Çalışma hayatını sonlandıran devlete bağlı meslek çalışanlarını bizzat alâkadar eden destek bütçesi meselesi adaletin farklı bir evresine tırmandı. 2023 yılında bilfiil işbaşında bulunan devlet görevlilerine tanınan 8 bin 77 liralık fazla ödenekten, bizzat işi bırakmış zümrenin mahrum tutulması sebebiyle başlatılan mahkeme süreci bölge heyetlerince geri çevrildi ve ardından bizzat Anayasa Mahkemesi'ne ulaştırıldı.

Eşitlik İlkesi Ve Verilen Şerhler

Adnan Okur isimli yurttaş vasıtasıyla organize edilen dilekçelerin alt heyetlerde geri püskürtülmesi ile beraber şahsi müracaat vasıtası deverana girdi. Sürece dair konuşulan mühim bir vaka ise bölgedeki kurul reisinin, mevcut hukuki tablonun anayasamızdaki paralellik kaidesine ile evrensel kontratlardaki ayırımcılık yasağına muhalif davrandığını bildirip şerh düşmesi olarak kayıtlara geçmiş oldu. Şikayet formu ile gönderilen metinlerde adaletin terazisinde dengeli biçimde yer alabilmek ile mülk aidiyeti ve de paralel olma normunun sarsıldığı bildirildi. Mağdur sıfatıyla şikayetini dillendiren Adnan Okur ekseninde günümüze değin filizlenen zararlar mukabilinde toplamda 524 bin 537 TL düzeyindeki ekonomik ve de tam 1 milyon TL sınırındaki psikolojik yıkım diyeti bedelinin hazine vasıtasıyla yatırılması arzulandı. Ek olarak sözü geçen kağıt üzerinde mağduriyet yaşayan yığınların hakkına ulaşması maksadıyla TBMM binasına yepyeni nizam çıkartmaları için vakit ayarlanması dillendirildi.

Tl 97-8

Sınırlar Evrensel Mahkemelere Uzayabilir

Dilekçeleri hazırlayanlar arasında boy gösteren hukuk adamı Avukat Tacettin Çolak süreci aktarırken yüksek mahkemenin vicdanla uyuşacak hamlelerde bulunacağına güven beslediğini söyledi. İddianamelerin Türkiye makamlarından yüz çevrilerek iade edilmesi opsiyonunda sınır ötesindeki AİHM teşkilatlarına dosyanın havale edileceği vurgusu inatla perçinlenmiş bulunuyor. Çıkacak fermanların sonucu milyonların kesesini bizzat donatacak niteliklerle bezelidir.

Kaynak: Haber Merkezi