TGRT Haber ekranlarında yayımlanan "Emlak Dünyası" isimli programa katılan gayrimenkul uzmanı Mert Başaran yatırım stratejilerine dair önemli uyarılarda bulundu. Anılan uzman, kıymetli metallerdeki hızlı yükselişlerin yatırımcıyı hatalı kararlara sürükleyebileceğini ve zirveden alım yapmanın büyük riskler taşıdığını ifade etti. Özellikle son yıllarda ivme kazanan yatırım eğilimlerine dikkat çeken Başaran, kısa vadeli beklentiler yerine sepet mantığıyla hareket edilmesini tavsiye etti. Finansal okuryazarlık çerçevesinde doğru zamanda doğru lokasyona odaklanmanın önemine değinen isim, piyasa dengelerinin her an değişebileceğini vurguladı. Mevcut konjonktürde gayrimenkulün hala en güvenli limanlardan biri olduğunu savunan Başaran, borsa ve döviz odaklı stratejilerin risklerini de masaya yatırdı.

Kıymetli Metallerde Tahminlerin Ötesindeki Belirsizlikler

Başladığı yere dönmesi çok zor olan altın ve gümüş fiyatları hakkında kesin bir rakam vermenin imkansızlığına değinen Mert Başaran, ekonomi yorumcularına sorulan "altın 10.000 TL ne zaman olacak?" veya "altın 2.500 TL ne zaman olacak?" şeklindeki soruların cevapsız olduğunu belirtti. Söz konusu tahminlerin izlenme ve 'clickbait' amaçlı yapıldığını savunan uzman, dünyanın Epstein olayları ve Trump’ın seçilme durumları gibi karışık süreçlerden geçtiğini anlattı. Anılan karmaşa içerisinde 10.000 TL de 2.500 TL de görülebileceği için tedbirli bir sepet oluşturulması gerektiğini vurguladı. İki yıl önce altın 1.700 seviyesindeyken kimsenin almadığını, ancak zirveye ulaştığında ilginin arttığını dile getiren Başaran, toplumun bir şeyi uygun fiyattayken almama alışkanlığını eleştirdi. Kısa vadeli ödemesi olanların şu yüksek fiyatları değerlendirerek ev veya borç kapatma gibi alternatiflere yönelmesinin mantıklı olabileceğini ifade etti. Uzun vadede altının değerini koruyacağını ancak acil nakit ihtiyacında bozdurulabileceğini sözlerine ekledi.

Döviz Yatırımcısının Kayıpları ve Küresel Devalüasyon

Doları olanlar çok ciddi zararda uyarısını yapan Mert Başaran, son 2-3 yıldır enflasyon ve faiz nedeniyle döviz tutanların birikimlerinin büyük kısmını kaybettiğini iddia etti. Geçen yıl dolar tutan, 1 milyon TL’sinin 350 bin TL’sini yaktı, ziyan etti diyerek dövizin bir yatırım aracı olmadığını kesin bir dille belirtti. Dünyada global bir devalüasyon yaşandığını, her şeyin fiyatı artıyor gibi görünse de aslında doların değer kaybettiğini öne sürdü. Spekülatörlere yem olmamak adına sepetin çeşitlendirilmesi gerektiğini söyleyen Başaran, büyük bir oyun oynandığına dair görüşlerini paylaştı. Döviz artışlarının bile enflasyon karşısında reel bir kazanç sağlamadığını anlatan uzman, nakitte kalmanın maliyetinin her geçen gün arttığını savundu. Yatırımcıların döviz odaklı bakış açısını değiştirerek daha somut varlıklara yönelmesinin önemini işaret etti. Finansal sistemin şu anki işleyişinde parayı park etmek yerine aktif varlıklara çevirmenin daha sağlıklı olacağını aktardı.

Gayrimenkulde Fırsat Dönemi ve Lokasyon Seçimi

Altın dışında diğer bir güvenli liman gayrimenkuldür her zaman diyen Mert Başaran, alırken kazanmak için uygun fiyatlı mülklerin aranmasını önerdi. Elinde 300.000-400.000 TL olan birinin Kırklareli, Bolu veya sanayi çeperlerindeki üniversite yakınlarından yer bakabileceğini belirtti. Etiler veya Nişantaşı hayaliyle beklemenin zaman kaybı olacağını, kısıtlı bütçelerle şehrin çeperlerine yönelmenin doğru bir strateji olduğunu anlattı. Devletin projeleri gereği İstanbul'dan büyük sanayi şehirlerine göçlerin başlayacağını ve bu bölgelerin prim yapacağını öngördü. Gayrimenkulün son dönemde altın ve gümüşün gölgesinde kaldığını ancak yakında ilginin tekrar o yöne döneceğini ifade etti. Pazarlık yapma şansının yüksek olduğu şu günlerin değerlendirilmesi gerektiğini, talebin arttığı dönemde fiyatların da fırlayacağını hatırlattı. Alıcıların şu dönemde kapıda karşılandığını ancak gelecekte bu avantajın kaybolabileceğini belirtti.

Yurt Dışından Ev Alanlar İçin Tehlike Çanları

Yurt dışından konut almak Türkiye için çok büyük bir sorun diyen Mert Başaran, milli sermayenin bu yolla dışarı gitmesini eleştirdi. Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde demografik yapının bozulduğunu, ölüm oranının doğum oranını geçtiğini belirterek buralardan alınan mülklerin gelecekte satılamayacağını iddia etti. 5 yıl sonra bir sürü yurt dışından gayrimenkul almış insan, yanlış danışmanlar ve yanlış yer aldıkları için ‘Yandım Allah’ diyecek diyerek sert bir öngörüde bulundu. İngiltere ve ABD gibi ülkelerde bilmedikleri mahallelerden ev alanların mülklerine yaklaşamayacaklarını veya kiraya veremeyeceklerini sözlerine ekledi. 250.000 birime alınan bir evin birkaç yıl sonra çok daha düşük rakamlara bile alıcı bulamayabileceği riskine dikkat çekti. Kendi ülkesinin dinamiklerine hakim olmayan yatırımcıların dış pazarlarda ciddi kayıplar yaşayabileceği konusunda uyardı. Yatırımın yerli ve yönetilebilir kalmasının sürdürülebilir bir servet yönetimi için elzem olduğunu savundu.

Not: Burada yer alan değerlendirmeler yatırım kapsamında değildir. Haberimizde kesinlikle yatırım tavsiyesi verilmemiştir.

Kaynak: TGRT Haber