Eskişehir’de yaşayan Çiğdem ve Ercan Er çifti, yaklaşık 10 yıldır koruyucu ailelik yaparken, Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla art arda iki bebeğe geçici koruyucu aile oldu. Er çifti, biri 47 günlük kız, diğeri 43 günlük erkek olmak üzere iki bebeği geçici süreyle yuvalarına aldı.
Kendi iki çocuklarının yönlendirmesiyle koruyucu aile olmaya karar veren Çiğdem ve Ercan Er çifti, gerekli eğitimleri tamamlayıp ihtiyaç duyulan destekleri aldıktan sonra 10 yıl önce özel gereksinimli bir kız çocuğuna koruyucu aile oldu. Bugün 13 yaşına gelen bu çocuk, ailenin biyolojik çocukları tarafından da abla olarak benimsenerek sevgiyle büyütüldü.
Koruyucu ailelik deneyimlerini sürdürmek isteyen Er çifti, daha sonra geçici koruyucu aile olmak için başvuruda bulundu. Bu kapsamda 47 günlük bir kız bebeği evlerine alan aile, yaklaşık bir ay boyunca bebeğin bakımını üstlendi. Aile, bu süreçte bebeğin gelişi için mevlit okutarak mutluluğunu paylaştı. Süre sonunda bebek, kurum aracılığıyla kalıcı koruyucu ailesine teslim edildi.

Teslimin ardından evlerinde yeniden bir bebek olmasını isteyen Er çifti, kuruma tekrar başvurarak bu kez 43 günlük bir erkek bebeğe geçici koruyucu aile oldu. Ailenin evinde bebek sesleri ve kokusu eksik olmazken, Er çifti iki biyolojik çocukları ve kurum aracılığıyla ailelerine katılan çocuklarla birlikte dört kişilik çekirdek aile olarak yaşamlarını sürdürüyor.
Çiğdem Er, koruyucu aileliği herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğini belirterek, evlerindeki bebek kokusunun yuvalarına huzur ve mutluluk kattığını dile getirdi.
Koruyucu aile olan Çiğdem Er konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:
"İsmini söylemeyelim, ben Efe diyorum 43 günlük. Bebeğimiz zaten bu kurumla ilgili bilgi verilmişti bize. Eğitimlerimizi aldık, eğitimlerimizi aldıktan sonra kitlerimiz teslim edildi. Bebeğimiz geleceği zaman telefon geliyor. Durumuna göre gidiyoruz, imzalarımız atılıyor. Bebeğimiz hazır oluyor. Orada bebeğimizi alıyoruz. Evimizi mutlu mesut orada nasıl davranacağımızı, aldığımızda ne yapmamız gerektiğini, nasıl bir durumda geleceğini anlattılar. Bizim psikolojimizi, çocuğun psikolojisiyle ilgili güzel bilgiler verildi. Kullanacağımız şeyler hakkında güzel bilgiler verildi. Öyle eğitimler aldık. Daha önce de bir bebeğimiz olmuştu, 47 günlük güzel bir kızımız geldi. Kızım da 70 gün kadar kaldı Artık gülmeler ve tatlı tatlı konuşmalar başladığında gerçekten çok iyi, güzel bir aileye de teslim ettik. Hayırlısıyla bu bebeğimizi de benden daha çok sevecek, ilgilenecek, ihtiyacı olan bir yavruya, bir gönülle ihtiyacı olan bir aileye, bu yavrumuza teslim edeceğiz.
“TEKRAR BİR BEBEĞE CAN OLMAK İSTERİM”
Biyolojik olarak 2 çocuğum var, 1 oğlum, 1 kızım var. Bir de 10 yıldır koruyucu ailelik yaptığım güzel bir kızım var. Koruyucu ailelik çok istediğim bir şey. Bir evlada dokunmak, bir cana dokunmak gerçekten çok istediğimiz bir şeydi ve kızım çok vesile oldu. Tekrar bir kardeşim olsun diye. Öylelikle koruyucu aile olduk. Kızıma ben hep hayat ağacı derim, nefesim derim. Kızım bize nefes oldu, Allah razı olsun. Kızım bizi seçti, bize geldi ve bizi anne baba olarak kabul etti. Zaten uygun olan, aileye göre çocuk değil; çocuğa göre ailedir. Eşimden Allah razı olsun, onun ve çocuklarımın desteği olmasa zaten ben yapamazdım. Çünkü ben de bir insanım, yorulabiliyorum. Eşim akşam geldiğinde onunla ilgileniyor, ev işleriyle ilgileniyor ya da kızım geldiğinde o yardımcı oluyor. Oğlum işten gelir gelmez ‘Anne bana ver' diyor. Onların desteği olmadan hiçbir şey yapamazdım. Ben de çok memnunum, ‘Allah'ım beşiğimi ne olur boş koyma' diye dua ediyorum. Bu kızın güzel sevimli iyi bir aileye gittikten sonra inşallah kurumda olursa tekrar bir bebeğe bir aileye bir can olmak isterim. Herkes denizyıldızı hikayesini bilir. Denizyıldızından ne kadar kurtarsak o kadar güzeldir. Gerçekten her eve yapabiliyorlarsa ve her eve bir yavru lazım. Gerçekten bir can kurtarmak gerekir. Bu çocuklara biz bakıyoruz. Tamam bu çocuklara bir can veriyoruz ama unutmayın, bizler için daha önemli. Kendinizi unutuyorsunuz. Oturduğunuz zaman kalan insanlar kendilerini sürekli dert bulurlar, hastalık bulurlar, sıkıntı bulurlar. Ama böyle bir cana dokunduğunuz zaman hayat bulurlar. Nefes alırlar, çok ciddi söylüyorum, nefes alırlar. Bir insanı yetiştirmek, hayata bağlamak, eğitimiyle her şeyiyle güzel bir hayata bağlamak kadar güzel bir şey var mı? Keşke herkes yapabilse. Tabii bu dediğim gibi gönül meselesi, kalp meselesi. İnanın evine nefes oluyorlar, size hayat oluyorlar. Geldikleri zaman bunlar benim oluyor ama giderken Çiğdem teyzesi olarak gittiği yere teslim ediyoruz.”





