Eskişehir’de polis ve savcı yalanıyla gerçekleştirilen büyük dolandırıcılık olayı, emniyet ekiplerinin operasyonuyla kısa sürede aydınlatıldı. 69 yaşındaki Kazım Kınık’ı telefonla arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, hakkında soruşturma yürütüldüğünü ve birikimlerinin savcılık tarafından incelenmesi gerektiğini söyleyerek yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerindeki altın ve parayı teslim aldı.
Olay, 9 Şubat’ta Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde meydana geldi. Telefon dolandırıcılığı yöntemiyle kandırılan yaşlı adam, evine gelen şüphelilere 57 adet Cumhuriyet altını, 12 adet 30 gram bilezik ve 3 bin euro nakit parayı kendi elleriyle verdi. Şüphelilerin adrese gelişi güvenlik kamerasına da yansıdı. Yaşadığı mağduriyeti anlatan Kazım Kınık, “5 milyon 200 bin TL’lik altın ve paramı ellerimle dolandırıcılara teslim ettim” sözleriyle olayın şokunu dile getirdi.
İhbar üzerine harekete geçen Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimliklerini belirledi. S.B., H.E. ve A.B. isimli 3 şüpheli, İstanbul’a kaçmaya çalıştıkları sırada Kocaeli’de düzenlenen operasyonla yakalandı. Operasyonda ele geçirilen yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerindeki ziynet eşyası ve nakit para sahibine teslim edildi.

"Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma dediler"
Yaşananları anlatan Kazım Kınık, "Dolandırıcılar telefonla aradılar; benim kimlik numaramı, bütün geçmiş ailemin hepsinin isimlerini, çocuğumu, kız kardeşlerimi, annemi, babamı, ölenimi, sağ olanımı, bütün hanımın tarafının kardeşlerini, annesini, babasını tümünün isimlerini söylediler. "Şu bankalarda senin alakan var mı" dediler. "Yok" dedim. Ben de ziynet olduğunu, para olduğunu söyleyip, "Seni biz emniyetini alabilmemiz için. Diyarbakır'da yakalanmışsın suçüstü, savcılık sana kâğıt getirdi, seni temize çıkarabilmemiz için. Ben, Komiser Volkan" dedi sanırım. Sonra, "Ben seni 155'ten arıyorum" dedi. "Ben senin polis olduğunu nerden bileyim" dedim. "İşte savcı ile irtibatlı" dedi, "Savcı seni tutuklayacak ama temiz olduğunu ispat etmek istiyor" dedi. "Senin ziynetin varmış. Bunları takip ediyorlar" dedi. "Senin dibindeki komşun, ev komşun. Köyden seni şikâyette bulunmuş" dedi. Hanımın fotoğrafını kimliğinin üzerine bir kadın yapıştırmışlar, onu attılar. Benim kimliğimin üzerine bir adam yapıştırmışlar, onu attılar. "Sen bunları tanıyor musun? Bunlar suçüstü yakalandı Diyarbakır'da" dediler. "Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma" dediler. Hem benim hem eşimin telefonunu meşgul ettiler. İkimizi de bir yerlere haber vermesin diye" ifadelerini kullandı.

"Komşunun kamerasından görüntü aldılar"
Kazım Kınık, "Elime güzelce saydım, kapıya geldiler, dolandırıcılara teslim ettim. Ondan sonra bana, "Şimdi senin savcılık teslim alıp sana ait olduğunu tespit edecek, 20 dakika sonra sana teslim edecekler" dedi. Sonra dedim, "Soyguncusunuz, ben polisim, sizi polise şikâyet edeceğim" dedim. Dolandırıcı, "Ben zaten polisim" dedi. "Sen polis falan değilsin, sen soyguncusun da benim kafam durdu" dedim. Ondan sonra toplam 1 saat içerisinde polis geldi. Komşunun kamerasından görüntü aldılar. Sonra dolandırıcılar yakalandı. Yakalandığına dair 1 saat içerisinde bize haber geldi. Eskişehir İl Müdürlüğümüze, Asayiş Şube Müdürlüğümüze, Dolandırıcılık Büro Amirliğimize teşekkür ederim. Çok hızlı bir şekilde müdahale edildi. Altınlarım eksiksiz bir şekilde teslim edildi. Teşekkür ederim. Allah razı olsun devletimizden, askerimizden, polisimizden. Çok memnunum. Allah razı olsun, teşekkür ederim" dedi.





