Veriler açıklandı: Eskişehir'in en çok göç verdiği ve aldığı şehirler belli oldu
Veriler açıklandı: Eskişehir'in en çok göç verdiği ve aldığı şehirler belli oldu
İçeriği Görüntüle

Eskişehir'in İnönü ilçesinde av tüfeğinin ateş alması sonucu 15 yaşındaki Bünyamin Bozkurt'un hayatını kaybettiği olayla ilgili tutuklanan sanık çocuğun, "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlamasıyla yargılanıyor. Davanın ilk duruşması Eskişehir Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Olay, 19 Mart 2026 tarihinde İsmetpaşa Mahallesi Karargah Sokak'taki bir evde meydana yaşandı. Evdeki av tüfeğinin ateş alması üzerine Bünyamin Bozkurt göğsünden vurulması sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında lise birinci sınıf öğrencisi M.F.Y. (15) hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlamasıyla dava açıldı.

Yaklaşık 6 aydır cezaevinde olan tutuklu sanık M.F.Y., duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

"EN YAKIN ARKADAŞIMDI, BİLEREK YAMADIM"

Tutuklu sanık, savunmasında Bünyamin'in en yakın arkadaşı olduğunu ve kasten yapmadığını belirterek, "Hava soğuk olduğu için arkadaşları eve çağırdım. Odaya girdikten sonra yatağımın altından babamın tüfeğini çıkarıp göstermek istedim. Bünyamin bana 'Bu kaç mermi alıyor?' diye sordu. Masadaki mermileri alıp doldurmaya başladım. Doldururken 'Önünde durmayın, patlar' dedim. Doldurduğum mermileri daha sonra boşalttım. Kurma kolunu ve şarjörü kontrol ettim, mermi göremedim. Namlu cama doğru bakıyordu, karşımda kimse yoktu. Tüfeği yaslamak amacıyla hamle yaptığım esnada birden patladı. Silah elimden düştü, donup kaldım. Bünyamin'in yaralandığını görünce korkup anneme haber vermek için aşağı indim. Havlu alıp yarasına bastırdım, polis ve sağlık ekipleri geldi. Bile ve isteyerek ateş etmedim, Bünyamin'i hedef almadım. Senelerdir en yakın arkadaşımdı, aramızda husumet yoktu. Yemin billah bilerek yapmadım" ifadelerini kullandı.

"ARALARINDA TARTIŞMA YAŞANAMAMIŞTI"

Olaya tanıklık eden çocuklardan A.D., soruşturma aşamasındaki ilk ifadesini korku sebebiyle verdiğini söyleyerek, "Eve gittiğimizde tüfeklere baktık. M.F.Y. silaha mermi doldurmaya başladı. Yerde çömelik vaziyette dolduruyordu. Ayağa kalkarken ben başımı korumak için masanın altına girdim, Bünyamin de bazanın arkasındaydı. Mermileri boşalttıktan sonra M.F.Y. ayağa kalktı. O esnada ateş sesini duyduk. Kafamı kaldırdığımda tüfek yerdeydi, M.F.Y. şok içindeydi, Bünyamin de yere düştü. M.F.Y. aşağı inip annesini çağırdı. İlk ifademde çok korktuğum için 'silahı doğrulttu' demiştim, o ifademi kabul etmiyorum. O gün aralarında hiçbir tartışma yaşanmamıştı" şeklinde konuştu.

Diğer tanık B.T. ise ifadesinde, "M.F.Y. silaha mermi doldurduktan sonra kurma kolunu çekerek boşalttı. Mermileri boşaltırken tüfeğin ucu yukarı bakıyordu. M.F.Y.'nin Bünyamin'e tüfek doğrulttuğunu görmedim. O anki hareketlerinden dolayı silahın boş olduğunu düşündüm. M.F.Y. ayağa kalkarken ben çömelmiştim, doğrudan ateş anını görmedim ancak silah sesi geldi. Olayın hemen ardından M.F.Y.'nin annesine koşarak 'Bünyamin vuruldu, 112'yi arayın' diye bağırdığını duydum" dedi.

ANNE VE BABA ŞİKAYETÇİ OLDU

Maktulün annesi Z.B. ve babası S.B., sanıktan şikayetçi oldu. Baba S.B. tanıkların beyanını kabul etmediğini belirterek, "Adalete güveniyorum, tanıkların beyanlarını kabul etmiyorum. Çocuğumun ölümüne sebep olan kişinin cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.

Müşteki avukatı ise sanığın tüfeklerle ilgili daha önceden deneyimi olduğunu, telefonunda silah videoları bulunduğunu ve tüfeğe birden fazla mermi basıldığını ileri sürerek kasten öldürme suçunun unsurlarının oluştuğunu savundu ve tutukluluğun devamını talep etti.

"KASITLI BİR EYLEM YOKTUR"

Sanık Avukatı Enes Aktaş, olayın kaza olduğunu vurgulayarak, "Yaşanan olay hepimizi derinden üzmüştür ancak ortada kasıtlı bir eylem bulunmamaktadır. Çocukların hepsi silahlara meraklıdır ve aralarında hiçbir husumet yoktur. Dosyaya giren uzmanlık raporunda da tüfeklerin düşme ve darbe testlerinde tetik çekilmeksizin kendiliğinden patlayabildiği tespit edilmiştir. Müvekkilimin tüfeği duvara ya da dolaba yaslamak isterken çarpma sonucu ateş alması bu teknik tespiti doğrulamaktadır. Olayın hemen ardından müvekkilin 112'yi araması ve arkadaşına tampon yapması da kastın bulunmadığını ortaya koymaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da benzer kazalar bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmektedir. Müvekkilimin yaşı, eğitim durumu ve delillerin toplanmış olması gözetilerek tahliyesini talep ediyoruz" dedi.

Mahkeme heyeti, taraf beyanlarının ardından ara kararını açıkladı. Heyet, yeniden bilirkişi raporu aldırılması taleplerinin reddine ve sanık M.F.Y.'nin çocuğa karşı kasten öldürme suçundan tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 15 Ekim'e erteledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı