Astroloji severlerin her zaman yakından takip ettiği detaylar, göksel sembollerin insan psikolojisine ne denli yön verdiğini yeniden gözler önüne seriyor. İnsanoğlunun doğasında var olan kimi belirgin zaaflar ve üstün yetenekler yıldız haritalarında karşılık buluyor. Elbette astrolojik bulgular kişinin hayatı üzerinde tek ve nihai belirleyici olarak görülmüyor. Ancak bazı kimselerin her olayı fazlasıyla düşünmesi ve geçmişteki anılara saplanıp kalması, hüznü adeta bir yaşam tarzı haline getirmelerine zemin hazırlıyor. Meraklıların en çok sorguladığı konuların başında ise hüznü daha yoğun deneyimlediği düşünülen o 3 burç geliyor.
Yüksek Hassasiyet ve Kırılganlık Bedeli
Gökyüzünde Ay tarafından yönetilen Yengeçler, Zodyak kuşağı içerisinde en yoğun empati kuran gruptur. Etraflarında dönüp biten hadiselerin enerjilerini adeta bir sünger gibi emmeleri, onlara muazzam bir şefkat duygusu aşılar. Fakat bu inanılmaz duyarlılık, onları negatif olaylar karşısında bir o kadar defanssız kılar. Sürekli bir şeyleri içlerine atmaları, eleştiriye kapalı olmaları ve güven sorunu yaşamaları yüzünden melankolik sularda yüzerler. Acı hissettiklerinde hızla kendi kabuklarına çekilmeleri, yalnızlık hissini daha da kalıcı hale getirir.

Hayalperestliğin ve Gerçekliğin Çarpışması
Neptün yönetimi altında bulunan Balık burçları ise tam bir romantizm aşığıdır. Güçlü sezgileriyle tanınan bu kişiler, somut dünyadan ziyade kendi inşa ettikleri kusursuz evrende yaşamayı tercih ederler. Başkalarının kederini derinden hissetme huyları fedakar olmalarını sağlar ancak gerçekliğin sert rüzgarları estiğinde hayal kırıklıklarından kaçamazlar. Sınır çizme noktasındaki beceriksizlikleri ve kurban rolünü benimsemeleri, mutsuzluk riskini oldukça yükseltir.
Katı Disiplin ve Kusursuzluk İhtiyacı
Satürn etkisiyle hareket eden Oğlak burçları, yaşama karşı son derece realist bir tavır takınır. Zafere giden yolda disiplini elden asla bırakmayan bu yapı, başarı için sürekli efor sarf eder. Fakat hayatı sadece bir görev döngüsü olarak görmek ciddi zorluklar barındırır. Her detayı mükemmel kılma gayreti ve yüksek standartlar omuzlarına korkunç bir yük bindirir. Eğlenmeyi rafa kaldırmaları ve sürekli devrede olan iç sesleri tatmin olmalarını çok zorlaştırır.





