Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi’nin (ESGO), kentteki konut ve barınma sorununu ele alan raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Eskişehir’de süregelen tartışmanın “kaç konut var?” sorusuna sıkıştırılmasının gerçeği tam olarak yansıtmadığı vurgulanırken, asıl sorunun konut arzından ziyade ekonomik kriz, gelir yetersizliği ve fiyat istikrarsızlığı nedeniyle konuta erişim güçlüğü olduğu ifade edildi.

KENT MERKEZİNDEN 4 BİNDEN FAZLA EV BOŞ

Raporda, son yıllarda sıkça dile getirilen “konut açığı” söylemine eleştirel bir yaklaşım getirildi. İMO’nun değerlendirmesine göre, Eskişehir’de barınma sorununun temel kaynağı konut üretiminin yetersizliği değil; yüksek enflasyon, düşen alım gücü ve gelir–fiyat makasının açılması.

Bu tespiti destekleyen veriler arasında ESKİ kayıtları da yer aldı. Abonelik işlemi başlatılmayan sayaçlar üzerinden kent merkezinde 4 bin 823 kesin boş konut bulunduğu, pasif abonelerle birlikte değerlendirildiğinde ise Eskişehir’de yaklaşık 20 bin kullanılmayan konut olduğu tahmin ediliyor.

ACİL DÖNÜŞÜM UYARISI

Raporun en dikkat çekici başlıklarından biri de yapı stokunun deprem güvenliği oldu. Çalışmada, Eskişehir’i depreme dirençli hale getirebilmek için yaklaşık 5 bin binanın acil dönüşüm ihtiyacı bulunduğu ifade edildi. Bu yapıların büyük bölümünün ana arterler üzerinde, zayıf zeminlerde ve “altı dükkân, üstü çok katlı” yapı tipolojisinde yoğunlaştığına dikkat çekildi.

1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı bulgularına da yer verilen raporda, mevcut yapılaşmanın önemli bir kısmının jeolojik açıdan birinci derece riskli alanlarda bulunduğu belirtildi. Buna karşın, daha güvenli kabul edilen bölgelerle konut üretim tercihlerinin her zaman örtüşmediği vurgulandı.

Raporda, Avrupa’daki sosyal konut uygulamalarının Eskişehir için önemli dersler barındırdığı ifade edildi. Özellikle Belçika örneği üzerinden, sosyal konutların belirli bölgelerde yoğunlaşmasının gettolaşma riski yarattığına dikkat çekildi. Buna karşılık, sosyal konutların kent geneline “serpiştirilerek” entegre edilmesinin hedeflendiği aktarıldı.

Eskişehir Metruk Ev

KİRACILIK ORANI YÜZDE 42'İNİN ÜSTÜNDE

Bu çerçevede, Eskişehir’deki TOKİ uygulamaları da mekansal etkileri ve getto tartışmaları bağlamında ele alındı. Raporda ayrıca, Avrupa’da sosyal konutun çoğunlukla kar amacı gütmeyen, yatırım aracı olmaktan çıkarılmış ve satış, devir, miras gibi alanlarda sınırlamalar içeren bir sistemle tanımlandığı; Türkiye’de ise sosyal konut anlayışının bu çerçevenin oldukça dışında kaldığı eleştirisi yer aldı.

Rapor, Eskişehir’deki durumu Türkiye ve Avrupa verileriyle de karşılaştırdı. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2021 itibarıyla konut sahipliği oranı %57,5, kiracılık oranı ise %42,5 düzeyinde. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği ortalamasında konut sahipliği oranının %70 civarında olduğu belirtildi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi