldığını ve bir yandan jetskiden tutunduğunu ifade ederek, "Biz saat 17.00'de devrildik. Gece 02.00'ye kadar Melek dayanabildi. Benim kollarım yara olana kadar zaten ben Melek'i taşıdım ama Melek çok fazla dalga olduğu ve suyu yuttuğu için Melek de kucağımda vefat etti. Melek de ölünce ben de kendimi saldım. Sabah saat 06.00 civarında beni buldular. İlk müdahaleden sonra yaşıyorum, beni kurtarıyorlar. Sahil güvenliğe teslim ediyorlar. Sahil güvenlik beni alıyor. Nezarete koyuyorlar beni. Çünkü tek ben yaşadığım için şüpheli ölüm olarak değerlendirildi. Melek aynı gün Yunanistan'da bulunuyor. Meral ve babası 4 gün sonra bulunuyorlar" diye konuştu.
Eskişehir’deki evine dönemedi
Kazanın ardından çocuklarının Yunanistan’da bulunduğunu öğrenen Nur Asim, cenazeleri Türkiye’ye getirebilmek için hukuki girişimlerde bulundu. Yaşadığı kayıp nedeniyle Eskişehir’deki evine dahi dönemediğini söyleyen Asim, sürecin bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.
“Kızım Melek bu ay okula gidecekti ama gidemedi”
Kazanın ardından çocuklarının Yunanistan'da bulunduğunu ve cenazeleri Türkiye'ye getirebilmek için hukuk mücadelesi başlattığını söyleyen Asim, "Mahkeme diyor ki bana, '6 ay sonra ancak cesetleri alabilirsin'. 6 ay sonra hiçbir cesedin kalacağını düşünmüyorum. Benim diğer küçük kızım ve babası bulunduğunda 4 gün süre suda kaldıkları için organları belli olmuş şekilde bulunmuşlar. Normalde Melek bu ay okula gidecekti. Onun okul hazırlıklarını vesaire yapmıştık ama maalesef gidemedi. Eskişehir'de evim vardı, kirada oturuyorduk. Ben o eve tekrar giremedim. Arkadaşımın evinde kalıyorum. Yaklaşık 1 aydır hiçbir haber, hiçbir fotoğraf, hiçbir teşhis yapılmadı" dedi.
“Kişi başı 3 bin ile 5 bin avro istiyorlar”
Yunanistan tarafından cenazelerin gönderilmesi için para istendiğini iddia eden Nur Asim, "Kişi başı 3 bin ile 5 bin avro diyorlar. Türk makamlarına başvurdum. Bu konuda DNA testi yarın alınacak. 1 ay oldu, daha yarın test alınacak. Ben onları son kez görmek isterim. Biz daha yas tutamadık zaten. Sürekli mahkemelerde uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Yaşananların kendisini fiziksel ve psikolojik olarak tükettiğini dile getiren Asim, devam eden mahkeme ve resmî işlemler nedeniyle çalışabilecek durumda olmadığını belirtti. Çocuklarını gördüğünde büyük zorluk yaşadığını anlatan anne, cenazelerin Türkiye’ye getirilmesi için destek bekliyor.
Çocuklarının cenazelerini Türkiye’ye getirerek aynı yerde toprağa vermek isteyen Nur Asim, şöyle konuştu:
"Gerçekten ben çaresizim. En azından çocuklarıma bir mezarlık yapayım. Tamam, eşimden ben artık umudumu kaybettim, vermeyecekler. En azından çocuklarımı alayım, yan yana bir mezarlıkları olsun istiyorum. Çünkü gerçekten ben onları bu zamana kadar hiç ayırmadım. 16 yaşında anne oldum. Çocuğumu bu yaşa kadar nasıl getirdiğimi hiç kimse bilmiyordu."





