Eskişehir’in Seyitgazi ilçesine bağlı Doğançayır Mahallesi’nde, iddialara göre bir avukatın hukuki takibini yaptığı 3 bin 500 dönümlük dev tarım arazisini eş zamanlı olarak iki farklı şahsa kiralaması bölgede infiale yol açtı. Her iki taraftan da ayrı ayrı kira bedeli tahsil ettiği öne sürülen hukuki temsilciye ulaşılamazken, hasat dönemine haftalar kala tarladaki ürünlerin tahrip edilmesi üzerine jandarma ve polis ekipleri arazide geniş güvenlik önlemleri aldı.
Olayın ardından taraflardan birinin araziyi erkenden işleyerek nadas, tohum, ilaçlama ve işçilik dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyon liralık dev bir tarımsal yatırım gerçekleştirdiği belirtildi. İki aylık hummalı bir çalışmayla büyütülen bezelyelerin hasadına yaklaşık 20 gün kala, tarlanın mahkeme kararıyla diğer tarafa verilmesi üzerine ikinci kiracı alana gelerek toprağı yeniden sürmeye başladı. Çıkan mahkeme kararına itiraz edildiği öğrenilirken, bu müdahale neticesinde yaklaşık 200 dönümlük alanda olgunlaşma aşamasındaki bezelyeler tamamen tahrip edildi.
KOLLUK KUVVETLERİ NÖBET TUTUYOR
Ektikleri mahsulün zarar gördüğünü fark eden üreticiler ve tarım işçileri faaliyetlerin durdurulması için durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Kısa sürede büyüyen sözlü tartışma ve gerginlik üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve takviye polis ekibi sevk edildi. Güvenlik güçleri, taraflar arasında fiziki bir çatışma yaşanmaması adına dev tarım arazisinde güvenlik nöbetine başladı.
Hasat dönemine çok az bir süre kala tarlanın sürülmesine sert tepki gösteren köy halkı ve üreticiler, binlerce dönüm tarladaki emeğin heba olmaması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile yetkililerin acilen duruma müdahale etmesini talep etti. Olgunlaşan ürünlerin biçilmeden toprağa gömülmesinin milli gelire büyük bir darbe olduğunu belirten vatandaşlar, hukuki süreç tamamlanana kadar hasada izin verilmesini istiyor.

Konu hakkında konuşan Doğançayır Mahallesi sakini Halil İbrahim Özünlü, "Doğançayır'daki çiftçilerimizden Kazım Bilgiç, 4 senedir bu tarlaları ekiyor; buna tüm köy şahittir. Bu adam, sadece bu yıl tarlaya 50 milyona yakın para gömdü. Ancak birileri aynı tarlayı iki kişiye birden icar vermiş. Adam buraya nadası, tohumu, ilacı derken dünya kadar masraf yaptı. Mahsuller yirmi gün sonra hasat edilecekti. Ortada 80-90 milyon liralık bir mahsul var; soruyorum size, hangi memlekette böyle bir adaletsizlik olur? Hasada yirmi gün kalmışken mahsul hiç bozuluverir mi? Bu yapılan milli servete ihanettir, hangi dinde imanda yeri vardır bunun? Mustafa Topkaya denen bu avukat, tarlayı hem Kazım Bilgiç'e hem de Sırrı adındaki diğer şahsa icar vermiş. Savcılarımızın ve hakimlerimizin bu konuya duyarlı olmasını, harekete geçmesini istiyorum. Yirmi gün sonra, haziran sonunda hasat edilecek olan 80-90 milyon liralık bir üründen bahsediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şeye göz yumulmaz. Yazık günah değil mi? Adam buraya emeğini, parasını yatırdı. O insanlar ne yapmaya çalışıyor? Doğançayır halkından tek bir kişi bile onları burada istemiyor. Bunlar arkalarına birilerini alıp motorlarla gelerek kafalarına göre iş mi yapıyorlar, üçkağıtçılık mı çeviriyorlar? Tarlada şu an bozulmuş olan, ziyan edilen kısım bile tek başına 5-10 milyon lira zararda. Eğer tarlanın kalanını da bozarlarsa toplam zarar 90-100 milyonu bulacak" ifadelerini kullandı.
"HASAT EDİLMESİNE 15 - 20 GÜN KALMIŞTI"
Tarlada çalışan ve hala maaşlarını almadıklarını belirten Sezai Ülküocak, "Burada diz boyuna gelmiş, çok güzel bir mahsulümüz vardı. Hasat edilmesine sadece 15-20 gün kalmıştı. Gelip gözümüzün önünde bu mahsulü bozdular, ziyan ettiler. Bizim buradaki el emeğimiz, gece gündüz çabalayarak yetiştirdiğimiz ürünlerimiz mahvoldu. Biz hakkımızı, emeğimizi Kazım Bilgiç'ten alıyorduk; şimdi mahsul böyle yok edilince hakkımızı alamayacağız. Burada en başta 3 işçinin doğrudan emeği var. Bu mallar böyle bozulup giderse maaşlarımızı alamayacağız" şeklinde konuştu.
Oluşan bu durum sebebiyle mahallede gerginliğin arttığını belirten köy sakini Celil Uçarel ise "Burada çalışan 80-100 kişi var; bu insanlar ne yapacak, bunların parasını kim ödeyecek? Sırrı mı ödeyecek bizim paramızı? Yazıklar olsun, gerçekten çok yazık. Bu ürünler dünyanın parasıyla, büyük emeklerle yetişiyor; bunların her biri milli servettir. Adam buraya tam 50 trilyon para harcadı. Şimdi ise mahsulü kurutup atmışlar. Bunu hangi vicdan kabul eder? Hiçbir vicdan bunu kabul etmez. Şurada 10 gün sonra hasadı yapılacaktı, çiçek açmış durumdaydı; yazık günah değil mi, hepimiz emeğiyle geçinen insanlarız" dedi.





