Eskişehir’de 1961 yılında üretilen ve aynı yıl 29 Ekim’de görücüye çıkan Devrim otomobili, 65’inci yaşına giriyor. Türk otomotiv tarihinin simgelerinden olan Devrim’in çizimlerinden maketine, parçalarının üretiminden tamamlanmasına kadar yapım süreci, fotoğrafçı İsmail Alkılıçgil’in objektifiyle kayıt altına alındı. O dönemde çekilen fotoğrafların orijinal negatiflerini bugün oğlu Varol Alkılıçgil muhafaza ediyor. Babasının bıraktığı arşivin kendisi için eşsiz bir hatıra olduğunu belirten Alkılıçgil, fotoğrafların korunarak daha geniş kitlelere ulaştırılması için yetkililere çağrıda bulundu.
“Bir ilki fotoğraflıyorsunuz”
Babasının, Devrim otomobilinin üretildiği dönemde yapım sürecini fotoğraflamak üzere çağrıldığını anlatan Varol Alkılıçgil, arşivde henüz masa başında yürütülen çizim çalışmalarına ait görüntülerin de bulunduğunu söyledi. Fotoğrafların, otomobilin ortaya çıkışına aşama aşama tanıklık ettiğini ifade eden Alkılıçgil, şöyle konuştu:
“Fotoğraflarda daha ilk çizim aşaması var. Mühendisler masada oturmuş, çalışıyorlar, çiziyorlar. Çizimden sonra maket halinde nasıl bir model olacağı ve ondan sonra her parçanın ayrı ayrı yapımı var. Kilometre kadranından tekerleğine, kaportasına, motorunun en ince detayına kadar bütün görüntüler fotoğraf halinde elimizde var. Keşke İsmail Alkılıçgil burada olsa da çekerken neler hissettiğini anlatabilse. Mutlaka oradaki ustalar kadar o da o heyecanın içindeydi. Çünkü bir ilki fotoğraflıyorsunuz. Bu çok önemli bir şey.”

“Canla başla çalışmışlar”
Devrim’in üretildiği atölyedeki çalışma ortamına ilişkin ayrıntıların da fotoğraflara yansıdığını belirten Alkılıçgil, üretimin tamamlanmasına kaç gün kaldığını gösteren tabelanın bunlardan biri olduğunu anlattı. Eskişehir’deki işçi ve mühendislerin emeğine dikkat çeken Alkılıçgil, “Canla başla çalışmışlar. Güzel bir araç çıkmış ortaya. İlk otomobilimizin Eskişehir’de olması çok güzel bir şey. Atölyenin bir tarafında ilk günden son güne kadar ‘Şu kadar gün kaldı’ diye bir tabela bile var. O bile ayrı bir güzellik” ifadelerini kullandı.
“Fotoğraf deyince gazeteden, dergiden kestiğimi zannediyorlar”
Elindeki arşivin basılı yayınlardan toplanan fotoğraflardan oluşmadığını vurgulayan Alkılıçgil, babasının çektiği karelerin orijinal negatiflerinin 65 yıldır korunduğunu söyledi. Bu görüntülerin yalnızca kişisel bir hatıra olarak kalmaması gerektiğini dile getiren Alkılıçgil, şunları kaydetti:
“Fotoğraf derken bazen kişiler gülüp geçiyor, gazeteden ve dergiden kestiğim fotoğraflar zannediyorlar. Hayır, hepsi orijinal. Babamın çekmiş olduğu görüntüler ve işin en güzel tarafı, orijinal negatiflerinin 65 yıldır hâlâ duruyor olması. Benim buradaki en büyük üzüntüm, böyle bir çalışmanın fotoğraflarının, özellikle negatifleri dahil, devlet arşivinde olmaması. Devrim otomobilinin bütün bu yapım aşamasında çekilen görüntüleri, orijinal negatif filmleri benim elimde.”
“Madem sanayi müzemiz var, neden Devrim otomobilinin görüntüleri o müzede yok?”
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler’e de seslenen Alkılıçgil, Devrim otomobilinin yapım aşamalarına ait fotoğrafların müzede değerlendirilmesini istedi. Eskişehir Ticaret Odası Sanayi Müzesi’ni bir reklam panosunda gördüğünü belirten Alkılıçgil, “Buradan Ticaret Odası Başkanı Metin Güler Bey’e sesleneyim; madem sanayi müzemiz var, neden Devrim otomobilinin görüntüleri o müzede yok? Ya da niye benden gelip alınmıyor, neden araştırılmıyor, neden sorulmuyor? Buna üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

“Yalnız Eskişehir değil, tüm dünya görsün isterim”
Fotoğrafların müzelerde ve sergi alanlarında ziyaretçilerle buluşturulmasını isteyen Alkılıçgil, arşivin gelecek nesillere aktarılması için ilgili kurumların harekete geçmesini beklediğini belirtti.
Zaman zaman fotoğraflara bakarak babasının bıraktığı mirasın mutluluğunu yaşadığını anlatan Alkılıçgil, “Bende olması çok güzel bir şey. Ben zaman zaman çıkartıp fotoğraflara bakıyorum, mutlu oluyorum ama bu benim mutluluğum bir şey ifade etmiyor ki. Daha çok kişinin görmesi, bu fotoğrafların sergilenmesi lazım. Yalnız Eskişehir değil, yalnız Türkiye değil, tüm dünya görsün isterim” dedi.
Kendisinden sonra arşivin kaybolmasından endişe ettiğini de ifade eden Alkılıçgil, “Devlet arşivinde olması gereken şey bende. Bu benim için çok güzel bir ayrıcalık ama ben bunun devlet arşivinde olmasını istiyorum. Çünkü benden sonra böyle güzel bir eserin görüntüleri maalesef çöpe gidecek. Onun için sahip çıksınlar” diye konuştu.





