3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Bisikletli Yaşamı Geliştirme Derneği Kurucu Üyesi İrfan Akkaya, "20 Dakika” programında Eskişehir’in bisikletli ulaşım açısından Türkiye’nin en avantajlı kentlerinden biri olduğunu söyledi.
Yaklaşık 15 yıldır kent içi ulaşımını bisikletle sağladığını belirten Akkaya, “Bisiklet yolları çok güzel oldu. Eskişehir bisiklet için inanılmaz elverişli bir kent. Eğer bir bisikletiniz varsa başka bir şeye ihtiyacınız yok. Zaman zaman iklim koşullarından şikayet edenler oluyor. Ben kışın da devam ediyorum, bisiklete binebiliyorum, yazın da. Kış koşullarının bana engel olan gün sayısı 1 ayı yani 30 günü geçmiyor hepsini topladığınızda. Çünkü bisikleti binenler biliyorlar ama bilmeyenler sanki bisiklete bindiğinde insanlar daha fazla üşüyecekler, normalden daha fazla ıslanacaklar, daha fazla etkilenecekler diye düşünüyorlar. Oysa yürüyebildiğimiz her iklim koşulunda, yürüyebildiğimiz her mekanda bisiklete de binebiliriz. O yüzden Eskişehir'de bisikletle ulaşım mümkün 12 ay, yılın 4 mevsiminde de bisiklet kullanılabiliyor. Uygun giysiler ve önlemler alınırsa sokakta yürüdüğümüz gibi kullanabiliyoruz. Eskişehir'in böyle bir fırsatı var. İkinci fırsatı da Eskişehir'in büyüklüğü. İzmir'de, Ankara'da, İstanbul'da bisikletli ulaşım dediğimizde biz hep bir bölgesel, lokal düşünmek zorundayız. Çünkü bisikletle ulaşılabileceğiniz mesafe 7 km, bilemediniz 8 km. Eğer bu da ortalama ve düz bir yolsa. Çünkü bisikletin ortalama hızı 15 km, yarım saatte ulaşabileceğiniz bir mesafeyi bisikletle gidebilirsiniz. Eskişehir'de 7-8 km kentin her yerini kapsıyor. Yani ben şurada bulunduğumuz mekanda, Ulus Anıtı'ndan bir 7-8 km'lik çember çizdiğimde dışarıda kalan bir Sultandere kalır, bir Batıkent kalır, bunun gibi şeyler kentin bütününü kapsıyor. O yüzden Eskişehir çok büyük fırsatlar sunuyor” diye konuştu.
“Bisiklet yollarımız çalıştayda örnek gösteriliyor”
Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen bisiklet yollarını da değerlendiren Akkaya, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce de bunu gördü, fark etti. Çok iyi bir stratejiydi bisiklet yollarının yapılması. Bisiklet yolları, bisikletli ulaşımın önünü açtı. Yeni yapılan bisiklet yollarımız inanın çok başarılı. Yani biz başka kentlerde yaptığımız toplantılarda, çalıştaylarda da örnek gösteriyoruz. Mükemmele yakın yapı olarak. Çoğunluğu bölünmüş yol, trafikten ayrı yol. Çünkü trafik önemli bir tehdit. Şehir içindeki trafik 50 km ölümcül bir tehdit oluşturuyor. Yani en son geçtiğimiz hafta yaşadık, kaldırımda yürüyen yayanın bile can güvenliği yok artık. Bu, bir kere bunu da çok net koymak gerekiyor, bisiklet çok insancıl bir ulaşım aracı.

Bisikletle hiçbir canlıyı çabalasanız bile öldüremezsiniz. Ama arabayla kazalarda ölenlerin, yaralananların sayısı inanılmaz fazla. Şimdi biz bisikletleri de sakınmamız gerekiyor, o yüzden çok kıymetli bisiklet yollarımız. Özellikle şimdi bulunduğumuz yerde olduğu gibi bakın arkadaki trafikte araçların kural tanımazlığı, çaresizliği de ortada. Yani duraklamanın yasak olduğu yerler park yerine dönüşmüş. Öteki taraftaki şerit daralmış, bisikletle gitmeye kalkarsanız her an bir araç sizi sıkıştırabiliyor. Ama buradaki bisiklet yolu varken ben artık güvenle, konforlu bir şekilde ulaşımımı sağlayabiliyorum. Bunların yaygınlaşmasını bekliyoruz. Özellikle Osmangazi Üniversitesi tarafından gelip Anadolu Üniversitesi tarafına giden hatta güvenli bir bisiklet yolu oluştu. Burayı, yani kent merkezini geçebiliyoruz. Ama Emek - 71 Evler tarafı, Çamlıca tarafı, buralarda hala ihtiyaç var. Özellikle de kent merkezi geçişinde. Yani ben şimdi burada Ulus Anıtı'ndan çıktığım zaman Emek’e doğru, 71 Evler’e doğru gidecek olursam, Atatürk Lisesi'ne, Yunus Emre Caddesi'ne falan çok zor. Yine trafikle iç içe gitmem gerekiyor” dedi.
“Ulaşıma hizmet eden bisiklet yolları araç trafiğini rahatlatır”
Bisiklet yollarına ihtiyacımız var. Ama şunu da unutmayalım. Yani bisiklet yolu olmasa da bisikletle ulaşım mümkün. Çünkü ben en sıkışık yerde bisikleti elime alıp gidebilirim. Bisiklet olağanüstü bir fırsat. Hem kent için, hem kişiler için. Bisiklet yolları da dilerim devam eder, yaygınlaşır. Bisiklet yolundan araç sürücüleri rahatsız oluyorlar. Neden işte; ‘Bisiklet yolu yapıldı, yollar daraldı, bize yetmiyor’ vesaire. Yani hiç öyle değil, gerçekçi olan yani. Örneğin şuradan bakalım. Buradan Anadolu Üniversitesi'ne kadar giden bisiklet yoluna baktığımızda, herhalde bir 500 metre, 600 metre, belki 1 kilometre yoldan almıştır. Çoğunluğunu yayalardan aldılar. Üstelik de yoldan aldığı bölümde de en karlı olan yine araç sürücüleri. Çünkü benim gibi bisiklete binen her bir kişi, o an orada arabası yerine bisiklete binmiş oluyor. Ulaşım için nasıl ki ben bisikleti tercih ediyorsam, siz de motorlu araç tercih edebilirsiniz ama ben sizin için çok iyi bir şey yapıyorum. Çünkü motorlu araç kullanmadığımda hem yolda size alan açıyorum, hem park yerinde size alan açıyorum. O yüzden bisiklet yollarının yaygınlaşmasını en çok savunacak kişiler, bugün karşı çıkanlar olması gerekiyor. Yani ne kadar çok bisiklet yolu yapılırsa bu kentte, tabii ki kişilere özel bisiklet yolları yani, kişileri benim gibi otomobile binmek yerine bisiklete binmeye yönlendirecek işlevde, ulaşıma hizmet eden bisiklet yolları araç trafiğini rahatlatır” diye konuştu.
“Çok fazla zorlukla karşılaşmıyoruz”
Akkaya, “Bisiklet kullanıcılarının karşılaştığı çok büyük zorluklar yok. Ben yeni başlayanlara ya da bisikleti ulaşımda kullanmak isteyenlere bisikleti önerirken biraz çekiniyordum bisiklet yolu olmadığında ama bisiklet yolu olduğunda, kurulduğu gibi, hiçbir güçlük yok. Yani tek tehdidimiz tabii ki trafik tehdidi ama onu da şöyle görelim; yani bisiklet yolundaki kişi kadar yaya daha büyük tehlikede ya da otomobildeki kişi de trafikte çok büyük tehlikede. Onun dışında yok ya, bisikletle ulaşım zorluk değil kolaylık. Olağanüstü fırsatları var. Kişisel olarak baktığım zaman ulaşım sürem çok kısa. Ben Eskişehir'in en uzak yerlerinden geliyorum, en uzak yerlerinden bir tanesi, Çamlıca, yeni TOKİ'lerde oturuyorum. Oradan buraya gelmem 20-25 dakika sürüyor. Arabaya bindiğimizde artık kabul edelim yani, bu trafik nedeniyle o engellenmişlik öfkeyi tetikliyor, bütün şoförler hani afedersiniz küfür ediyorlar birbirlerine direksiyon başında, öfkeler tavan yapıyor. Ama bisikletle ıslık çalarak, şarkı söyleyerek, çevreye selam vererek gidip geliyorum. Bazen yolu paylaşmayı bilmiyorlar şoförler. Başka trafik kurallarına uymadıkları gibi. Nezaketle yaklaşılmalı ama yine toplumumuzun kültür sorunu. Ender zamanlarda korna çalarak taciz eden sürücülerle karşılaşıyoruz. Bisiklet yolu olmadığında sağ şerit bizim. Bisiklet bir ulaşım aracıdır. Önünüzde nasıl otomobil varsa bisiklette aynı şekilde. Dünya bisiklet günü aslında kendisi bir mesaj. Bisikletin icadının 200. yılı, dünyada 200 yıldır var. Son 150 yıldır bisikletin formu değişti. Dünya değişti, ülkeler, liderler, uluslar, kentler değişti, bilim teknoloji kültür değişti ama bisiklet hala devam ediyor. Bence 3 Haziran’ın en güzel mesajı bu. Bisiklet dünyayı değiştirmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.





